
Kurultay, 11 Kasım 2009'da İstanbul Kültür Üniversitesi'nde başladı. Kurultay Başkanı Mehmet Şener Küçükdoğu, Mimarlar Odası Genel Başkanı Bülend Tuna, KKTC Mimarlar Odası Başkanı Ekrem Bodamyalızade ve İKÜ Rektörü Dursun Koçer'in açış konuşmalarının ardından Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir'in danışmanı Feridun Duyguluer bir konuşma yaptı. Mimarlar Odası Genel Sekreteri ve Kurultay Sekreteri Necip Mutlu, “Dünyada ve Türkiye'de Mimarlık Meslek Ortamı” başlıklı sunuşunda Mimarlar Odası, Türkiye'de mimarlık eğitimi, ulusal ve uluslararası meslek ortamı ve sürekli mesleki gelişim merkezi ile ilgili çeşitli istatistiksel bilgiler aktardı. Uzmanlık, yetkinlik ve yeterlilik konularının yanı sıra mesleğe kabul kurulu hakkındaki alt yapı çalışmaları ve Türkiye'nin üye olduğu çeşitli uluslararası mimarlık meslek örgütleri hakkında kısaca bilgi verdi.
Kurultay açılışı yapıldıktan sonra oturum başkanlığını Ali Cengizkan'ın yaptığı 1. oturumda, Avrupa Mimarlar Konseyi (ACE) Başkanı Juhani Katainen, ACE Eğitim Komitesi Başkanı Ferenc Makovenyi ve Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu (EFAP) Başkanı Rob Docter sunuşlarını gerçekleştirdiler. ACE'nin organizasyonu ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapan Katainen, mimariyi teknolojik bir sanat olarak nitelendirdi ve iyi kullanıldığı takdirde toplumun tüm bileşenlerine ulaşabileceğini belirtti. Öğrencilerin iyi bir meslek eğitimi almaları gerektiğini ve ancak bu şekilde toplumun beklentilerine cevap verebileceklerini söyledi. Mimarlığın hem teknolojik bir sanat hem de ticari bir iş olduğunu ve mimarın görevinin iki duruma da uyum sağlamak olduğunu ekledi. Mimari uygulamada kamu çıkarının söz konusu olduğunu vurgulayan Katainen, mimarlık ünvanının yasalar tarafından korunması gerektiğini ve ancak gerekli tüm becerilere sahip kişilere ünvan verilmesinin uygun olacağını söyledi. Mesleki sorumlulukların önemine değinerek, gerekli yeteneklerin kişide varolup olmadığının da incelenmesinin yerinde olacağını belirtti.
Daha sonra söz alan Makovenyi, UIA'nın "mimar"ın kim olduğu ile ilgili tanımına katılmadığını belirterek asıl önemli olanın, mimarın yetki ve hizmeti olduğunu söyledi. Akreditasyon ve validasyon çalışmaları kapsamında denklik için en az 5 yıl mimarlık eğitimi alınması gerektiğini vurguladı. ACE'nin de 4 yıllık eğitimi 5 yıla çıkarmak için lobi faaliyeti yaptığını belirtti. Mimarlık eğitimini zorlaştıran sebeplerden birinin teknolojik ve sanatsal değerler arasındaki dengeyi sağlamak olduğunu belirtti. Avrupa ülkelerinde, doktora seviyesinde olan mimarların bile işsiz olduğunu söyleyen Makovenyi, az gelişmiş ülkelerde devletin eğitime ayırdığı bütçenin Avrupa ülkelerinin ayırdığından fazla olduğu gerçeğini vurguladıktan sonra "Değişime hazır mıyız?" sorusuyla sunuşunu tamamladı.
"Mimarlığın toplumdaki rolü nedir?" konusunu irdeleyen Docter, mimarın toplum için vizyon ortaya koyması gerektiğini belirtti. EFAP'ın amacının siyasi gündemde mimarın konumunu güçlendirmek olduğunu söyledi. Mimarın sürdürülebilir kalkınmaya katkısının oldukça fazla olduğunu ve toplumun entelektüelleri olarak mimarların rolünün yeniden tanımlanması gerektiğini belirten Docter, 21. yüzyılda mimarın karşısına çıkabilecek engellerin görülmesi ve engellenmesinin gerektiğini söyledi. 3 yıllık eğitimle yalnız tasarımcı olunabilineceğini ancak mimar olunamayacağını belirten Docter, yüksek lisansın yalnızca kağıttan ibaret olduğunu, gerçek bir mimarın toplumda önemli bir yere sahip olduğunu ve iletişimci, araştırmacı, sentez yapıcı, gerçek dünyaya bakan ve ardındakileri gören kişi olduğunu belirtti.
Zekai Görgülü yönetimindeki ikinci oturumda "Toplum ve Mimarlık" kapsamında konular tartışıldı. Ruşen Keleş, toplum ve mimarlık ilişkisinin anlamını irdelerken, Deniz İncedayı bütüncül bir toplum düşüncesiyle "herkes için tasarım" yapılması ve ayrımsız bir toplumsal hizmet verilmesi gerektiğini belirtti. Emre Madran "toplum ve mimarlık alanında meslek etiği" konusunu açarak mimarın topluma, işverene ve mesleğe karşı yükümlülüklerinden bahsetti. Toplumun ya da iş sahiplerinin mimara karşı neden yükümlülüğünün olmadığı konusuna dikkat çeken Madran, Oda yöneticilerinin yükümlülüklerini anlatan yeni bir belge çalışması hakkında önbilgi verdi. Son olarak toplumsal yaptırımların ve cezaların, maddi cezadan daha önemli olması gerektiğini belirtti. Daha sonra söz alan Afşar Timuçin her bireyin kentin bir parçası olduğunu, sanatına bakarak o toplumun hangi durumda olduğunu anlayabileceğimizi belirterek edebiyat, politika ve diğer birçok alanda toplumun kalitesizleşmesine alıştığımızı vurguladı.
Başkanlığını Güven Arif Sargın'ın yaptığı üçüncü oturumda, Tanju Gültekin, "Mimarlık Hizmetlerinde Kalite Güvencisi" çalışma grubunun raporlarını sundu ve ardından çalışma grubu üyelerinden Rüksan Tuna bir değerlendirme yaptı. Ulusal Mimarlık Ödülleri 1988-2008 Retrospektif Sergisi’nin açılış kokteyli ile son bulan ilk gün, kurultaya katılım oldukça fazlaydı.
Kurultay, 12 Kasım Perşembe günü Çetin Türkçü'nün başkanlığında "Mimarlık Lisans ve Lisansüstü Eğitimi-1" başlıklı dördüncü oturumla devam etti. Tahsin Yeşildere'nin "YÖK ve Üniversiteler" başlıklı sunuşunun ardından Arzu Erdem mimarlık eğitimi alanındaki hukuk sorunlarından bahsetti. En çok değişen yasanın YÖK Yasası olduğunun altının çizildiği oturumda, üniversitelere araştırma görevlileri alınırken öğretim görevlilerinin etkilerinin sıfıra indirildiği vurgulandı.
Emre Aysu başkanlığında başlayan beşinci oturum aynı temayla sürdü. Füsun Alioğlu sunuşunda, ulusal ve uluslararası akreditasyon, mimarlık eğitiminde kademelenme gibi konulara değindi ve Mesleğe Kabul Kurulu'nun ivedilikle kurulması gerektiğini belirtti. Ardından İbrahim Numan "KKTC'de Mimarlık Eğitimi" başlıklı sunuşunu yaptı. KKTC'de halihazırda eğitim veren üniversiteler hakkında bilgi veren Numan, Gazi Üniversitesi'nin, YTÜ’nün ve Marmara Üniversitesi'nin de KKTC'de bir kampüs açmalarının beklendiğini belirtti. KKTC'de beş üniversitede mimarlık bölümü olduğunu söyleyen Numan, bu bölümlerin ÖSS taban ve tavan puanları, öğrenci sayıları ve ders programları ile ilgili karşılaştırmalı olarak bilgiler verdi. Emel Aközer'in "Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi" başlıklı sunuşunun ardından eğitimin kademelenmesi ve akademik unvanlarla ilgili tartışmalar yapıldı.
"Mimarlık Eğitiminde Akreditasyon" başlıklı oturumu Orhan Hacıhasanoğlu yönetti. Selahattin Önür "MİAK Mimarlık Akreditasyon Kurulu Çalışmaları" başlıklı sunuşunda yapılandırmaya çalıştıkları kurulla ilgili bilgiler aktardı. Mimarlık eğitimi veren kurumların dış değerlendirme için inanacakları ve güvenecekleri bir akreditasyon kurulu olması gerektiğini belirterek kurulun amaçlarını ve ilkelerini anlattı. Kurulun hangi süreçlerden geçerek bugüne geldiğini anlatan Önür, bu konuda KKTC'den de tam destek aldıklarını belirtti. Koşullar ve süreçler belgelerinin 2009'da güncellendiğini ayrıca MİAK'la ilgili her türlü bilgiye www.miak.org adresinden ulaşılabileceğini söyledi. MİAK'la ilgili değerlendirmelerde bulunan Zafer Ertürk, Türkiye'de "değerlendirme kültürü" kavramının henüz çok yeni olduğunu ve yaşamımızın bir parçası haline gelemediğini belirtti. MİAK'ı kurma girişiminde olan kişilere teşekkür ettikten sonra kurulla ilgili çeşitli eleştirilerde bulunan Ertürk'ün en büyük eleştirisi MİAK'ın Türkiye'ye uygun özgün bir model kuramamış olması oldu. Daha sonra söz alan MİAK başkanı Nur Esin genel bir değerlendirme yaptı.
Cengiz Bektaş'ın başkanlık yaptığı oturumda Mimarlık Eğitiminde Staj Çalışma Grubu'ndan Esin Kasapoğlu, grubun çalışmaları ile ilgili bilgiler verdikten sonra öğrenciler arasında "staj" konusu ile ilgili yaptıkları anketin sonuçlarını aktardı. Sunuşun ardından değerlendirme yapan Haluk Zelef, stajın eğitim ve çalışma hayatı arasındaki bir arayüz olduğunu söyledi. ODTÜ'den verdiği örnekte, Anadolu'dan gelen öğrencilerin oranının % 31 olduğunu ancak Anadolu'da staj yapma yüzdesinin % 5 olduğunu belirtti ve öğrencilerin daha çok İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerde staj yapmayı seçtiklerini ifade etti. Bektaş, oturumu kapatmadan önce, teknik gezilerin ve arkeolojik kazıların çok önemli olduğunu ve mutlaka staj olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kurultay'ın ikinci günü öğrenci forumuyla sona erdi. Kurultay'a daha önce yapılan öğrenci forumunda aldıkları kararları ve taleplerini aktaran öğrencilerin sunuşlarından sonra Kurultay Öğrenci Forumu Düzenleme Kurulu üyesi Ayşe Mutlu sunum yaptı. Tartışmalardan sonra söz alan Bülend Tuna öğrencilerin sunumlarında, Oda ile ilgili aktardığı sorunlara yanıtlar verdi. Diplomalardan "mimar" unvanının çıkarılması konusunun ilk sırada olduğu oturumda, Mimarlık Öğrencileri Birliği kurulması konusunda öğrenciler teşvik edildi.
Kurultayın son günü, Hasan Topal başkanlığında “Meslek Yetkisinin Verilmesi ve Yetkinin Yenilenmesi” temasıyla başladı. Nur Esin “Sürekli Mesleki Gelişim Merkezi Çalışmaları”, Mehmet Bozkurt “Meslek Pratiği Mesleğe Kabul Kurulu Çalışmaları” başlıklı sunuşlarını gerçekleştirdi. Mesleğe Kabul Kurulu’nun hukuksal alt yapısının henüz kurulmadığını belirten Bozkurt’un sunuşunun ardından Eyüp Muhcu konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
“Kamuda Mimarlık Hizmetleri” temalı onuncu oturumu Nimet Özgönül yönetti. İlk kez IV. Kurultay’da oluşturulan çalışma grubunun MEK V’teki yürütücüsü Kubilay Önal, “Kamuda Mimarlık Hizmetlerinde Yerelleşme ve Yerel Yönetimlerde Mimar İstihdamı” başlıklı sunuşunda Kamuda ve Özel Sektörde Ücretli Çalışan Mimarlar Kurultayı ile ilgili bilgiler aktardı ve bunun işlevsizleşen, işsizleşen ve işçileşen mimarlara örgütsel dayanışma ve örgütlenme çağrısı olduğunu söyledi. Türkiye’de belediyelerde çalışan mimar sayısını, belediye çeşitlerine, bölgelere ve illere göre ayrı ayrı değerlendirdi. Oturumun genel değerlendirmesini bir iktisat profesörü olan Aziz Konukman yaptı. Konukman, DPT’yi ve TÜİK’i Türkiye’deki mimar gereksinimini, kaç adet işsiz mimar olduğunu ve ne kadarının istihdam edildiğini ortaya çıkarmak üzere göreve çağırdı.
Kurultayla ilgili genel değerlendirmelerin yapıldığı onbirinci oturumu Doğan Hasol yönetti. Atatürk’ün mimarlıkla ilgili deyişleriyle sunuşuna başlayan Oktay Ekinci, Türkiye’de geçmişten bugüne modern mimari arayışlarına örnekler verdi. Kurultayın ilk günü yapılan tüm açış konuşmalarından alıntılar yaparak, çeşitli noktalara vurgular yaptı. Ekinci sunuşunu, “Mimarlık sanattır, tasarlayarak uygulamadır, mimarlık okulları sanat ve tasarım okulu olmalıdır ve yetenek sınavlarıyla öğrenci almalıdır; kent planlaması ve mimarlık alanında birlikte uzmanlaşılmalı, mesleki yetkiler ortak sorumluluklarla üstlenilmelidir; mimarlık kültürün ifadesidir, toplumsal yaşamın ürünüdür, her yapı bulunan yerin kimliğini belirler, eğitim ve uygulamada hem gelenek hem gelecek gözetilmelidir” diyerek tamamladı. Ardından söz alan Mücella Yapıcı, kültür ve sanatın alt bileşeni olarak eğitimin de bir endüstri haline geldiğini belirtti. Kurultaya en büyük eleştirisinin değişen mimarlık alanına hiç değinilmemiş olması olduğunu belirten Yapıcı, varolan sistemi değiştirmeye çalışmak yerine, ona ayak uydurup kendimizi korumaya almaya çalışmamızın yanlış bir adım olduğunu belirtti. Daha sonra söz alan Cafer Bozkurt, eğitimin üniversitede ortak başlaması gerektiğini, iç mimarlık, şehir ve bölge planlama, peyzaj mimarlığı gibi dallarda sonradan uzmanlaşma alınmasının daha doğru olacağını söyledi. Son olarak söz alan Hakkı Önel, kurultayın, tüm aktörlerin özgürce düşünce üretebildikleri bir platform olduğunu, burada edindiğimiz bilgilerle bir ulusal mutabakata varıp varamayacağımızı ve bu mutabakatı bir siyasal iradeye dönüştürüp dönüştüremeyeceğimizi irdeledi. Kurultay’da bir kez daha söz alan Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir’in danışmanı Feridun Duyguluer, III. Kurultay’ın kitabının bir ders kitabı niteliğinde olduğunun altını çizdi.
Kurultay Ahmet Eyüce başkanlığındaki forumla son buldu. Daha çok öğrencilerin dinlendiği forumda, kurultayda gündeme gelen çeşitli konular tartışıldı. Öğrencilerin kurultay kapsamında daha fazla söz hakkı istemeleri, öğrenci staj şartları, mimarlık eğitimi süresi, mimarlık okullarının sunduğu olanaklar, sürekli mesleki gelişim merkezinin amacı, Mesleğe Kabul Kurulu’nun oluşturulması, ortaöğretimde tasarım kültürü dersi verilmesi bunlardan bazıları idi. Kurultay Başkanı Mehmet Şener Küçükdoğu ve Mimarlar Odası Genel Başkanı Bülend Tuna’nın kapanış konuşmalarıyla kurultay sona erdi.
Kurultaya ilişkin geniş kapsamlı değerlendirmeleri, Mimarlar Odası web sayfası, MİMARLIK dergisi ve Mimarlık Haberler bülteninin yanı sıra, şube ve temsilciliklerin çeşitli yayınlarından izleyebilirsiniz. Kurultay hakkında ayrıntılı bilgi için web sayfası ziyaret edilebilir: www.mo.org.tr/mek