Haziran Temmuz 2007
2007 GENEL SEÇİMLERİ KAPSAMINDA DÜNYA, TÜRKİYE VE MİMARLIK DEĞERLENDİRMESİ
MERKEZDEN

  “Deprem Sorumluluk Hukukunda Uygulama Sorunları” Paneli ve Atölyesi Ya ..
  Türkiye Yapı Teknoloji Platformu Konferansı Ankara’da Yapıldı ..
  Kuzey Kıbrıs Mimarlık ve Eğitim Kurultayı’nın İlki Mayıs 2007’de Gazi ..
  İşyeri Temsilcileri Buluşuyor ..
  MİMARLAR ODASI DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ BİLDİRİSİ: “ERİYEN BUZ: YAKICI BİR GÜN ..
  BASIN AÇIKLAMASI: Kent Merkezlerinin Yağmalanması Sürecine Türkiye Cum ..
  BASIN AÇIKLAMASI: Terörün Geleceğimizi Karartmasına İzin Vermeyelim! G ..
  BASIN AÇIKLAMASI: “Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı” ve “Türkiye Değerl ..
  BASIN AÇIKLAMASI: 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planları Hakkında ..
  40. Dönem 2. Merkez Danışma Kurulu Bildirisi: Ülke ve Kent Değerlerine ..

MİMARLIK VE KENT BULUŞMALARI

  Mimarlık ve Kent Buluşmaları’nın Beşincisi Gaziantep’te Gerçekleşti ..
  Gaziantep Buluşması Açılış Konuşması ..

SMGM ÇALIŞMALARI

  SMGM Tarafından Kredilendirilmeye Tabi Tutulacak Etkinlikler Ajandası ..

ULUSLARARASI İLİŞKİLER

  ACE Genel Kurulu Toplantısı Nisan 2007’de Gerçekleştirildi ..
  Almanya Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu’nu Ağırladı ..

ŞUBELERDEN

YASAL DÜZENLEMELER

  Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğinin 27. Maddesinde Yapılan ..
  Yeni Yayımlanan Yasa - Yönetmelik – Genelge – Tebliğ ..

ODA YAYINLARI

  SÜRELİ YAYINLAR ..
  SÜRESİZ YAYINLAR ..

YİTİRDİKLERİMİZ

  Yitirdiğimiz meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz... ..

MERKEZDEN


BASIN AÇIKLAMASI: Terörün Geleceğimizi Karartmasına İzin Vermeyelim! Geleceğimizin Güvencesi Cumhuriyet Değerleriyle Demokratik Değerlerin Buluşmasından Geçecektir!

24 Mayıs 2007

İzmir-Bornova’da 12 Mayıs’ta, Ankara-Ulus’ta 22 Mayıs’ta gerçekleştirilen bombalı eylemler, terörün büyük kentlerde yeni bir aşamaya geçtiğini göstermektedir.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte açığa çıkan siyasal krizin ülkemizi erken genel seçim sürecine yönlendirdiği bilinmektedir. Genel seçim sürecinin sağlıklı bir şekilde yaşanması, halkın özgürce ve güven ortamı içinde sandık başına giderek tercihini yapması siyasi krizin aşılmasında önemli bir etken olacaktır. Bu süreçte ortamın bulanıklaştırılmasından medet umanların terörü tırmandırmaya çalıştıkları gözlenmektedir. Toplum olarak artan terör olaylarıyla yeni bir aşamaya gelen gelişmelerden huzursuzuz. Güneydoğu’dan her gün gelen çatışma haberleri yürekleri yakmaktadır, İzmir-Bornova’da ve Ankara-Ulus’ta gerçekleştirilen bombalı eylemler terörün büyük kentlerde yeni bir aşamaya geçtiğini göstermektedir. Bizler, bu ülkenin demokrasiden, barıştan yana aydın insanları olarak her türlü terörü lanetliyoruz. Terörün gücüne de gücün terörüne de boyun eğilmemesi, terörün geleceğimizi karartmaması gerektiğini önemle hatırlatıyor ve ilgili tüm kesimleri demokratik duyarlılığı artırmaya davet ediyoruz.

Ülkemizin geleceğine ilişkin yoğun siyasi tartışmaların yaşandığı bu dönemi, yalnızca sıradan bir erken genel seçim süreci olarak algılayamayız. Bu dönem aynı zamanda 12 Eylül’ün toplumsal muhalefeti sindirmeye yönelik oluşturduğu siyasal zeminin de sorgulanmasını gerektiriyor. 1980’lerde küresel kapitalizmin dayattığı neo-liberal politikalarının ülkemiz insanına kabul ettirilmesini amaçlayan bu müdahalenin yarattığı ekonomik-toplumsal-kültürel ve siyasi ortamın, gerek devlet yapılanması ve sosyal devletten uzaklaşılması, gerekse muhalefete izin vermeyen seçim sistem ve mekanizmalarıyla bugünkü siyasal krizin asıl sorumlusu olduğunun altının çizilmesi gerekiyor. Son 27 yıldır yaşadığımız hukuksal süreç, aynı zamanda oluşturduğu siyasal yapılanmalar ve iktidarlarla, bütün değerlerimizin yıpratıldığı, ülkemiz insanının gururunun incitildiği bir süreçtir de aynı zamanda. İşte bu anlamda içinde bulunduğumuz krizden kalıcı biçimde çıkmak için, özgürlükçü, çoğulcu, barışçı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı ortak paydasında, hukukun evrensel ilkeleri ve değerleri ile örülmüş yeni bir anayasaya kavuşmamız gerekmektedir.

Seçim barajları kaldırılarak toplumun bütün kesimlerinin siyasal temsiline olanak tanıyan bir seçim yasası benimsenmedikçe, her koşulda “dokunulmazlık” zırhıyla donanmış halkından kopuk ayrıcalıklı temsiliyetler devam ettiği sürece krizleri tekrar tekrar yaşamamız kaçınılmaz olacaktır. Temsili demokrasinin katılımcı demokrasiye evrilmesi, katılımcılığın teşvik edilmesi, seçenlerin seçilenleri izlemesi, denetlemesi ve uyarmasını olanaklı kılacak mekanizmaların oluşturulmasının, demokrasinin sağlıklı bir işlerliğe kavuşması için gerekli olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Bugünler, aynı zamanda bu anlamda yıllardır küresel güçlerce yönlendirilmiş politikalarla sindirilmiş bir toplumun kendi değerlerine sahip çıkma arayışında olduğu ve demokrasi güçlerinin isteklerini daha güçlü dile getirdiği, seslerini yükselttikleri, ülkenin yönetimine talip olanların da bu çağrıları dikkate aldıkları günler olarak da önem kazanıyor. Yaşanılan mitingler sürecinde kitlelerin taleplerinin bu bağlamda, yıllardır yaşadığımız 12 Eylül cenderesini sorgulamaya yöneleceğini umuyor ve diliyoruz.

Mimarlar Odası, kuruluşundan itibaren kamu ve toplum yararına sorumluluğunu yerine getirmeye, yön göstermeye çalışan bir toplumsal kuruluş olarak, içinde bulunduğumuz kriz ortamında terörün artmasından endişe duymaktadır. Yerel değerlerle evrensel değerleri birlikte taşıyan bir mesleğin örgütü olarak Mimarlar Odası, tüm yaşamsal ve kültürel kaynaklarımızın geleceğinin Cumhuriyet değerleriyle demokratik değerlerin buluşmasından geçtiğini belirtmekte, tüm ilgili kesimleri Cumhuriyet ve demokrasi değerlerine sahip çıkmaya çağırmaktadır.




ARAMA ARŞİV