Karadeniz Bölgesi Mimarlar Forumu (FABSR) resmî toplantısı Mimarlar Odası’nın evsahipliğinde 16 Mayıs 2009’da Trabzon Belediyesi Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu toplantıya paralel olarak “Karadeniz’de Süreklilik ve Değişim” temalı bir panel etkinliği de gerçekleştirildi.
Resmî toplantıya, 21 Şubat 2008’den bu yana FABSR Dönem Başkanlığı’nı sürdüren Mimarlar Odası başkanlık ederken, Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya ve Ukrayna’dan mimarlık örgütlerinin temsilcileri katıldı. FABSR üyelerinden Ermenistan ise toplantıya katılamadı. Toplantıya davetli olarak katılan misafirler arasında UIA Başkanı Louise Cox ve UIA 2. Bölge Başkan Yardımcısı Lisa Siola da bulunuyordu.
Toplantıda FABSR Dönem Başkanı Mimarlar Odası tarafından sunulan çalışma raporunda bulunan çalışmalar arasında, FABSR web sayfasının açılması, FABSR bilgi ve belgelerinin güncellenmesi, üyeler arasında iletişimin güçlendirilmesi ve Karadeniz bilgi bankasının oluşturulması yer aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda aşağıdaki konularda karar alındı:
- Mimarlar Odası tarafından FABSR işleyişinin daha verimli hale getirilmesi için hazırlanan FABSR İşleyiş Kuralları Belgesi’nin kabulü;
- Romanya Mimarlar Odası’nın 2 yıl boyunca FABSR Dönem Başkanlığı’nı üstlenmesi;
- FABSR’nin kuruluşundan bu yana Daimi Sekreterya’yı yürüten Gürcistan Mimarlar Birliği’nin önerisiyle, FABSR Daimi Sekreteryası’nın 4 yıl boyunca Mimarlar Odası tarafından yürütülmesi;
- Toplantıda üzerinde görüş birliğine varılan ve özellikle kültürel mirasın değerlendirilmesi, silahlı çatışmalarda kültürel mirasın korunması ve bölgedeki turizm etkinliklerinin ortak bir sürdürülebilir turizm kalkınma hukuku çerçevesinde düzenlenmesi konularına vurgu yapan Trabzon Bildirgesi’nin kamuoyuna açıklanması;
- FABSR üyelerinin tüm Karadeniz havzasını içine alacak şekilde genişletilmesi için çalışmaların sürdürülmesi ve prensip olarak FABSR üyesi olmak isteğini belirten Yunanistan Teknik Odası’nın konuyla ilgili resmî bir yazı iletmesinin ardından üye olarak kabulü.
Panel oturumunda ise Prof. Dr. Ruşen Keleş’in yaptığı tematik sunuşun ardından, “Turizm ve Mimarlık” ve “Kültür ve Kimlik” başlıklı iki oturumda sunuşlar gerçekleştirildi. Programda, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Ayşe Sağsöz ve Yrd. Doç. Dr. Mustafa Reşat Sümerkan’ın yanı sıra Bulgaristan, Gürcistan, Romanya ve Ukrayna’dan konuşmacıların da sunuşları bulunuyordu. Panelde yapılan sunuşlar, Mimarlar Odası tarafından Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanacak.
Genel Başkan Bülend Tuna açış konuşmasında şu konulara değindi:
Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) II. Bölgesi içerisinde birlikte çalışıyoruz, bölgemizin sorunlarını uluslararası platformlara yansıtmak ve dünya mimarlarının dikkatini çekmek için toplantımızı önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.
Hatırlayacağınız gibi, Karadeniz Bölgesi Mimarlar Forumu’nun bir önceki toplantısı 21 Şubat 2008 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya, Türkiye ve Ukrayna’dan temsilcilerin katıldığı toplantıda gündemimizdeki sorunları değerlendirmiş ve güncel konularla ilgili bir panel düzenlemiştik. Toplantı sonunda katılanların onayıyla bir İstanbul Bildirgesi hazırlanmış; toplantının kitabı İngilizce ve Türkçe olarak basılarak bugün sizlere sunulmuştur.
Türkiye Mimarlar Odası Karadeniz Bölgesi Mimarlar Forumu’nun dönem başkanlığını bir yıllık bir süre için üstlenmiş ve bu dönem içerisinde kurumsallaşma yönünde yapılması düşünülen bazı hazırlıkları gerçekleştirmeye çalışmıştır.
Bunlardan birincisi bölgemizdeki meslek örgütleri arasındaki bilgi alışverişinin ve iletişimin sağlanmasına aracılık etmesini düşündüğümüz web sayfamızın açılması olmuştur. Toplantımızın yayına dönüşmesinin bundan sonraki toplantılarımız için örnek olacağını düşünüyoruz. Bölge sorunları kapsamındaki bilimsel katkıların kalıcılaşmasının bir başka yönü de Karadeniz araştırmalarının derlenmesi ve bir bilgi bankasının oluşturulması olacaktır. Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi kuruluşunun 50. yılını tamamlamış önemli bir eğitim kurumumuzdur ve bünyesinde Mimarlık Fakültesi bulunmaktadır. Öğretim üyesi meslektaşlarımız toplantımıza katkı yapmaktadırlar ve üniversite bünyesinde Karadeniz üzerine derlenen araştırmaların bilgisini bizlerle paylaşmak inceliğini göstermişlerdir.
Karadeniz bölgesindeki kültürel miras üzerindeki tehditlerin ve tehlikelerin gündemimize gelmesi, İstanbul Bildirgesi’nde yer alan önerinin hayata geçirilmesinin önemini artırmıştır. Bölge ülkeleri arasındaki teknik ve mesleki bilgi alışverişi aracılığıyla, kültürel ve mimari mirasın sakınılması ve korunmasına ilişkin ortak projelerin geliştirilmesinin desteklenmesini; bu amaçla ülkelerimiz arasında deneyimlerimizin paylaşılacağı ortak bilimsel etkinliklerin programlanmasını gerekli görüyoruz.
Karadeniz Bölgesi Mimarlar Forumu işleyişine ilişkin bir hazırlığı bugün sizlerle paylaşmak istiyoruz. FABSR’nin işleyiş tüzüğünün tartışılmasını önemsiyoruz. Kurumsal yapılanmamızdaki düzenlemelerin, örgütlerimiz ve meslektaşlarımız arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yol açacağına inanıyoruz. Bölgemizdeki kültürel, mesleki ve ekolojik sorunların hükümetlerimize iletilmesi, bu sorunların ortaklaşa ele alınmasının dile getirilmesinin, bu yönde çalışmaların gerçekleştirilmesinin ancak güçlü bir yapılanmayla sağlanabileceğini düşünüyoruz.
Türkiye Mimarlar Odası’na kayıtlı yaklaşık 35.000 üye vardır. Bunun yüzde 38’i kadın, yüzde 62’si erkektir. Ülke genelinde 25 şubemiz ve bu şubelere bağlı olarak 81 kentte temsilciliğimiz vardır. Türkiye’deki mimarlık ortamının geniş bir özetini, ülkemizdeki mimarlık eğitiminin durumunu, imar ve kültür varlıklarını koruma mevzuatı gibi konuları aktaran bir el kitabını Türkçe ve İngilizce olarak hazırladık; bu toplantı vesilesiyle sizlere sunuyoruz. Böylesi yayınların ülkelerimizdeki mimarlık ortamını öğrenmek açısından yararlı olacağını düşünüyoruz. Bilgilendirme amaçlı bu yayının ülkelerinizde mimarlara ve Türkiye’deki mimarlık ortamı hakkında bilgilenmek isteyenlere dağıtılabileceğini; benzer formatta hazırlayacağınız yayınlarınızın da ülkemizde dağıtımını üstlenebileceğimizi belirtmek isterim. Özellikle küresel hizmet ticaretinin çok yaygınlaştığı günümüzde meslektaşlarımızın bölge ülkelerindeki mimarlık ortamı hakkında dolaysız bilgi edinmelerinin önemli olacağını düşünüyoruz ve bu yöndeki yayın ve bilimsel yazı değişimini önemsiyoruz.
Her yıl düzenlenen FABSR toplantılarının yanı sıra ülkelerimiz arasında ikili veya çok yönlü sergilerin açılmasını, bilimsel etkinliklerin düzenlenmesini gündeme alabilir ve gerçekleştirebiliriz. Ülkelerinizdeki modern mimarlık ürünlerini tanımak, kentleşme sorunlarını dinlemek, paylaşmak isteriz. Eminim sizler de Türkiye’deki mimarlık ortamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak, ödül alan projeleri, yapıları tanımak, öğrenmek istersiniz. Buna olanak yaratmanın elimizde olduğuna inanıyorum.
Dünya ekonomik krizinin pek çok ülkeyi olduğu gibi ülkelerimizi de yakından ilgilendirdiğini görüyoruz. İnşaat yatırımlarının aksadığını, meslektaşlarımızın işsiz kalma riski ile karşı karşıya kaldıklarını gözlüyoruz. Üstelik krizin daha da derinleşebileceği yorumları yapılmaktadır. Sadece mesleğimizi ve meslektaşlarımızı değil, herkesi ama özellikle yoksulları derinden etkileyen bu yapısal krizin bir insanlık krizine dönüşmemesi en içten dileğimizdir.
Kafkasya bölgesinin dünya politikası ve ekonomisindeki stratejik önemi nedeniyle çoğu zaman gerilimlere sahne olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz yıl içerisinde yaşanan gerginlik bütün bölge ülkeleri gibi bizleri de endişelendirmiş ve üzmüştür. Büyük bir öneme ve kendine özgü niteliklere sahip olduğunu düşündüğümüz bu coğrafyada, yüzyıllardır çeşitlilik ve farklılıklarla birlikte uyum içinde yaşayan insanların kaybı, en derin üzüntü kaynağımız olmuştur. Silahlı çatışmaların yaşam çevrelerimiz üzerinde olduğu kadar, doğal ve kültürel mirasımız üzerinde de yıkıcı bir etkiye neden olduğunu görüyoruz. Bölgenin ortak tarihî ve kültüründen gelen uyumun, barışı yeniden temin etmek konusunda önemli bir güç oluşturduğuna inanıyoruz. Karadeniz’in bir dostluk ve barış gölü olmasını, savaşlarla, gerilimlerle, çevre sorunlarıyla birlikte anılmamasını yürekten diliyoruz.