|
 |
“KAPADOKYA YÖNETMELİĞİ” İLE NİCE YILLARA...
Mimarlık Haberler’in bu sayısında 2004 yılına ait son gelişmeleri paylaşıyoruz ve 2005 yılıyla buluşmaya hazırlanıyoruz… Artık, Temmuz ayındaki UIA Dünya Mimarlık Kongresi’nden söz ederken, “önümüzdeki yıl” demeyeceğiz. Bunun yaratacağı yeni heyecanlar ve yoğunlaşan hazırlıklar ile de büyük buluşmaya doğru gün sayacağız… Benzer şekilde “50. yılımızı” da geride bırakıyoruz… Ankara’daki 50. yıl sempozyumumuz ile Ankara Palas’daki resepsiyonumuz, geçmişimizi ve Odamızın tüm emektarlarını anmanın son etkinlikleri olarak gerçekleşecek… Yine yılbaşının ardından tüm çalışmalarımızı “yarım yüzyıllık birikimlerimiz”le de sürdürmenin gururunu yaşayacağız…
“MİMARCA” MİMARLIK İÇİN
İşte böylesi bir süreçte, ülkemiz mimarlığının ve Odamızın önemli bir gündemini de kısaca “SMM” dediğimiz ve Türkiye’de mimarlığın mesleki ilkeleri ile uygulanma ve denetim kurallarını belirleyen yönetmeliğimiz oluşturacak. Nevşehir’deki “Kapadokya Dedeman Oteli”nde gerçekleştirdiğimiz Olağanüstü Genel Kurulumuzda son şekli verilen ve hukuksal yapısı Resmî Gazete’de yayımlanabilecek içerikte düzenlenen yeni SMM Yönetmeliği, daha şimdiden kimi çevreleri adeta “huzursuz” etmiş durumda. Çünkü bu yeni düzenlemede, özellikle son yıllarda mimarlığın yetki ve uzmanlık alanı dışına çıkartılmaya çalışılan “kentsel planlama, peyzaj, iç mimarlık” gibi mekânsal tasarıma dayalı çalışmalar “mimarlığın sorumlulukları” arasında yer alırken, mimarlık hizmeti veren şirketlerdeki mimar ortakların etkinlikleri de güçlendiriliyor. Bu nedenle yine aynı konularda, örneğin “mimar kentsel planlamada sorumlu olamaz” diyerek mimarlığın kentlerle ve her türlü yapılı çevre ile olan “tarihsel ve evrensel bağlarını” dar mesleki beklentiler adına yadsımaktan çekinmeyen kimi şehirciler SMM Yönetmeliği’ne karşı çıkıyorlar. Faaliyetleri arasında “mimarlık hizmetleri” de olmasına rağmen, aynı hizmetler için gerekli “sorumlu mimar”larını yeterli yetki ve karar erkinden yoksun bırakan şirketler de bu gibi durumlara karşı mimar ortakların paylarına alt sınırlar getiren düzenlemeden hoşnut kalmayacaklar.
“YOLLARINI” AYIRANLAR
Dahası, mimarlığın toplum, meslek ve mimar yararına yapılmasının denetlenmesini ve bu kamusal görevin de yine mimarların kendi demokratik mesleki örgütü olan Mimarlar Odasınca yerine getirilmesini genelde kabul etmeyen kimi serbest mimar meslektaşlarımız da SMM Yönetmeliği’ne karşı çıkan bu cepheye daha da açık tavırlarla eklemlenmeye başladılar. Örneğin, Ankara’daki Serbest Mimarlar Derneği Başkanı, yönetmeliğimize karşı “tavırlarını belirlemek” amacıyla düzenledikleri toplantıya üyelerini davet ederken, çağrı mektubunda “Mimarlar Odamızla yollarımızı ayırıyoruz…” gibi ifadelere bile yer verebiliyor. Üstelik, Odamızın emektarlarından olmasına rağmen…Bu tutuma koşut olarak, yönetmeliğimizin Resmî Gazete’de yayımlanması için öngörülen “TMMOB kararının” alınabilmesinde ise yukarıda değindiğim, “mimarlığın değişik alanlardaki yetkilerini kullanan” diğer Odaların tartışmalı bir süreç yaratmaları sürpriz olmayacak…
TARİHİMİZİN TANIKLIĞINDA…
Mimarlığın zaten giderek daha fazla dışlandığı bir imar ve yapılaşma düzeninde, ülke mimarlığının geleceği ve mesleki haklarımızın esenliği için işte böylesine önem taşıyan bir hukuksal düzenlemeyi, uygarlıkların beşiği Anadolu’daki dünya mimarlık ve insan yerleşimleri tarihinin ünlü bölgelerinden birinde gerçekleştirmiş olmamız ise çok anlamlı… Nevşehir Genel Kurulu delegasyonu ve konuk katılımcıları, doğayla uyumlu ve insana saygılı yaşam mekanlarını yaratma kültürünün ders verici birikimleriyle bezeli bir çevrede, “çağdaş mimari kuralların” da aynı birikimlerden esinlenilerek belirlenmesine ortak olmanın onurunu taşıyorlar. Uzun tartışmaların ardından sonunda “oybirliğiyle” kabul edilen yeni SMM düzenlemesi, mimarlık ve Oda tarihimize belki de bu anlam içinde “Kapadokya Yönetmeliği” olarak geçecek… Ne var ki yaklaşık 500 kişiyle toplanan ve 100 milyar liraya mal olan aynı genel kurula “delege” olarak gelip de en tartışmalı maddelerin oylamasına bile katılmayan yaklaşık 200 meslektaşımızın “bu onuru kaçırmış olmalarına” sanırım kendileri de üzülmüşlerdir. Benzer şekilde, genel kurula katılmak üzere rezervasyon kayıtlarını yaptırmalarına rağmen gelmeyen ve konaklamadıkları otel ücretlerinin Odamız tarafından karşılanarak, yaklaşık 8,5 milyar liramızın “boş kalan odalara ve yenmeyen yemeklere” ödenmesine neden olan 100 kadar delegenin de bu tutumlarını kendileri ve ilişkili oldukları Şubeleri umarım ciddi olarak sorgularlar…
MUTLU BİR 2005 DİLEĞİYLE
UIA 2005 İstanbul sürecinde ise olumlu gelişmelerden biri, süresi artık dolmuş olan bildiri sunumları için “1000’e yakın başvurunun” olması... Organizasyon Komitemiz, neredeyse “tümüne” yakın sayıda bildirinin değişik olanaklarla sunulmasını sağlamayı hedefliyor. 2002 Berlin Kongresi bildiri katılımından çok fazla olan bu sayı bile “Mimarlıkların Pazaryeri”nde çok zengin bir fikir ve düşünce dünyasının yaşanacağını gösteriyor. Dünyaya ev sahipliğimizin “yurt düzeyinde kent ve mimarlık değerlendirmeleriyle” gerçekleşmesi için sürdürülen Türkiye Kongreleri’nden 17-19 Aralık 2004 tarihleri arasında gerçekleşecek Diyarbakır – Mardin Buluşması da bu zenginliğe ulusal hazırlığın güçlendirilmesi yönünde “özgün katkılar” sağlayacak. UIA’nın önceki dönem başkanı ve dostumuz Vassilis Sgoutas’ın da katılacağı bu kongrede “Göçü Ağırlayan Kent”lerde imar ve mimarlık ele alınacak… Tüm meslektaşlarımıza ve mimarlık ülkesi Türkiye’nin uygarlık tarihine yakışır düzeyde yeniden mimarlıkla buluşması için sürdürdüğümüz çabalarda bizlerle birlikte olan tüm dostlarımıza, daha sağlıklı, esenlik dolu ve mutlu bir 2005 yılı diliyoruz…
Oktay Ekinci, Genel Başkan
|
 |


|