Ekim Kasım 2007
DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ 2007
  UIA Dünya Mimarlık Günü Basın Bildirisi
  Cumhuriyet Gazetesi’nde Mimarlık Günü Eki
  MİMARLIK HAFTASI ŞUBELERİN DÜZENLEDİĞİ ETKİNLİKLERLE KUTLANDI

MERKEZDEN

  BASIN AÇIKLAMASI: Mimarlar Odası’nın Bir Cumhuriyet Projesi ve AKM’ye ..
  BASIN AÇIKLAMASI: Mimarlar Odası Kent Suçlarının Takipçisi Olmaya Deva ..
  BASIN AÇIKLAMASI: Anayasa’nın Toplumun Sivil Demokratik Taleplerini Ku ..
  BASIN AÇIKLAMASI: Sağlıklı ve Güvenli Bir Çevrede Yaşama Hakkı Toplums ..
  1980 Darbesinin 27. Yılında Durum Değerlendirmesi Yapıldı ..
  “Mimar Kemalettin ve Çağı” Sempozyum ve Sergisi Düzenleniyor ..
  “Enerji Etkin Yapılar” Üzerine Yeni Bir Çalışma Alanı Tanımlanıyor ..
  2008 Yılında Bilirkişilik Yapmak İsteyen Üyelerimizin Dikkatine ..

MİMARLIK VE KENT BULUŞMALARI

  “Mimarlık ve Kent Buluşmaları’ndan Türkiye Mimarlık Politikası”na Foru ..
  İstanbul Forumu Açılış Konuşması ..

DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ 2007

DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI:
Dünya Mimarları Uyarıyor: Küresel İklim Değişikliği Olgusunu Belirleyen Gaz Emisyonlarının Azaltılması Konusunda Küresel Seferberlik Gerekiyor

1 Ekim 2007

Ekim ayının ilk pazartesi günü, Dünya Mimarlık ve Habitat Günü birlikte kutlanmaktadır. Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) ve Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Örgütü tarafından bu yıl için açıklanan temalar günümüzün yakıcı sorunlarını dile getirmemizi, irdelememizi öneriyor. Bu bağlamda UIA, mimarların, ekolojik planlama-tasarım-yapım anlayışının yapı ve kentlerin sağlıklaştırılması için araç olarak kullanılması, bu yolla karbondioksit emisyonunun indirilmesi için dayarlılığı artırmaya, “Sıfır Emisyonlu Mimarlığa” çağırıyor.

İnsanların refah içerisinde, doğal çevreyle barışık, onu tüketmeyi değil, birlikte yaşayabilmeyi hedefleyen, sömürünün olmadığı bir toplum hedefinin zihinlerde silikleşmesi, onun yerine giderek bir tüketim hırsının, yok ederek sahiplenme güdüsünün önlenemez yükselişinin yerleşmesi gözlenmektedir. Küresel politikalar, tüm insan yerleşimlerini, doğal çevreyi, yaşamı tehdit eder boyutlara varan tamahkâr kullanımlar, önümüze çözülmesi zor sorunlar getirmiş, geleceğimiz için karamsar olmamıza neden olmuştur.

Sera etkisi yaratan zararlı gaz emisyonlarının % 50’si, inşaat ve ulaşım sektörleri tarafından oluşturulması karamsarlığa düşmemizin haklı nedenleri arasındadır. Uluslararası Mimarlar Birliği, bu yılki Mimarlık Günü etkinliklerinde, mimarların, ekolojik tehlike yaratan konulara eğilmelerini ve bu alandaki yaklaşım ve değerlendirmelerin giderek ön plana çıkartılmasını dilemektedir.

Mimarlık, yaşanılır kentler ve sağlıklı yaşam çevreleri yaratan bir meslek olarak, bu sorunları dikkate almakta, endişe duymakta ve çözüm üretmeye çalışmaktadır. Bizden sonraki nesillere gezegenimizin geleceği ve iklimini tehlikeye atmayacak ve dönüşü olmayan noktalara getirmeyecek yapılaşmış ve kentsel çevrelerin bırakılması, mesleğimizin kaçınamayacağı bir sorumluluktur.

Dünya Mimarlık Günü’nde ülkemiz mimarlık gündemine baktığımızda neler görüyor, nelerle uğraşıyoruz:

Türkiye, 2007 Dünya Mimarlık gününün ana teması olan ve inşaat sektörünün de neden olduğu gaz emisyonu olgusunun yanısıra, başka olumsuzluklarla da karşı karşıyadır. Bugün kent topraklarının yağmalanması, geleceğimizi karartacak boyutlara ulaşmıştır; kentlerimizi yaşanmaz kılacak kertede ölçüsüz bir yapılaşma hırsıyla karşı karşıyayız. Metropol kentlerimizde gördüğümüz büyük imar etkinlikleri, önemli rant aktarımı sağlayan, kent planına uygun olup olmadığına bakılmaksızın yapılabilen devasa projeler; hukukun zorlandığı, adalet duygusunun zedelendiği keyfi uygulamalar görüyoruz.

Bu bağlamda ülkemizin bir afet ülkesi olduğunun unutulmaması ve yapılaşma kararlarının bu gerçek göz önüne alınarak oluşturulması; sağlıksız yapı stokumuzun yenilenmesi ve yeni yapılacak yapıların ülkemizin deprem şartları gözetilerek programlanması gerekirken; başta eğitim ve sağlık yapılarının, ulaşım arterlerinin hâlâ daha depreme hazır ve güvenli hale getirilmediğini görüyoruz.

Benzeri nice sorunun ele alınması, her birinin üzerinde titizlikle durulması, kamu ve toplum yararına gerekli irdelemelerin yapılması, halkın ve yöneticilerin uyarılması, sıklıkla da hukuk yoluna başvurulması gündeme geliyor. Mimarlar Odası, bu bağlamda 2007 Mimarlar gününün temasını yaşanılır kentler yaratma sürecinin önemli bir parçası olarak görmekte, diğer meslek odaları ve demokratik kentli kuruluşlarla birlikte bu ve benzeri kent suçlarının karşısında, yaşanılır kent özleminin teminatı olduğunun bilinciyle böylesi zorlu bir çabayı yıllardır sürdürmektedir. Önemli olan halkın bu çabayı anlaması, benimsemesi, desteklemesi ve her geçen gün kentine daha da sahip çıkar hale gelmesidir.

[…] Ülkemiz doğal kaynaklar ve kentleşme arasındaki bağı ve küresel iklim değişikliği olgusunu ciddiye alan bir anlayışla yönetilmelidir. Halen Kyoto’yu imzalamayan ülkeler arasında olma ayıbımızı ortadan kaldırmanın yanında ülkemiz; kaynaklar-üretim ve kentleşme politikasını, emisyonu bir an önce azaltmaya (Sıfır Emisyonlu Politikaya) yönelik bir programa kavuşturmak durumundadır.

Geleceğin dünyasına ilişkin bu ortak sorumluluğumuzu yerine getirmek için toplumsal dayanışmayı sağlamaya ve bu politik hedefe yönlenmek zorundayız. TMMOB Mimarlar Odası, dünya mimarlarının bu çağrısını, ülkemizdeki kent ve mimarlık politikaları üzerine edindiği birikimiyle örtüştürerek kamuoyuna saygıyla sunmaktadır.

Bilgi: Açıklamanın tam metnine www.mimarlarodasi.org.tr/odadan adresinden ulaşabilirsiniz.





  
ARAMA ARŞİV