Eylül 2003
“Kent İnsanın En Önemli Buluşudur” : ULUSLARARASI FİKİR BULUŞMASI YAŞASIN KENTLER (Celebration of Cities) YARIŞMASINA ÇAĞRI
  ACCEE Genel Kurulu ve Belgrad Trienali
  “Yapı Denetimi Kanunu Tasarısı Taslağı”na İlişkin Mimarlar Odası Görüşü
  UIA’dan Mesleği Uygulamada Yeni Kılavuzlar
  İhale Kanununda Son Değişiklikler Ve Mimarlık - Mühendislik Hizmetleri

YİTİRDİKLERİMİZ

HABERLER

YARIŞMALAR

“Kent İnsanın En Önemli Buluşudur” : ULUSLARARASI FİKİR BULUŞMASI YAŞASIN KENTLER (Celebration of Cities) YARIŞMASINA ÇAĞRI

Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) tarafından mimarlar ve mimarlık öğrencileri arasında olmak üzere, iki kategoride bir mimari fikir projesi yarışması düzenlenmiştir. Yarışmanın tema’sı “Yaşasın Kentler” (Celebration of Cities) olarak belirlenmiştir.

 

Yarışma, her mimarın ve her mimarlık öğrencisinin yaşadığı kente dair “keşke yapılsa”, “keşke gerçekleşse” dediği ve yaşadığı kentin çevresel niteliğini, kentsel mekanı, kentlilerin gündelik hayatını zenginleştirecek, toplumsal yaşama katkıda bulunacak, kenti daha yaşanılır kılacak “mimarca” bir hayali, bir düşü, bir fikri olduğu inancına dayanmaktadır.

 

Yarışma, mimarların ve mimarlık öğrencilerinin bu hayallerini sergilemelerini, tanıtmalarını, fikirlerini olabilir kılabilecekleri ortamları yaratmayı hedeflemekte, mimarlığı toplumla buluşturmayı ve halkın kente karşı duyarlığını kışkırtmayı amaçlamaktadır.

 

UIA, gerçekleşebilir fikirlerin, gerçeğe dönüşebilir düşlerin ortaya çıkmasında yerel yönetimlerin öneminin bilincindedir. Bu nedenle, UIA, yerel yönetimlerin ve halkın, mimarlıkla, mimarlarla ve onların meslek kuruluşlarıyla kucaklaşmasını sağlayacak bir ortamın bu yarışma ile yaratılmasını da hedeflemektedir.

 

Yarışma, ulusal ve uluslararası olmak üzere, iki aşamada ve “mimarlar” ile “mimarlık öğrencileri” arasında olmak üzere, iki kategoride gerçekleşecektir. Ulusal yarışma sonunda Ulusal Jüri tarafından seçilecek her kategoriden 5’er eser Uluslararası Yarışmaya katılmak üzere UIA Merkezine gönderilecektir. Bu eserler ve Ulusal Jürinin belirlediği ayrıca her kategoriden 5’er eser, ulusal düzeyde ödüllendirilecektir.

 

Ekli şartnamede yarışmanın hedefleri, yarışmaya katılım koşulları, yarışmacılardan beklenenler ve istenilenler, yarışmanın ne şekilde gerçekleştirileceği ve ne şekilde sonuçlandırılacağı ile yarışma takvimi ayrıntılı bir şekilde verilmektedir.

 

Kentlerimizin kimliksizlik (ayırt edici özelliklerinin çok sınırlı kalması) başta olmak üzere pek çok sorun yaşamakta olduğu herkesçe dile getirilen bir gerçek olduğu halde, bu sorunlara çözüm önerilerinin ve bulunan çözümlerin oldukça sınırlı kaldığı gözlenmektedir. Bu durumun temel sebeplerinden biri de çözüm önerilerini üretmesi ve hayata geçirmesi gereken tarafların iletişimsizliği, bir araya gelmeyi başaramamasıdır.

 

İşte, bu yarışma ile, yalnızca uluslararası bir yarışmaya katılmış olmakla yetinmeyip, kentlerimizin sorunlarını ve çözüm önerilerini tüm tarafların katıldığı ortamlarda tartışmak, kentlerimize sahip çıkılmasını sağlamak için bir fırsat yaratılacağını umuyoruz. Tüm yarışma süreci içinde ve yarışma sona erdikten sonra bile, yerel yönetimlerin, sivil inisiyatiflerin, halkın katılımı ile kentlerimizi, kentsel çevremizi, kentleşme süreçlerimizi, kentlerimizdeki toplumsal hayatı sorgulayabileceğimiz platformlar oluşturmayı hedefliyoruz.

 

2004 yılı Mimarlar Odası’nın 50. Kuruluş Yılı kutlamalarının yapılacağı bir yıldır. 2005’te ise yine Mimarlar Odası, UIA’nın Dünya Mimarlık Kongresine ev sahipliği yapacaktır. Bu mimarlık ortamımız için son derece önemli iki yıl boyunca, bu yarışma ile elde edeceğimiz birikimin ülkemizin birçok kentinde sergilenmesini, mimarlığın toplumla, kentliyle, yerel yönetimlerle buluşmasını ve bir kültürel etkinlik olarak mimarlığın hayatı kucaklamasını sağlayacağız.

 

Tüm meslektaşlarımızı ve mimarlık öğrencilerini bu çabaya katılmaya çağırıyoruz!

 

UIA “YAŞASIN KENTLER” YARIŞMASI TMMOB MİMARLAR ODASI ULUSAL DÜZENLEME KOMİTESİ

 

 

YAŞASIN KENTLER (Celebration of

Cities) YARIŞMA ŞARTNAMESİ

 

ÖNSÖZ

 

Bir Kentler Kutlaması:

“Yaşasın Kentler”

 

Kent, insanın en önemli buluşudur.

 

Bir kent, insanların sadece yaşadığı bir alan değil, aynı zamanda onların kendilerini geliştirdikleri ve yeryüzünde var olmanın tadını en çok çıkartmaya çalıştıkları yerlerdir.  

 

Mimarlar şanslı meslek adamlarıdır, çünkü onlar, kentle yoğun olarak haşır neşir olma olanağına herkesten daha fazla sahip olan kişilerdir. Sırf bu bile kutlanmaya değer bir durumdur ama,  bizler çok daha fazlasını da başarabiliriz. 

 

Her mimarın kendi kentine ilişkin iyi bir fikri vardır. UIA, dünyadaki tüm mimarları kentlilerin düş gücüne seslenecek ve kent yönetimlerini duyarlı kılacak yapılabilir projeler yaratmak üzere harekete geçirerek, onlara bu fikirleri sergileme olanağı verecektir.

 

Kentten tepki alacak, kentin belli bir alanına müdahale ederek tüm kentin hastalıklarından kurtulmasına yardım edecek, onu iyileştirecek, olumlu tepkiler yaratacak eylemler... Zincirleme tepkiler... Yeniden canlandıran, bedeni farklı çalıştıran tepkiler... Bu tür bir dönüşümü başarabilen kentlerde, yeni bir başlangıcı, bir yeniden doğuşu görmek mümkün olabilecektir. Kenti karşılık vermeye bu tür eylemler iter. Kent planlaması, en iyi olduğu hallerde bile, değişimlerin hemen gerçekleşmesine olanak vermeyen bir süreçtir. Kent planlaması hemen her zaman bir dizi eylemi harekete geçiren bir kıvılcımdır. Gerçek bir “kentsel akupunktur”.

 

“Yaşasın Kentler” projesi kenti desteklemeye, onun bir buluşma yeri, bir yaratıcılık ve dayanışma alanı olan özünü yeniden yakalamaya yönelik büyük ve kapsamlı bir süreçtir. Kentlerle bu kucaklaşmanın amacı, insanların yaşamlarını iyileştiren projelerin destekleyicisi olmak, “kentsel akupunkturların” gerçekleşmesinde kolaylaştırıcılık yapmaktır.

 

Azgelişmiş bir çok yerleşim alanına bu projelerle yardımcı olmak mümkündür. Bu eylemin toplumsal değeri, eyleme katılmak, onun içinde yer almak için yeterli bir nedendir. “Yaşasın Kentler” ayrıca, projelerin neredeyse anında tüm dünyada paylaşılabilmesine olanak vererek, bu gün çok sınırlı olan deneyim alışverişini de olanaklı kılacaktır. Bu proje, mimarların değerlerini ortaya koyacakları ve son on yıllarda yavaş yavaş yitirilen alanlarını yeniden ele geçirecekleri en önemli platform olacaktır.

 

Bu uluslararası fikir buluşmamız tüm bunları mümkün kılacaktır. Dünyanın her yerinde eş zamanlı olarak yaratılan fikirlerle ortaya kısa zamanda yüzlerce harika yeni proje çıkacak ve gerçek bir Kent Kutlaması gerçekleşecektir.

 

Jaime Lerner

UIA Başkanı

 

SUNUŞ

 

Günümüzde dünya nüfusunun yarısı kentlerde ve kent topluluklarının oluştuğu alanlarda yaşamaktadır.

 

Kırsal alanlarla karşılaştırıldığında kentlerdeki yaşamın insanlara daha fazla olanak sunduğu açıktır, zira kentler kentlilere sadece ekonomik değil aynı zamanda kırsal alanlarda bulunmayan kültürel seçenekler de sunmaktadır.

 

Daha iyi bir yaşam beklentisi, boyutları yüzyıllar boyunca  farklılık gösteren bir kırdan kente göç hareketinin itici gücü olmuştur. 19. yüzyılda özellikle güçlü olan bu akının haklı gerekçesi kentlerde kırsal alanlara oranla çok daha çekici olan iş bulma ve gelir olanaklarına dayanmaktaydı. Bu gün, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kentler, ve özellikle de büyük kentler ve metropoller hiç değilse ekonomilerinin formel sektörlerinde eskisi kadar iş olanağı sunamıyorlarsa da, gene de kırsal nüfus için çekim odakları olmayı sürdürmektedir.

 

Yaklaşık on ya da yirmi yıl önce, birçok kent plancısı, sosyolog ve hatta yazar, kentlerin sorunlarının kırsal alanlarda çözülebileceğini, ya da çözülmesi gerektiğini düşündü ve savundu. Bugün artık kentleşmenin artık geri dönüşü olmayan bir süreç olduğunu kabul ediyoruz, ancak, aynı zamanda birçok ülkede ne merkezi yönetimlerin, ne yerel yönetimlerin ne de kent plancılarının kentsel büyümeyi kontrol altına alacak güçleri olmadığını da biliyoruz.

Dolayısı ile kentler çarpıcı karşıtlıklar sergilemektedir. Bir yandan ülke varlığının büyük bir yüzdesini üreten bu alanlar, öte yandan da yoksulluğun getirdiği yükün en büyük payını omuzlamaktadır.

 

Yaşam ortamına (habitat) ilişkin politikalar, gereğinden fazla uzun bir süre konut gereksinmesinin karşılanmasına yöneldi ve “herkese konut” yaklaşımının büyük nüfus yoğunlaşmalarının sorunlarını çözeceğine  ve sağlıklı, sıcak ortamlı kentler yaratacağına inanıldı. Ancak son on yılların deneyimi bunun sadece sorunu son derece basite indirgeyen bir bakış açısı olduğunu kanıtladı.

Geniş kapsamlı konut programları, son derece büyük kompleksler ve hatta yeni kentler, pek ender olarak gerçek bir kentlilik ve tüm farklılıkları ile gerçek bir kent yaşamı yaratabildi, ve kentlilere kentlerinden beklemeye hakları olan tüm olanakları sağlayabildi.

 

Tüm yetersizliklerine ve tehlikelerine karşın kentlerin ve yoğun kentleşmiş alanların, yeri gerçek olmayan senaryolar veya geleceği her zaman belirsiz kalmaya mahkum ütopyalarla doldurulamayacak bir gerçek olduğunu kabul etmek gerekir.

 

UIA’nın “Yaşasın kentler / Celebration of Cities” programı, dünya mimarlarına ilgi duyan yerel yönetimlerin benimseyeceği  bir dizi gerçekçi ve yapılabilir proje önerebilmeleri için sunulan bir fırsattır.

 

Bir ilk adım olarak dört senaryo tanımlanabilir:

 

• Tarihi Kent

 

Yıllar geçtikçe pek çok kentimizin ortaya çıkışındaki ilk nedenler yok olmuştur, ve bu kentler artık çağdaş bir kentin toplumsal ve kültürel gerçeklerin oluşturduğu gereksinmelerini ya karşılayamamaktadır ya da çok sınırlı olarak karşılayabilmektedir.

 

Tarihsel anıtlarımızın ve merkezlerimizin restore edilmesi ve önemlerinin vurgulanması yolunda pek çok dikkate değer gayret gösterilmiş olmasına rağmen, benzer bir gayretin konutlar ve altyapı için gösterildiği söylenemez. Halbuki anıtlar ancak, içinde yaşayan nüfusun çevrelerinin tarihsel değerini benimsediği ,bu çevreyi korumaya niyetli ve geliştirmeye hazır olduğu bir kentsel bir dokunun asal parçasını oluşturuyorlarsa var olabilirler

 

Bu nedenle, çabalar anıtların ve anıtsal değerlerin korunmasına yoğunlaşırken, öte yandan yaşam ortamlarının ve yaşam kalitesinin giderek bozulduğunu görüyoruz. Ekonomik sorunlar ve bozuk mülkiyet durumları bazı hallerde konutların bakım ve restorasyonunu yavaşlatan veya olanaksız kılan faktörler olabilir. Diğer bazı durumlarda ise herhangi bir net ve bütüncül projenin uygulanmasını aksatan engel, kent tarafından sunulan teknik hizmetler arasında bir koordinasyon olmayışıdır. Bir mahalle, kompleks ya da kentte girişilecek herhangi bir renovasyon operasyonunda artık orada yaşayan halkın rolü ve desteği bu projelerin başarısı için vazgeçilmez bir öğe olarak ortaya çıkmaktadır.

 

• Büyük Konut Kompleksleri – Metropollerin Çeperleri

 

Bir genelleme yapacak olursak, 50’li yıllardan bu yana hemen hemen tüm kentlerde ve özellikle de kentlerin ve metropollerin çeperlerinde, acil konut ihtiyacına hızlı çözüm olarak büyük konut kompleksleri inşa edildi. Bir toplumda yaşamanın temel gereği olan ortak yaşamın yeniden tanımlanabilmesi için, bu alanların artık gerek mimari gerekse toplumsal açıdan yeniden ele alınması, üzerlerinde düşünülmesi ve buraları için ciddi restorasyon programlarının geliştirilmesi  gerekmektedir.

 

Bu projelerin gerçekleştirildiği dönemlerde, kent düşünün büyüsüne kapılarak kentlere akın eden yüzbinlerce aileye bu yerleşimlerin yakınlarında barınma olanağı sağlamak kesinlikle doğru bir girişimdi. Ancak o günlerin ne siyasal bilinci, ne kent planlama kavramları ne de teknik ve mali kapasiteleri bu sorunun üstesinden gelmeye yeterli değildi.

 

Dolayısı ile, çok kısa bir sürede, ekonomik sorunlara bir cevap olarak yapılan genellikle kuleler veya bloklar şeklinde tasarlanan bu binaların ortaya  hem inşaat teknikleri ve bakım açısından, hem de  sosyal açıdan sorunlar yarattığı açıkça görüldü. Bu, gerek sanayileşmiş gerekse gelişmekte olan ülkeler için de geçerli olan bir durumdur. Sosyal ayrışma, marjinalleşme ve bunların uzantısı olarak bir çok durumda görülen suç patlaması tehlikesi bu büyük konut komplekslerinin temel özelliğidir. Aslında, yerel yönetimler çok kez bu “duyarlı” alanlarla baş etme olanaklarının bulunmadığını itiraf etmektedir.

 

İşte bu konu da, belki de pek çok diğer konudan daha da öncelikli olarak, mimarların ve kent plancılarının üzerine dikkatle eğilmeleri gereken ve siyasi karar vericilerle iletişim kurarak sadece estetik veya inşaat düzeyinde değil toplumsal açıdan da çözüme ilişkin fikir üretmeleri beklenen önemli bir alan olarak karşımızda durmaktadır.

 

Bu bağlamda da bir dizi deneysel proje geliştirilmeli ve kullanıcılarla yakın ilişki kurularak uygulanmalıdır.

 

• Riskli Yaşam Ortamları – Gecekondu Alanları

 

Mimarlar ve kent plancıları tarafından ender olarak ele alınan konulardan biri de bıçak sırtındaki riskli yaşam ortamlarıdır. Bazı ülkelerde ve bazı kentlerin etrafında kaçak olarak inşa edilen konutlarda yaşayan nüfusun, kent nüfusunun %60’ından fazlasını oluşturduğu gözlenmektedir.

 

Latin Amerika kentlerinin ünlü tarihçisi Jorge Hardoy’un dediği gibi, “Latin Amerika’daki gerçek mimarlar ve kent plancıları yoksul halktır”. Bu, sadece dünyanın bu bölgesi için geçerli olan bir durum değildir. Aynı olgu Afrika ve Asya’nın hatta belki Avrupa’nın da tipik bir özelliğidir.

 

Kentlerin etrafında, sağlıksız arsalarda, tehlikeli yamaçlarda giderek artan sayılarda inşa edilen kulübeler, başka bir deyişle bu “gecekondular”, “barrio”lar, “favela”lar genel olarak kent dokusunun bir yarası olarak görülmekte ve buralarda yaşayanlara “yasa dışı” insanlar, “yasa dışı göçmen” veya “toplum dışı” kişiler olarak bakılmaktadır.

 

Bu tür yaşam ortamlarının yaygınlığı ve etkilerine karşı, bu yerleşimlerin başlangıç noktası, burada yaşayan insanlar, sosyal yapıları ve hele ekonomik durumları ile ilgili pek az araştırma yapılmıştır. Mimarların bu alanlara girdiği örnekler pek enderdir ve bu yerleşimlerdeki altyapı, okul, sağlık hizmeti, ulaşım ve genel olarak herşeyden yoksun nüfusun yaşam koşullarını iyileştirecek pek az program geliştirilmiştir.

 

Tüm bunlara karşın,  şaşırtıcı da olsa, bu “yasa dışı” kentlerin geleneksel bir sosyal hiyerarşi ve topluluk yapısına göre etkin bir şekilde işleyebildiğini görmek mümkündür. Mimarlık açısından bakıldığı zaman bile, buralarda çok kez  yaşayan insanların atadan kalma geleneklerinin bir parçası olan geleneksel yapım ve süsleme teknolojilerine rastlanabilmektedir. Bu insanlar genel olarak kendi konutlarını inşa etme becerisine sahiptir ve ihtiyaçları olan şey bir “mimari tasarım” değil, yaşam çevrelerinin iyileştirilmesi için gösterdikleri gayrete bir mimarın yardım etmesi ve bu çabada onlarla birlikte olmasıdır. Böyle bir süreçte bir ihtimal geleneksel roller tersine dönecek ve “ katılım” sözcüğü yeni bir anlam kazanacaktır. 

 

Mesleğimizin acil olarak dikkatini yaşam ortamının bu yönüne vermesi gerektiğine inanıyoruz, ancak aynı zamanda, alışılmış meslek pratiği yollarının bu tür riskli konut alanlarına müdahale açısından pek de uygun olmadığının da farkındayız. Seçilen bazı alanlar için – her türlü dikkat sarfedilerek ve mümkün olduğu kadar alçakgönüllü davranarak – bu tür müdahale yöntemleri ve projelerinin geliştirilmesi son derece yararlı olacaktır.

 

• Banliyöler

 

Metropollerin çeperlerinde büyük kompleksler ve gecekondu bölgelerinden başka bir kentsel olgu daha görülür: banliyöler. Farklı ve birbirinden bağımsız kentleri birbirine bağlayan ve içinde el sanatlarının, endüstri ve hatta bazen tarım faaliyetlerinin iç-içe geçtiği, tekil ve yarı-toplu konutların herhangi bir planlanmış kentsel yapılanmaya bağlı olmaksızın inşa edildiği bu yerleşim alanları, çok kez tampon bölgelerin başıbozuk bir şekilde gelişmesine yol açar. Bu banliyölerin anlamlı kılınabilmesi, sosyal bağların kurulabilmesi ve buraların gerçek bir topluluk yaşamı için vazgeçilmez olan tesislerle donatılabilmesi için,  bu alanların da özel ilgi konusu olması gerekir. İşyerlerine uzak oluşları, yeterli kamu ulaşımı sağlanamaması ve kendine özgü bir kimlikten yoksunluk, bu alanları tanımlanmamış bir bölgeye serpiştirilmiş ve gelişmesi arazi gereksinimin yarattığı baskı ile giderek sağlanacak hizmetlerin (ulaşım, kültürel ve sosyal tesisler, vs.) insafına bırakılmış bir çekirdek yerleşimler toplamı haline getirmiştir.

 

Bu “mekan-olmayan mekanlar” için çözüm çok kez, fazlasıyla çekiştirilmiş ve heterojen bir kentsel dokunun yeniden organize edilmesi, toplumsal yaşam için gerekli öğeleri devreye sokarak mekanın yeniden yapılandırılması, kamuya açık alanları gözden geçirerek bunları toplumsallaşmayı besleyen faaliyetleri barındırır hale getirilmesinde yatmaktadır. Burada da yapılacak iş çok kez sosyal bağların yaratılması yolu ile toplum yaşamının serpilip büyümesini teşvik edecek belirli eylemlerin gerçekleştirilmesi, belirli adımların atılması olmaktadır

 

UIA, Başkanı Jaime Lerner tarafından başlatılan “Yaşasın Kentler/Celebration of Cities” programı çerçevesinde pek çok başka temanın bulunup geliştirilebileceğinin farkındadır ve artık sözü dünya mimarlarına bırakarak, onları bu konu üzerinde düşünmeye ve kentlerinde gördükleri bozukluk ve başarısızlıkları düzeltecek fikirler tasarlamaya davet etmektedir. Bir “kentsel akupunktur” programı olarak tanımlanabilecek bu önemli öneriler, salt dengesizliklerin ve bozuklukların tanımlanması ve analizini olanaklı kılmayacak, aynı zamanda onları düzeltecek somut fikirleri de önerecektir.

 

Düzenlenen uluslararası fikir buluşmasının, 2005 yılında İstanbul’da gerçekleştirilecek olan UIA Kongresi’nde kentlerdeki belirli sorunlara çözüm getiren fikirlerin sergilenmesinden öte, yapım sanatına dahil olan siyasi ve finansal karar vericiler gibi diğer aktörlerin de harekete geçirilmesi sayesinde, bazı tamamlanmış uygulamaları da sunabileceğini umuyoruz.

 

YARIŞMA KOŞULLARI

 

MADDE 1 – Yarışmanın Amacı ve Kapsamı

 

• İnsanların çevresi ile uyum ve denge içinde olması felsefesine dayanan akupunktur gibi, mimarlık da kentlerde yaşayanların yaşam koşullarını iyileştirecek ve sıradan olmayan eylemlerin başlatılmasını olanaklı kılabilmelidir.

• Bu uluslararası fikir buluşması, kentlerin çoğunda onların can damarlarını etkileyen ve kentlilerin günlük yaşamlarını dengesiz kılan kritik sorunlar dikkate alınarak, mimarların ve mimarlık öğrencilerinin kentlerine eleştirel bir gözle bakmalarını ve insanla çevresi arasında daha iyi bir uyum sağlayacak, basit ve kolay uygulanabilir çözümler önermelerini teşvik etmek amacı ile düzenlenmiştir.

 

• Yaşadığımız kentlerin ana unsurlarının analiz edilmesi ve yeni fikirlerin sunulması karar vericilerin kentleri daha uyumlu ve dinamik bir hale getirmelerine yardımcı olacaktır. Mimarlarla karar vericiler arasındaki ilişkiler pragmatik ilişkiler olmalıdır. Bu nasıl gerçekleşebilir? Mimarlara ve mimarlık öğrencilerine bazı eylemleri önerme fırsatı sağlanarak ...

 

• Akupunkturun ana ilkesinde olduğu gibi, bu eylem alanları basit ve etkisi hemen görülebilir türden, maliyetleri ise makul düzeylerde olmalı, kentlilerin günlük yaşamlarını kolaylaştırabilecek herhangi bir alana uygulanabilmeli ve aynı zamanda ister kentlerin merkezlerindeki, isterse de insanların riskli koşullar altında yaşadıkları kent çeperlerindeki acil ihtiyaçlara cevap verebilmelidir.

 

• Getirilecek öneriler çevre, sanayii, ticaret, yollar, ulaşım, kamu güvenliği, iletişim, kentsel canlandırma, kamuya açık mekanlar vs. ile ilgili herhangi bir önemli sorunu ele alabilir. Önerinin sürdürülebilirlik yönüne ağırlık verilmelidir.

 

MADDE 2 – Ana İlkeler

 

• Ortaya, siyasi irade ya da kaynak yokluğu nedeniyle uygulamaya konamayacak ilkeler koymanın hiçbir yararı olmadığını biliyoruz. Bu nedenle, tüm UIA Üye Kesimleri, belediye başkanları ve diğer kent temsilcileri ile ilişki kurarak, yerel yönetimlerin kendilerini kentlerini kamu yararı için kucaklamaya  ve yüceltmeye adamalarını ve bu sürece katılmalarını sağlamalıdır. Mimarlar ve yerel yönetimler arasındaki sinerji, bu nedenle, vazgeçilemeyecek bir öğedir.

• 2004 yılı başlarında mimarlar ve mimarlık öğrencileri tarafından sunulacak en iyi projeler seçilmiş olacaktır. 2004 yılı içinde, bu projelerden bazılarının, UIA’nın dünya çapındaki “Yaşasın Kentler” programına aktif olarak katılmanın önemini kavrayan kentler tarafından benimsenip, geliştirilerek uygulanması beklenmektedir. 

 

• Bir kent için geliştirilecek önerilerin ya da her ülkedeki bu yarışmaya katılacak kentlerin sayısına ilişkin herhangi bir sınırlama yoktur.

 

• Projeleri, bu fikir buluşmasının uluslararası aşamasında seçilen mimarlar ve mimarlık öğrencileri UIA tarafından özel olarak onurlandırılacaktır. Bu projeler 2005 yılında İstanbul’da toplanacak olan UIA Dünya Kongresi sırasında sergilenecek ve kazanan her projenin bir temsilcisine Kongre’ye ücretsiz kayıt olanağı tanınacaktır. 

 

• UIA yarışmaya katılan kentlerin belediye başkanlarına da İstanbul Kongresi’ne katılarak, Kongre’nin özel bir bölümünde gerçekleştirilen projelerden herhangi birini tanıtma olanağı verecektir.

 

MADDE 3 – Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş

 

Uluslararası Fikir Buluşması, Uluslararası Mimarlar Birliği Başkanı Jaime Lerner’in başlattığı “Yaşasın Kentler” faaliyet programı çerçevesinde, UIA tarafından;

Bu buluşmanın Türkiye ayağını oluşturan Ulusal Yarışma, UIA Türkiye Kesimi olan TMMOB Mimarlar Odası tarafından düzenlenmektedir.

 

MADDE 4 – Yarışmanın Türü ve Kategorileri

 

Katılımın, koşullara uygun olan herkese açık olduğu bu fikir buluşması, tüm dünyada, UIA Üye Kesimlerindeki ulusal yarışmalar ve bunun ardından ulusal yarışmaları kazananlar arasından yapılacak bir uluslararası seçim olmak üzere iki aşamalı olarak gerçekleştirilecektir.

 

Fikir buluşması mimarlar (P) ve mimarlık öğrencileri (S) olarak iki kategoride düzenlenmektedir.

 

MADDE 5 – Yarışmaya Katılabilme Koşulları

 

Yarışma UIA Üye Kesimlerindeki mimarlara ve mimarlık öğrencilerine açıktır.

 

• MİMARLAR (P): UIA Üye Kesimi (Türkiye’de TMMOB MİMARLAR ODASI) tarafından resmi olarak tanınan mesleki yeterliliğe sahip tüm mimarlar, kendi ülkelerinde düzenlenecek olan yarışmaya katılabilirler.

• ÖĞRENCİLER (S): Kendi ülkelerindeki UIA Üye Kesimi tarafından resmi olarak tanınan bir mimarlık okulunda eğitim görmekte olan tüm mimarlık öğrencileri, o ülkede düzenlenecek olan ulusal yarışmaya katılabilirler

 

MADDE 6 – Yarışmanın Ulusal Aşaması 

 

Yarışma, katılan ülkelerin kendi özel koşulları ve tercihlerine göre tek, ya da yerel ve ulusal olmak üzere iki kademeli olarak düzenlenebilir.

 

Türkiye’deki yarışma tek kademeli bir ulusal yarışma olarak düzenlenmektedir. Yarışmaya sunulacak olan projeleri değerlendirecek olan jüri, bu değerlendirmeyi ayrıntıları Madde 14’de verilen ölçütlere göre yapacaktır.

 

Ulusal Jüri, genel yarışma kuralları uyarınca, UIA Türkiye Kesimi olan TMMOB Mimarlar Odası tarafından belirlenmiştir.

 

MADDE 7 – Yarışmanın Uluslararası Aşaması

 

Ulusal jüriler tarafından her kategoriden (mimarlar ve mimarlık öğrencileri) beşer adet olmak üzere seçilecek projeler, uluslararası seçime katılmak üzere UIA Genel Merkezi’ne yollanacaktır.

 

Bu aşamadaki değerlendirme ve ödül alacak projelerin belirlenmesi, Madde 16’da tanımlanan uluslararası bir jüri tarafından yapılacaktır.

 

MADDE 8 – Yarışma Takvimi

 

Son kayıt tarihi

6 Ekim 2003

Projelerin Mimarlar Odası Genel

Merkezi’ne ulaşması veya teslimi

için son tarih     

5 Ocak 2004(saat 18.30’a kadar)

 

Ulusal Jüri çalışması       

20 Ocak 2004

 

Ulusal yarışmalarda seçilen projelerin

UIA Genel Merkezi’ne ulaşması için son tarih        

19 Şubat 2004

Uluslararası değerlendirme         

 

Kazananların açıklanması           

19 Mart 2004

(Paris’te, UIA Genel Merkezi’nde)

 

Ulusal Yarışma sonuçlarının

açıklanması      

20 Mart 2004

 

(Takvimde herhangi bir değişiklik yapılması söz konusu değildir.)

 

MADDE 9 – Ulusal Yarışmada Kayıt İşlemleri

 

• Türkiye’de düzenlenen yarışmaya katılım için ödenecek olan kayıt ücreti mimarlar için 60.000.000 TL, öğrenciler için 15.000.000 TL’dir. Bu ücret, hiçbir durumda geri ödenmez.

 

• Kayıt ücreti, kayıt süresinin (6 Ekim 2003) bitiminden önce, TMMOB Mimarlar Odası’nın aşağıdaki banka hesabına yatırılmış olacaktır:

 

Türkiye İş Bankası Meşrutiyet

(ANKARA) Şubesi

Şube Kodu: 4213 Hesap No: 9319

(Havale ücreti alınmayacaktır.)

 

• Kayıt başvuruları için aşağıdaki bilgi ve belgeler sağlanacaktır:

 

- Kayıt yaptıran yarışman adayının adı, soyadı, açık adresi, telefon ve faks numaraları, e-posta adresi; veya

 

- Yarışmaya bir ekip olarak girilmesi durumunda, ekip liderinin adı, soyadı, açık adresi, telefon faks numaraları, e-posta adresi

 

- Kayıt yaptıran mimarlar için, Mimarlar Odası üyesi olduklarını ve meslekten men cezalı olmadıklarını gösteren belge,

 

- Kayıt yaptıran mimarlık öğrencileri için, okullarından alınacak bölümlerini ve sınıflarını da belirten, öğrenci olduklarına ilişkin belge

 

- Kayıt ücretinin yatırıldığına ilişkin belge

 

• Yarışmaya farklı disiplinlerden oluşan bir ekiple katılınması durumunda, ekip liderinin Mimarlar Odası’na kayıtlı ve meslekten men cezalı olmayan bir mimar olması gerekmektedir.

 

• Kayıt için gereken belgeleri tamamlayarak Mimarlar Odası Genel Merkezine (Konur Sokak 4/2, 06650 Yenişehir-ANKARA) elden veya posta, e-posta, faks, kurye ile en geç 6 Ekim 2003 Pazartesi günü saat 17.00’ye kadar ulaştıran yarışmacıların kayıt işlemleri yapılacak ve kendilerine kayıt belgesi verilecektir.

 

MADDE 10 – Teslim Koşulları

 

• Yarışmaya teslim edilen tüm belgelerde (panolar, kimlik zarfları, CD ROM, proje ambalajı) KİMLİKLER GİZLI olacaktır.

 

• Her paftada ait olduğu kategoriyi belirleyen P (mimarlar için) ve S (öğrenciler için) harfi ile birlikte bir de RUMUZ olacaktır. Rumuz, 2 cm. yüksekliğinde iki harf ve dört sayıdan oluşacak ve teslim edilen bütün belgelerin sağ üst köşesine konacaktır.

 

• Proje ile birlikte, biri ulusal yarışmayı kazanan projelerle birlikte UIA Genel Merkezi’ne yollanacak, diğeri de gizlilik koşulu kalktığı anda ulusal sonuçları ilan edebilmek için Mimarlar Odası tarafından saklanacak iki adet KİMLİK ZARFI teslim edilecektir.

 

• Yarışmaya katılan kişinin, yarışmaya ekip olarak katılınması durumunda da ekip liderinin ve tüm ekip elemanlarının tam ve açık kimlikleri iki kopya olarak düz bir kağıda yazılacak, bunlar içini göstermeyen iki zarfa konacak ve zarflar mühürlenecektir.

• Kimlik zarflarının üzerinde hangi kategoriye ait olduğu P veya S harfi ile açık olarak belirtilecek, sağ üst köşesinde de rumuz bulunacaktır.

 

• Yarışmanın gizlilik koşulu kalktıktan sonra, ulusal yarışmaya katılan bütün projelerin sergilenmesi amaçlandığından, kimlik zarflarından bir tanesinin üzerine, isteğe göre, AÇILABİLİR veya AÇILAMAZ  diye yazılacaktır

 

• Proje panoları, CD ROM (bkz Madde 13) ve kimlik zarflarının en geç 5 Ocak 2004 Pazartesi günü saat 18.30’a kadar TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezi’nin aşağıdaki adresine ulaşmış olması gerekmektedir:

TMMOB Mimarlar Odası

Konur Sokak 4/2

06650 Yenişehir, ANKARA

 

• Proje ambalajının üzerinde açık olarak UIA YARIŞMASI ve kategorisini belirten P  (mimarlar için) veya S (öğrenciler için) harfleri bulunacaktır.

 

• Yarışmaya sadece bir proje ile katılınabilir.

 

MADDE 11 – Gizlilik

 

• Yarışmanın ulusal ve uluslararası tüm aşamalarında katılanların kimliği, gerek projelerin teslimi gerekse değerlendirilmesi sırasında gizli tutulacaktır.

 

• Projelerin tesliminden sonra raportörler tarafından teslim edilen bütün belgelerin üzerindeki rumuzun üzeri raportörler tarafından kapatılacak ve  rumuzun yerine bir sıra numarası konacaktır. Jüri projeleri sadece bu sıra numarası ile tanıyacaktır.

 

• Kimlik zarfları Mimarlar Odası tarafından güvenli bir şekilde saklanacak ve ulusal yarışmayı kazanan projelerin kimlik zarfları, projelerle birlikte UIA’ya yollanacaktır.

 

• Ulusal yarışmayı kazananların kimlikleri, uluslararası değerlendirme sonuçlanıncaya kadar gizli kalacaktır.

 

MADDE 12 – Kullanılacak diller

 




  
ARAMA ARŞİV