Ağustos Eylül 2007
2007 GENEL SEÇİMLERİ KAPSAMINDA DÜNYA, TÜRKİYE ve MİMARLIK ORTAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU
  SÜRESİZ YAYINLAR
  Mimarlar Odası Mimarlık ve Eğitim Kurultayı IV
Mimarlık Öğrencileri Poster Yarışması

MERKEZDEN

  “Yapı Ve Mesleki Sorumluluk Sigortaları” Paneli Gerçekleştirildi  ..
  BASIN AÇIKLAMASI: Karayolları Arazisinin Yağmaya Açılması Yarışma Yolu ..
  İşyeri Temsilcileri Kocaeli’nde Buluştu ..
  Mimar Kemalettin Bey Yeni Tasarlanan Anıt Mezarı Başında Anıldı  ..
  PANEL/FORUM: “Dönüşüm Sürecinde Kentler, Afetler ve Kentsel Projeler”  ..
  Teoman Öztürk'ü Anma Etkinlikleri Düzenlendi ..
  TMMOB Yerel Yönetimler “Dönüşüm” Sempozyumu ..
  TMMOB Afet Sempozyumu ..
  8 Kasım Dünya Şehircilik Günü 31. Kolokyumu ..
  Mimarlar Odası Birimlerinin Dünya Mimarlık Günü Programları ..

MİMARLIK VE KENT BULUŞMALARI

  Mimarlık ve Kent Buluşmaları’nın Altıncı ve Sonuncusu Eskişehir’de Ger ..
  Eskişehir Buluşması Açılış Konuşması ..

SMGM ÇALIŞMALARI

  SMGM’NİN 2007’nin İlk Yarısındaki Eğitim ve Etkinlikleri Değerlendiril ..
  Gayrimenkul Değerleme Eğitimi Sertifika Dağıtım Töreni Yapıldı ..
  Konya’da Yeni Eğitim Programları Açılıyor ..
  İstanbul ve İzmir’de Gayrimenkul Değerleme Eğitimleri Açılıyor ..
  SMGM Tarafından Kredilendirilmeye Tabi Tutulacak Etkinlikler Ajandası ..

YASAL DÜZENLEMELER

  TSMMD, İSMD ve Bazı Serbest Çalışan Mimarların, “TMMOB Mimarlık-Mühend ..
  SMD ve 12 Üyenin, Mimarlar Odası’nın “Mesleki Denetim” Kurallarını İçe ..

ŞUBELERDEN

HABERLER

YİTİRDİKLERİMİZ

  Bir Sevgi Yumağıydı Şaban Ormanlar;İnsana, Doğaya, Emeğe, Özgürlüğe, Y ..
  Şaban Ormanlar Arkadaşımızı Kaybettik ..
  Yüksek Mimar Abdurrahman Hancı ..
  Yitirdiğimiz meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz... ..

ODA YAYINLARI

  SÜRELİ YAYINLAR ..
  Oda Kütüphanesi’ne Yeni Gelen Süresiz Yayınlar ..

2007 GENEL SEÇİMLERİ KAPSAMINDA DÜNYA, TÜRKİYE ve MİMARLIK ORTAMINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU

18 Haziran 2007

TMMOB Mimarlar Odası, 2007 Genel Seçimleri nedeniyle, toplumsal-kültürel yaşamın önemli bir öğesi olan mimarlığın sorumlulukları çerçevesinde, dünyamız, ülkemiz ve mesleğimizin geleceğine ilişkin endişelerini, politika ve önerilerini, ülke yönetimine talip olanlara ve kamuoyuna iletmek üzere aşağıdaki raporu hazırlamıştır.

GİRİŞ

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte açığa çıkan siyasal krizin, ülkemizi yaşadığımız erken genel seçim sürecine yönlendirdiği bilinmektedir. Bugünler, aynı zamanda yıllardır küresel güçlerce yönlendirilmiş politikalarla sindirilmiş bir toplumun kendi değerlerine sahip çıkma arayışında olduğu ve demokrasi güçlerinin isteklerini daha güçlü dile getirdiği, seslerini yükselttikleri günler olarak da önem kazanıyor.

Mimarlar Odası, kuruluşundan itibaren kamu ve toplum yararına sorumluluğunu yerine getirmeye çalışan bir toplumsal kuruluş olarak, içinde bulunduğumuz kriz ortamından endişe duymakta; yerel değerlerle evrensel değerleri birlikte ele alan ve yorumlayan bir mesleğin örgütü olarak, tüm yaşamsal ve kültürel kaynaklarımızın geleceğinin Cumhuriyet değerleriyle demokratik değerlerin buluşmasından geçtiğini bilmektedir. Bu çerçevede “Cumhuriyet ve demokrasi değerlerine birlikte sahip çıkmak” tüm siyasi programların temeli olmalı, toplum bu eksende bir taraflaşmaya ve parçalanmaya değil, bu değerleri buluşturacak bir bütünlüğe yönlendirilmelidir.

Öncelikle belirtmeliyiz ki sıradan bir seçim süreci olarak algılamadığımız, ülkemizin geleceğine ilişkin yoğun siyasi tartışmaların yaşandığı bugünler, toplumsal muhalefeti sindirmeye yönelik oluşturulan 12 Eylül hukukunun sorgulanması açısından da oldukça önemli günlerdir. 1980’lerde küresel kapitalizmin dayattığı neo-liberal politikaların ülkemiz insanına kabul ettirilmesini amaçlayan bu müdahalenin yarattığı ekonomik-toplumsal-kültürel ve siyasi ortamın, gerek devlet yapılanması ve sosyal devletten uzaklaşılması, gerekse muhalefete izin vermeyen seçim sistem ve mekanizmalarıyla bugünkü siyasal krizin asıl sorumlusu olduğunun altının çizilmesi gerekir.

Özgürlükçü, çoğulcu, barışçı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı ortak paydasında, hukukun evrensel ilkeleri ve değerleri ile örülmüş yeni bir anayasanın hazırlanmasının; buna bağlı olarak seçim barajlarının kaldırılarak toplumun bütün kesimlerinin siyasal temsiline olanak tanıyan bir seçim yasasının benimsenmesinin öncelikli hedefler olduğunu düşünüyoruz. Temsili demokrasinin katılımcı demokrasiye evrilmesi, katılımcılığın teşvik edilmesi, seçenlerin seçilenleri izlemesi, denetlemesi ve uyarmasını olanaklı kılacak mekanizmaların oluşturulması, demokrasinin sağlıklı bir işlerliğe kavuşması için gerekli açılımlardır.

Ancak biliyoruz ki sorunlarımız yalnızca yaşadığımız siyasal krizle sınırlı değildir. Giderek tüm dünyayı içine alan çevre sorunları ve iklim değişikliği, enerji krizi, savaşlar, afetler, yoksulluk ve barınaksızlık, göç, eşitsiz gelişme gibi yaşadığımız küresel sorunların yanı sıra dünya çapında kültürel gelişme, demokrasi ve yaşanılabilir bir gelecek bağlamında sürdürülen diğer tartışmalar, insani sorumluluklarımız yanında insan için çevre oluşturan bir mesleğin mensupları olarak mesleki sorumluluklarımızı da gündeme getirmekte, toplumsal duyarlılığımızı ve sorumluluğumuzu artırmakta, dünya, ülke ve mimarlığın geleceğine ilişkin politik bir yaklaşım ve tutum almamızı haklı kılmaktadır. Bu yaklaşımın temelinde kuşkusuz tüm yaşamsal değerlerimizle birlikte mimarlık kültürü ve mesleğinin etkinliğini artırmak , toplum için vazgeçilmezliğini bir kez daha vurgulamak çabası bulunmaktadır. Bu bağlamda mevcut kentleşme ve yapı kültürümüzü biçimlendiren sorunların yapısal nedenlerini, çözüm yollarını, politika ve araçlarıyla birlikte bir bütün olarak ortaya koyma çabamızı sürdürmekteyiz.

[…]

TÜRKİYE MİMARLIK POLİTİKASI’NA DOĞRU TALEPLERİMİZ

TMMOB Mimarlar Odası Türkiye Mimarlık Politikası oluşturulması yaklaşımı temelinde şu taleplerini ülkeyi yönetme görevini üstlenmek isteyenlerin dikkatlerine sunmaktadır…

Ülkemizin yapısal bir dönüşüm yaşadığı, toprak rantı hırsının bütün dengeleri bozduğu, yaşamsal kaynakların ve kurumların hızla yok edildiği, yapılı çevre oluşumuna kaynaklık eden mevzuatın hiçbir sorgulamaya dayanmadan hızla değiştirildiği ve bütün bunların apaçık görünür hale geldiği bugünlerde ülkemize özgü bir Mimarlık Politikası oluşturmanın önemi daha da artmaktadır. Ülkemiz, şehircilik, planlama, imar ve mimarlık alanında, yetki gaspının sınırlarına gelindiği ve hiçbir disiplinin sağlanamadığı bu durumu, mutlaka değiştirmek zorundadır. Mimarlar Odası olarak, kendi alanımızdan yola çıkarak hedeflediğimiz “Türkiye Mimarlık Politikası’na Doğru” süreci, geleceğin Türkiye’sine ilişkin önemli ipuçları vermektedir. “Türkiye Mimarlık Politikası, uluslararası gelişmeler ve ülkemiz gerçekleriyle bağlantılı olarak kullanıcının, mimarlık hizmetinin ve mimarın, toplum ve kamu yararına güvenceye alınmasını hedefler” ifadesi nasıl bir ülke istediğimizin de özetidir.

Mimarlık meslek ilkelerine aykırı uygulamalarına neden olan yönetim anlayışlarına ve mimarlığa yeterli saygıyı göstermeyen siyasi tutumlara karşı, her zaman uyarılarını yaparak mücadelesini sürdüren Mimarlar Odası, 2007 genel seçimlerinde göreve talip olan ve seçimler sonrası görevi üstlenecek tüm siyasetçilerin, toplumun ve mimarlığın yararına olduğuna inandığımız aşağıdaki konulara bir kez daha dikkatlerini çekmek istiyoruz:

  • Demokratik gelişmenin güvencesi olan toplumsal örgütlenmelerin sağlıklı gelişmesinin önü açılmalı, “kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının” toplumsal etkinliği artırılmalı; Anayasa’nın 135. maddesi ivedilikle değiştirilmelidir.
  • Planlama ve yapılaşma mevzuatında yaratılan karmaşaya son verilmeli, “İmar ve Şehircilik” kapsamında bütünsel bir temel yasa hazırlanmalıdır.
  • Ülkemizde uygulanan arazi rantına dayalı sermaye birikim modeli, planlı toplumsal, kentsel gelişme, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve mimarlığın etkin hale getirilmesi bağlamında en önemli engeldir, terk edilmelidir.
  • Kentlerimizde “kentsel dönüşüm” adı altında uygulanan emlak geliştirme projeleri anlayışı terk edilmeli, tüm kentsel yenileme ve düzenlemeler, kamu ve toplum yararına yapılmalıdır.
  • % 60-70’e varan kaçak kentleşme sürecimize ilişkin yapılacak yasal düzenlemelerde imar afları uygulamalarına artık son verilmeli; ayrıcalıklı imar hakları oluşumuna yönelik uygulamalar, “kente karşı işlenen suç” olarak yasal düzenlemelerde tanımlanmalıdır.
  • Doğal ve kültürel değerlerimizin yok olmasına neden olan uygulamalardan vazgeçilmeli; korumanın kalkınmanın ve gelişmenin en önemli bileşenlerinden biri olduğu benimsenmeli; ancak bu değerlere yalnızca ekonomik bir öge olarak bakılmamalı; birçok kentte atılan olumlu adımlar, kültürel ve mekansal politikalarla bütünleştirilmeli; değişik nedenlerle en fazla tehdit altında olan Cumhuriyet dönemi mirasının korunmasına özel önem verilmelidir.
  • Kaçak kentleşmenin yarattığı yanlış imar ve şehircilik uygulamalarının sonucu olduğu açıkça görülen afetlerin yıkıcı etkisi karşısında, bir afetler ülkesi olan ülkemizin kamu yöneticileri, bu sonucu değiştirecek ciddi önlemler almak zorundadır.
  • Ülkemizin öncelikli beklentisi; kaçak ve denetimsiz inşa edilmiş yapılardan oluşan kentsel yerleşimlerde ivedi önlem olarak, kentsel dönüşüm değil, afetlerin göz önüne alındığı kentsel yenileme ve sağlıklaştırma planları ve uygulamalarının gerçekleştirilmesidir.
  • 1999 depremleri sonrası uygulanmaya başlanan yapı denetim sistemine ilişkin sorunlar giderilmeli; birçok güvenlik etkeninin göz önüne alındığı yapı kalite güvencesi sistemi kurumlaştırılmalı; imar sorunları ile “İmar İhtisas Mahkemeleri” oluşturulmalıdır.
  • Yapı üretim sürecinin bütününü kucaklayan ortak platformlar oluşturulmalı, ortak sorunlar kapsamında düzenleme mekanizmaları ve Ar-Ge kurumlaşması sağlanmalıdır.
  • Yapı üretim sürecinde rol alan meslekler, bilimsel olarak yeniden tanımlanmalı, mesleki yeterlilikler sistemi meslek odalarının düzenleyiciliğinde yeniden belirlenmeli, istihdam ve haklar güvenceye kavuşmalı, yabancıların çalışma izinleriyle ilgili kolaylaştırıcı düzenlemeler yerine eşitlik ve karşılıklılık esasına dayalı bir hukuk oluşturulmalıdır.
  • Mimarların ve mimarlıkla ilgili kesimlerin kamusal yetki ve sorumluluklarının tanımlanmasını sağlayacak yasal düzenlemeler bağlamında hazırladığımız “Mimarlık Hakkında Kanun Tasarısı” önerimiz yasalaşmalıdır.
  • Erişilebilirlik kavramı üzerinde çok yönlü durmamız gerekmekte; gerek kentsel mekânların düzenlenmesinde, gerekse yapıların tasarımında gösterilecek özen, kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi için öncelikli olmak durumundadır.
  • Mimarlığın toplumla buluşması; yapı üretim sürecindeki tüm aktörlerle birlikte mimarlarla kentlilerin ortak dayanışma platformlarının ve toplumsal programların hayata geçirilmesine bağlıdır.
  • Kullanıcının, mimarlık hizmetinin ve mimarın, toplum ve kamu yararına güvenceye alınmasını hedefleyen Türkiye Mimarlık Politikası bir an önce oluşturulmalıdır.

Mimarlar Odası,
Toplumsal-kültürel yaşamımızda mimarlığı ve mimarlık hizmetini etkin kılmanın; mimarlığın, sanatsal, kültürel, insancıl ve işlevsel özellikleri ile toplumu ve kentleri yeniden buluşturmak ve kimlikli, uygar ve esenlikli bir gelecek yaratmak için, en güçlü güvencelerden biri olduğuna içtenlikle inanmaktadır.

Mimarlar Odası,
Bu buluşmayı sağlamak için, kamu yönetim politikaları ve uygulama programlarında ülke planlamasından başlayarak kent planlamanın ve mimarlığın etkisinin artırılmasına olanak sağlayacak ilkelere yer verilmesini dilemektedir. Bu ilkelerin, Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde olan ülkemizin, uluslararası bağlamda eşit ve karşılıklı mimarlık hizmet sunumuna da rehberlik edeceğini düşünmektedir.

Mimarlar Odası,
Aynı ilkeler çerçevesinde kalıcı, sürdürülebilir, kimlikli ve çağdaş bir çevrenin ülke düzeyinde temel imar ve kentleşme hedefi olmasının sağlanması ve “binlerce yıllık mimarlıklar ülkesinin yeniden mimarlıkla buluşması” için “Türkiye Mimarlık Politikası”na bir an önce ulaşılması için toplumun tüm kesimlerinin çaba göstermesini talep etmektedir.

SONSÖZ

Kuruluşundan itibaren kamu ve toplum yararına sorumluluğunu yerine getirmeye ve yön göstermeye çalışan Mimarlar Odası, önümüzdeki sürece ilişkin olarak, kent-insan odaklı politikalar oluşturma yaklaşımının ülkemizde de kabul edilmesini tartışmaya açmaktadır. Bu amaçla Mimarlar Odası, kalıcı, kimlikli ve çağdaş bir çevrenin ülke düzeyinde temel imar ve kentleşme hedefi olmasının sağlanması; “binlerce yıllık mimarlıklar ülkesinin yeniden mimarlıkla buluşması” için dünya deneyi ve ülkemize özgü koşullar gözetilerek, “Türkiye Mimarlık Politikası”na bir an önce ulaşılması gerektiğini vurgulamış ve bu saptamayı tarihsel bir çağrıya dönüştürme kararı almıştır. Bu kararla, uluslararası hizmet ticaretinin ortak hukukunun oluşturulması adımlarının atıldığı bugünlerde, ülkemiz değerlerinin savunulması açısından mimarlık politikası oluşturmanın daha da önemli hale geldiğini düşünerek, ilgili tüm kesim ve kurumları uyarmakta ve ülke adına ortak sorumluluk üstlenmeye çağırmaktadır. Hedefimiz, mimarlığın toplumla buluşması için temel mimarlık politikası oluşumunu amaçlayan “Türkiye Mimarlık Politikası’na Doğru” metnini, ilgili kesimlere ulaştırmak, bu metni bir süreç içinde politika-strateji belirleyen belgeler ve etik kurallarla güçlendirerek geliştirmek ve resmî bir politika belgesine ulaşmaktır. Mimarlığın doğrudan toplum hizmetinde olacağı bir ülke ve dünya dileğiyle tüm ilgili kesimlere ve kamuoyuna saygıyla sunarız.

Bilgi: Raporun tam metnine www.mimarlarodasi.org.tr/odadan adresinden ulaşabilirsiniz.











ARAMA ARŞİV