Haziran-Temmuz 2010
Mimarlar Odası 42. Olağan Genel Kurulu Düzenlendi, Seçimler Yapıldı
  KENT, KÜLTÜR VE DEMOKRASİ FORUMU
sinop . hatay . van . İstanbul

MERKEZDEN

  Genel Kurul Sonuç Bildirisi ..
  TMMOB’de Seçimler Yapıldı ..
  Europa Nostra Avrupa Kültürel Miras Zirvesi İstanbul'da Yapıldı ..
  BASIN BİLDİRİSİ: Kentlerimiz Yağmaya Teslim Olmayacak! ..
  BASIN BİLDİRİSİ: Sağlıklı ve Nitelikli bir Çevre için Kararlıyız ..
  BASIN BİLDİRİSİ: Boğaziçi ve FSM Köprüleri Yapıldıktan Sonra Yaşanan G ..
  BASIN BİLDİRİSİ: Barış Gönüllüleri’ne ve Filistin’e Yönelik Katliamı K ..
  BASIN BİLDİRİSİ: 1 Mayıs’ta da Emek ve Emekçilerle Beraberiz! ..
  “KOCA SİNAN” ..
  Mimar Kemalettin Kitaplarına 2010 Yunus Nadi Ödülü ..

ULUSLARARASI İLİŞKİLER

  Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu Madrid’de Toplandı: “Sürdürülebili ..
  ACE Genel Kurulu Brüksel’de Gerçekleştirildi ..
  ACE Ekonomik Kriz Araştırması: “Ekonomik Koşullar Kötüleşiyor, Fakat M ..

SMGM ÇALIŞMALARI

  SMGM Organlarının Yeni Dönem Üyeleri Belirlendi ..
  “Kayseri ve Çevresi” Yerinde Mimarlık Programı Düzenlendi ..
  SMGM Eğitim ve Etkinlik Ajandası ..

ŞUBELERDEN

YİTİRDİKLERİMİZ

  Yitirdiğimiz meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz... ..
  Saygın, Alçakgönüllü ve Çağdaş Bir Meslek Adamı: NEJAT ERSİN’İN ARDIN ..

ODA YAYINLARI

  SÜRELİ YAYINLAR ..
  SÜRESİZ YAYINLAR ..
  ODA KÜTÜPHANESİ’NE YENİ GELEN YAYINLAR ..

MERKEZDEN


Genel Kurul Sonuç Bildirisi

II. Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük ekonomik krizin yıkıcı etkileri dünyada ve ülkemizde tüm toplum katmanları ile birlikte mimarlık ortamında da şiddetle hissedilmektedir.

Mimarlar Odası 42. Olağan Genel Kurulu böyle bir ortamda dünya ve ülke sorunlarını kent ve mimarlık bağlamında değerlendirirken, ülkemiz mimarlarının örgütlü gücü olan Mimarlar Odası’nın mesleki alandaki çalışmalarının yanı sıra kamu ve toplum yararı doğrultusunda çalışmalarını sürdürmesi 56 yıllık geleneğinin gereğidir.

Yaşanan küresel krizin odağında “mimarlık ve kent mekânı” bulunmaktadır. En temel haklar arasında yer alan barınma hakkının doyumsuz bir rant hırsıyla karşılandığı neo-liberal ekonomik sistem dünyanın çeşitli bölgelerinde özellikle yoksulların yerlerinden edilmelerine yol açmıştır. Bu koşullarda mimarlara düşen görev, mimarlığı, barınma hakkının çözümünde toplumsal duyarlılıkları öne çıkarmalarıdır.

Küresel krize çözüm önerilerinden biri olarak sunulan “kentsel dönüşüm” süreçleri, küresel sermaye ve yerel ortaklarının baskısı altında “kentsel ve kültürel yıkım” haline dönüşmüştür. Özellikle kamu kaynaklarının ve alanlarının yağmalanmasına dayanan bu uygulamaların durdurulması zorunludur.

Ülkenin yeni bir Anayasa ihtiyacı yıllardır tüm toplum kesimlerince dile getirilen bir gerçektir. Ancak mevcut siyasal iktidarın diğer siyasi partiler ve toplum kesimleriyle bir konsensüs arayışına hiç gerek duymadan sürdürdüğü Anayasa çalışmalarının toplumun ihtiyacını karşılayan bir Anayasa oluşturması mümkün değildir. Bu nedenle özgürlükçü, çoğulcu, barışçı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı ortak paydasında, toplumun bütün kesimlerinin siyasal katılımına olanak tanıyan yeni bir Anayasa’nın katılımcı süreçlerle hazırlanmasına ihtiyaç vardır.

Ülkemiz insanlarının binlerce yıllık ortak geçmişinden süzülen barış içinde birarada yaşama iradesini zayıflatacak nefret duygularını körükleyen gelişmeler endişe vermektedir. Bu koşullarda insanların uygarca barış ve kardeşlik içersinde yaşayabileceği demokratik bir toplum hepimizin özlemidir. Etnik sorunların demokratik, adil bir barış ve temel insan hakları çerçevesinde çözümü şarttır.

“Kentsel dönüşüm” adı altında TOKİ’ye emanet edilen kentlerin hoyratça hırpalanmasına devam edilmektedir. Mimarlar Odası, yerel yönetimlerin ve merkezî otoritenin ülkenin her coğrafyasında uygulanan kişiliksiz şablonlarla yeni gelişme alanları açmak yerine, öncelikle yerel değerleri içeren mevcut yaşam alanlarını toplumsal aktörlerin karar süreçlerine katılımı ile sağlıklı ve yaşanır duruma getirilmesini savunmaktadır.

İktidarın çeşitli devlet kurumları aracılığı ile alt yapısını oluşturduğu kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerini işlevsizleştirme girişimleri dikkat çekici hale gelmiştir. İdarelerin uygulamalarını toplum yararına ve kamu yetkisi kullanarak denetlemek meslek kuruluşlarının ülkeye hizmet yolunda asli görevlerinden biridir. Ne Mimarlar Odası’nın ne de diğer meslek örgütlerinin bu sorumluluklarından vazgeçmesi düşünülemez. Mimarlar Odası, bu doğrultudaki girişimlere karşı tüm meslek kuruluşları ile dayanışma içerisinde ve kamuoyu desteğini de arkasına alarak mücadele etmekte kararlıdır.










ARAMA ARŞİV