Ocak 2003
YENİ BİR YILIN BAŞINDA...
  NELER YAPIYORUZ?
  KAMU İHALE YASASI YÜRÜRLÜĞE GİRERKEN
  İHALE YASASINDA DİYALOG ÇAĞRISI
  AB/GATS SÜRECİNDE MİMARLAR VE ULUSLARARASI REKABETE AÇILMA KOŞULLARI
  DÜNYA MİMARLARI 30 AY SONRA İSTANBUL’DA BULUŞUYOR: UIA İSTANBUL 2005
  E-MİMARLAR ODASI PROJESİ
  DEVAM EDEN YARIŞMALAR

HABERLER

YENİ BİR YILIN BAŞINDA...

Sevgili Mimarlar,

 

Yeni bir yılın başlarında, mimarca beklentilerimiz ve bölgemizdeki barış umutlarımız, insanlık tarihinin yaşadığı, dünya çapında en yaygın karşı çıkışa rağmen, bir savaş tehdidi altında. Yeni bir boyut kazanan Avrupa Birliği süreci, erken seçim, yeni bir siyasi durum, toplumu dinamize etti, farklı kesimlerde, değişik, yer yer karşıt değerlendirmeler ve beklentiler yarattı. AB ve GATS süreci, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımının gündeme gelmesi, anayasa ve yasa değişiklikleri, özerk kurumlar oluşturarak devletin yapısının ve işleyişinin yeniden düzenlenmesi; tüm toplumsal yapıları ve kategorileri, kurumları ve kişileri, gelişime olumlu ve olumsuz yönleri ile değişime ve dönüşüme zorluyor. Toplumsal kesimler, durumu ve durumlarını değiştirmek istiyor, bu isteği kendisine sunulan çok kısıtlı imkân ve araçlarla ifade etti, ediyor. Seçim sonuçlarını böyle değerlendirmek gerek. Toplum 12 Eylül’den bu yana mahkum edildiği depolitikliği, kayıtsızlığı aşmaya çalışıyor. Avrupa Birliği tartışmaları toplumsal bir canlılık ortamı yarattı. Bu durumu, geçmişten gelen bütün olumsuzlukları içinde barındırmasına rağmen, olumlu bir durum olarak görmeli ve değerlendirmeliyiz. Değişim rüzgarları ne bizi, düşünsel yapımızı, kimliğimizi savurup atmalı, ne de koşullar, artıları ve eksileri ile birlikte köklü bir biçimde değişirken, değişmezlik zırhına mahkum olmalıyız. İçinde yaşadığımız toplumla ve dünya ile sürekli bir iletişim ve etkileşim içinde olan bir mesleğin mensupları olarak, bu süreci doğru bir biçimde değerlendirmek ve etkilemek durumundayız. Meslek örgütümüzün 50. kuruluş yılına, 2004’e hazırlanıyoruz. Elli yılda neler yapabildik, doğrularımız nelerdir, eksiklerimiz ve yanlışlarımız nelerdir? Tüm kentlerimizde tasarladıklarımızı, ürettiklerimizi gözden geçirmeli, doğru, güzel örnekleri belirlemeli, yanlışlarımızı ve eksiklerimizi kavramalıyız. Daha doğrusu ve güzeli için, yanlışlarımızı kavramanın daha öğretici ve yol gösterici olduğunu gözardı etmemeliyiz.

 

2005’e hazırlanıyoruz, tüm dünya mimarlarını İstanbul’da konuk edeceğiz, tüm dünya mimarlığını tartışacağız. Mimarlığımızı, mimarlık ve kültür mirasımızı, kentlerimizin sorunlarını -ki onlar dünya kentlerinin çoğunun sorunlarına ışık tutacak özelliktedir- doğru olarak yansıtmalıyız. Bunu kendimiz için, kendi geleceğimiz için yapmalıyız. 2004 ve 2005 hazırlıklarını, toplumumuzla ve dünya ile etkileşim içinde, mimarlığımız için bir gelecek stratejisi oluşturacak şekilde değerlendirmeliyiz. 26-28 Ekim 2002 Yalova Danışma Kurulu, bu doğrultuda önemli mesajlar vermiş, mutabakat perspektifleri ortaya çıkarmıştır.

• Kentlerimizin yapı ve konut stoklarımızın sağlıklılaştırılması ve yenilenmesinin, afetlere ve depreme karşı hazırlanmasının, tarihsel kent dokularının korunması ve yeniden kullanımının, çöküntü bölgelerinin canlandırılmasının, mesleğimizin geleceği açısından olduğu kadar, kalkınma ve kültür politikaları içindeki yer açısından da stratejik öneme sahip olduğuna işaret edilmiştir.

• Mesleki bilginin ve hizmetin yetkinleştirilmesinin ve meslek içi eğitimin önemi vurgulanmıştır.

• Mimarlık bilgisi ve kültürünün paylaşılmasının, kenti ve mekânı kullananların, kullanıcı kültürü ve bilincinin geliştirilmesinin, mimarlığın gelişimini doğrudan etkileyeceğinin, meslek örgütünün bu doğrultudaki sorumluluğunun altı çizilmiştir.

• Tüm çalışma alanlarını ve biçimlerini kapsayacak şekilde kurumlaşmanın önemine ve bu eksendeki eksikliğimize, işaret edilmiştir.

 

Değerli meslektaşlar,

Mimarlık barışla beslenir, barışla gelişir. Görkemli uygarlıklar barış ve istikrar dönemlerinin ürünüdür. Savaşlar, göçler, gözardı ettiğimiz afetler mimarlığımızın düşmanıdır. Cumhuriyetimizin kuruluşunun harcında, laiklik ve demokrasi kadar, yurt ve dünya barışı vardır. Harcın sağlamlığı, unsurlarının eksiksiz varlığına ve bütünlüğüne bağlıdır. 21. Yüzyılda mimarlık söyleminin ve eyleminin bütünlüğü de yaşamsal öneme sahiptir. Bu “bütünlük” sorunu önümüzdeki ayların ve yılların temel tartışma alanı olacaktır. Daha iyi mimarlık hizmeti ve barış içinde bir dünya için...

 

 

 


yücel gürsel mimarlar odası genel başkanı


  
ARAMA ARŞİV