| |
435
OCAK-ŞUBAT 2024
| |
 |
-
Melis Acar, Öğr. Gör., TEDÜ Mimarlık Bölümü
-
Kıvanç Kılınç, Fehmi Doğan, İpek Akpınar, Erdem Erten, Koray Korkmaz, Uğur Demir, Altuğ Kasalı, Ebru Yılmaz, Tonguç Akış
-
Fehmi Doğan, Prof. Dr., İYTE Mimarlık Bölümü
-
Ebru Şevkin, Arş. Gör. Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü
-
Fatma Şahin, Yüksek Mimar; Senem Doyduk, Doç. Dr., Sakarya Üniversitesi, Mimarlık Bölümü
-
Feran Özge Güven Ulusoy,
Arş.Gör.Dr., Eskişehir Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü;
Nuray Özaslan,
Prof.Dr., Eskişehir Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü
-
Gizem Cansu Gündoğdu, Y. Mimar; Ege Uluca Tümer, Doç. Dr., Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Bölümü
-
Havva Alkan Bala,
Prof. Dr., Çukurova Üniversitesi Mimarlık Bölümü; Müge Develier,
Arş. Gör., Antalya Bilim Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü
-
Hayriye İsmailoğlu, Arş. Gör., Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mimarlık Bölümü; Yıldız Salman,
Dr. Öğr. Üyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü
KÜNYE
|
|
 |
MİMARLIK'tan
Cumhuriyet’in ilk yüzyılı boyunca mimarlık, üretim süreçlerinin, emek rejimlerinin, eğitim politikalarının ve ekolojik krizlerin tam ortasında yer aldı. Bugün de aynı dinamiklerin baskısı altında, mesleği estetik biçimlerin ya da teknik çözümlerin toplamı olarak görmek, bu çok katmanlı yapıyı görünmez kılıyor. İkinci yüzyılda ise mimarlık üzerine düşünmek; iktidar ilişkilerini, gündelik yaşamın örgütlenmesini, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini ve emeğin görünürlüğünü tartışmayı zorunlu kılıyor.
Bu sayıda öne çıkan yazılar, tam da böyle bir kavşakta, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına dair tartışmaları gündeme taşıyor. TED Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye’nin 100+100 Yılı: Ekolojik Notlar Sempozyumu, ekolojik yıkımın kentleşme dinamikleriyle nasıl iç içe geçtiğini sorgularken; İzmir’de gerçekleşen 12. Mimarlık Eğitim Kurultayı, meslek örgütleri ve akademi arasındaki dayanışmanın, sermaye odaklı dönüşümlere karşı nasıl kolektif bir yanıt üretebileceğini tartışmaya açıyor.
Ve nihayetinde, bütün bu tartışmaların ufkunu açan bir isim: Leman Tomsu. Cumhuriyet’in erken yıllarında kadınların mesleki varoluşuna öncülük eden Tomsu, kadınların mimarlık pratiğinde ve kuramında açtığı alanı genişletmenin yalnızca meslek etiğinin değil, aynı zamanda toplumsal adalet mücadelesi açısından da temel bir gereklilik olduğunu hatırlatıyor. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında ise onun mirası, mimarlığı toplumsal modernleşmenin bir aracı olarak yeniden düşünmemiz için kritik bir referans noktası olmaya devam ediyor.
Bu icerik 974 defa görüntülenmiştir.
|
 |
|
|