435
OCAK-ŞUBAT 2024
 
MİMARLIK'tan

DÜNYADA MİMARLIK MÜZELERİ

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

  • FNN Sürdürülebilirlik Merkezi
    Havva Alkan Bala, Prof. Dr., Çukurova Üniversitesi Mimarlık Bölümü; Müge Develier, Arş. Gör., Antalya Bilim Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü

TEMA[S]

YAYINLAR



KÜNYE
ETKİNLİK

“Türkiye’nin 100+100 Yılı: Ekolojik Notlar” Sempozyumunun Ardından

Melis Acar, Öğr. Gör., TEDÜ Mimarlık Bölümü

TED Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi tarafından Cumhuriyetin 100. yılı kapsamında 16 - 17 Kasım 2023 tarihlerinde düzenlenen sempozyumun ardından yazar, öne çıkan bölümlerden kesitler aktarıyor.

Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023 yılını geriye dönük değerlendirmeler yapmak için bir fırsat olarak görmek gerekir. Cumhuriyet, Türkiye tarihinde birçok alanda olduğu gibi fizikî çevrenin dönüşümünü açısından da dönüm noktası oluşturmuştur. Bu dönüm noktasını anlamak / anlamlandırmak ve önümüzdeki 100 yılın nasıl şekillenebileceği üzerine düşünmek için TED Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi olarak bir sempozyum düzenleme kararı aldık. 16-17 Kasım 2023 tarihlerinde TED Üniversite’si Ahmet Ersan Konferans Salonu’nda gerçekleştirdiğimiz “Türkiye’nin 100+100 Yılı: Ekolojik Notlar” başlıklı bu sempozyumun ardından bir özet ve değerlendirme bağlamında düzenleme komitesi adına bu yazıyı kaleme alıyorum.

Bir Araya Gelmek

TEDÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi olarak 2023 yılının ilk aylarından itibaren Türkiye Cumhuriyet’inin 100. yıl dönümüne ithafen neler yapabileceğimizi düşünmek için görüşmelere başladık. Bu dönemde birçok üniversitenin, kurumun, derneğin 100. yıl kapsamında etkinlik düzenlemesi bekleniyordu. Geçtiğimiz üç aya baktığımızda Ankara’da pek çok panel, atölye, yarışma, sergi ve kitap tanıtımı gerçekleştirildi. Özellikle üniversitelerin düzenlediği yarışmaların öğrencilere yönelik olmasını, kapsayıcı ve teşvik edici tutumlarını, takdir etmek gerekir. “Cumhuriyet” ve “100 yıl” kavramlarının tüm bu akademik etkinlikleri ve tartışmaları doğurması elbette önemli. Başka bir açıdan baktığımızda ise farklı alanlarda veya yöntemlerle bir araya gelen akademinin aynı kavram çevresinde toplanarak bu kadar çeşitli okumalar üretmesi de oldukça değerli. (Resim 1)

TEDÜ Mimarlık Bölümü’nün organizasyonunu üstlendiği 100. yıl etkinliği halka açık ve geniş katılım hedefli Türkçe bir sempozyum düzenlemekti. İlk olarak sempozyumun ana çerçevesini çizmek, araştırmaların ve tartışmaların kapsamını belirlemek amacıyla bir başlık üzerine karar verildi. Cumhuriyet’in 100 yılı üzerine düşündükçe “hangi yüzyıl?” sorusu belirmeye başladı. “Geçmiş” yüzyılı değerlendirmenin önemi konusunda hemfikirdik ancak “gelecek” yüzyılın neler getirmesini beklediğimiz / beklememiz gerektiği konusu tartışmaya açıktı. Buradan yola çıkarak, sempozyumun ana başlığını “100+100” olarak kararlaştırdık. Türkiye’nin 100+100 yılını değerlendirecektik. Nitekim, böyle kapsamlı bir değerlendirmeyi sadece yapılı çevre üzerinden bile yaptığımızda araştırmaların ortak bir yerde buluşamama ihtimali yüksekti. Bir alt başlığa ihtiyacımız vardı. Aradığımız kavramın “+100” ifadesinde saklı olduğunu görmemiz zor olmadı: gelecek yüzyılın yapılı çevresinin değişimi muhakkak ki ekolojik değişimlere bağlı olacaktı.

100 + 100

Sempozyumun ele aldığı “100 + 100” teması iki perspektifin bir aradalığı üzerine kuruludur.

Bir yanda Cumhuriyet’in içine doğduğu modernist gelişme ve aydınlanma söylemine eşlik eden yenilikçi yapılaşma ve planlı kalkınma idealinin toplumsal evrimini, diğer yanda ise kentsel ve doğal çevrenin ilişkisi, doğal kaynakların idaresi, tarihi dokunun korunması ve sosyal ve ekonomik eşitsizliğin giderilmesine yönelik ısrarlı gündemi odağına alır. Geçmişin kentsel ve kırsal gelişim programının yapılı ve doğal çevreyi nasıl biçimlendirdiğinin değerlendirmesinin, direngen, sürdürülebilir ve eşitlikçi bir gelecek tasavvuru için yenilenmiş bir önem ve işlev kazanacağı, bu fırsat ile öngörülebilir.

Başka bir açıdan bu tür fırsatlar, böylesi, yapılı çevre-doğal çevre ya da kentsel gelişim-koruma gibi karşıtlıkların ötesinde; kent, mimarlık ve toplumsal üretimin tarihini, doğal çevrenin tarihi ve geleceğiyle birlikte düşünmek için bir ortam yaratır. 21. yüzyılın ivedi eylem gerektiren krizlerinin oluşturduğu gündemin, yüz yıllık bilançoya bakışımızda işlevsel bir eleştirelliği davet edeceği öngörülebilir. Diğer yandan, Bookchin’in tanımladığı şekliyle insanın doğanın “bilgililiği” [knowingness], “zekâya, akla ve kendi üzerinden düşünme yeteneğine doğru evriminin cisimleşmesi olduğu” önermesini de anımsayarak, geçmiş görgü, bilgi ve deneyimin, tüm hata ve erdemleriyle birlikte daha iyi bir geleceğe dair evrilmekte olan bir süreklilik içinde araştırılmasının imkânı belirgin olacaktır.[1]

Yüz Yıllık Bilanço

Cumhuriyet’in sağladığı sosyal, politik, ekonomik ve kültürel ortamın yarattığı “inkılap” mimarisi ütopist ve idealisttir. O dönem tasavvur edilen modern kent ve insan yenilikçidir, gelişime açıktır. Nitekim, geçmiş yüz yılın bilançosu sunulan idealist Cumhuriyet imgesi

kadar kusursuz olmayacaktır. Hızlı kentleşme, doğal kaynakların aşırı tüketimi, tarihi kent dokusunun tahribi, sosyal ve ekonomik eşitsizlik gibi önemli sorunlar ortadadır.

"Türkiye'nin 100+100 Yılı: Ekolojik Notlar" teması, araştırmacıları, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ekolojik zorluklar ve fırsatlar çerçevesinde, geçmiş deneyime dair araştırma ve iç görülerle gelecek kurgusuna katkıda bulunmaya davet etmek amacıyla gerçekleştirildi. Sempozyumun hedefinde Cumhuriyet Ankara’sını ve Türkiye’sini farklı ölçek ve bağlamlardan tartışmak, gelecek yüzyıla dair bir öngörü oluşturmak bulunuyordu. Bu yaklaşım, sanat, tasarım, mimarlık ve planlamanın yanı sıra çevre çalışmaları ve sosyoloji gibi alanlardan araştırmacının disiplinler arası iş birliği ile sağlandı.

Sempozyum Açılış

Sempozyum için davet gönderdiğimiz katılımcılardan gelen araştırma konuları programın şekillenmesini sağladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmiş yüz yılının yapılı çevresi ve ekolojik değişimleri ile bilançosu çıkarmak isteyen katılımcılarımız ve geleceğe dair senaryolara yoğunlaşmak isteyen katılımcılarımız bulunuyordu. Davet edilen akademisyenlerin birçoğunun Ankara’dan olması araştırmaların başkent üzerine yoğunlaşmasında kuşkusuz bir etmendi. Bu sebeple, sempozyumun ilk gününe Cumhuriyet Ankara’sı üzerine yoğunlaşan araştırmalar toplanıldı.

16 Kasım Perşembe günü Türkiye’nin 100+100 Yılı: Ekolojik Notlar” sempozyumu açılış konuşmalarıyla başladı. Düzenleme komitesi adına açılışı yapan Neşe Gurallar oldu. Cumhuriyet Türkiye’sinin değişen yapılı çevresini farklı ölçeklerden, farklı anlatıcılardan ve farklı sosyal bileşenler ışığında incelemeyi ve tüm bunları ekolojik notlarımızla değerlendirmeyi amaçlandığımıza değinildi. (Resim 2)

Davetli konuşmacı İlhan Tekeli ile devam eden program kapsamlı bir başlangıç yapmış oldu. Tekeli’nin yoğun anlatımı yüzyıllık Türkiye’nin modernleşme öyküsünü dört dönemde ele aldı. 1923-1950 yılları arasında köktenci modernleşme, 1950-1980 arasını popülist modernleşme, 1980-2000 yılları arasını ise modernitenin aşındığı, yerine post modernist çözümlerin uygulanmaya başladığı bir dönem olarak, 2000-2023 arası ise Cumhuriyetin köktenci modernite projesine karşı bir muhalif konumu olan bir siyasal grubun sürekli iktidarda kalmayı başarabildiği yıllar olarak dönem ayrımlarını tanımladı. Her dönemin ayrıntılı anlatısını dinleyicilere aktarırken ekonomik kalkınma ve yerleşme stratejilerinin izinden uygulanan ulus devletinin inşa projelerine ve biyolojik çeşitlilikte yaşanan kayıplara değindi. (Resim 3)

Sempozyum 1. Oturum

Sempoyumun birinci oturumu Cumhuriyet’in başkenti Ankara’ya odaklanan, mimarlık ölçeğine yakın araştırmaları kapsamaktadır. Oturum başkanlığını Meltem Yılmaz üstlenmiştir.

İlk sunumda, Aylin Alicanoğlu Şerifoğlu (İnci Basa ile) Ankara Atatürk Bulvarı üzerindeki kentsel parkların 100 yıl öncesinde ekolojik bir bütün olarak nasıl tasarlandığını ve bugünkü durumunu aktarmıştır. Elif Yabacı (Başak Uçar, Derin İnan, Melis Acar, Onur Yüncü ile) ise desteklenen bilimsel araştırma projesi kapsamında çalıştıkları eğitim kampüslerinin (TED Üniversitesi Kampüsü ve Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü) Kolej-Cebeci Semtleri üzerindeki çevresel etkisini, özellikle kentsel dönüşüm projelerine odaklanarak, ortaya çıkarmıştır. Devamında, Melis Acar fidanlığın ötesinde, derenin bitişiğinde bir Cumhuriyet değeri olarak kurulan Türk Maarif Cemiyeti’ni okulunun (TED Ankara Koleji) çevresindeki sosyo-mekansal dinamikler üzerindeki dönüştürücü etkisini değerlendirmiştir. Oturumun son konuşmacısı olarak Heves Beşeli Özkoç (Onur Özkoç, Seda Nehir Gümüşlü ile) Ankara’nın başkent olma misyonuyla ilişkili olarak inşa edilmiş olan büyükelçilik yapılarının geçmiş ve gelecek dönüşümler için dirençli yapan unsurlarını tespit eden yaklaşımlarını sunmuştur. (Resim 4)

Sempozyum 2. Oturum

Sempoyumun ikinci oturumu başkent Ankara’nın kentsel dokusuna, imgelerine, sosyal mekanlarına ve yeşil alanlara değinen, kent ölçeğinde araştırmaları içermektedir. Oturum başkanlığını Neşe Gurallar üstlenmiştir.

Güliz Öktem Taşdemir’in sunumuyla başlayan ikinci oturum bu çalışmada kent ve kentli geleneğinin, gündelik yaşantının izlerini taşıyan pasajların kentsel ekolojiyi ve aidiyetini değerlendirmektedir. İkinci sunumda, Irmak Yavuz Özgür (Başak Aycan Özkan, Elif Merve Nalçakar ile) temel tasarım ve ekolojik pedagojinin teorik temellerini bir araya getirmenin izlerini arayan araştırmalarını stüdyo projelerinden örnekler göstererek anlatmıştır. Zeki Kamil Ülkenli ile devam eden oturum, önemli bir kentsel alan kullanımı ve metropoliten kent parçası olmasının yanısıra politik bir müdahalenin de nesnesine dönüşmüş olan Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) meselesine değinmiştir. Ardından, Zeynep Eraydın Ankara kentinin değişen yüz yıllık kent imgesini, imgenin bileşenleri üzerinden okuyan, değişim sürecini planlama ve tasarım pratikleri üzerinden tartışan araştırmasını dinleyici ile paylaşmıştır. (Resim 5)

Sempozyumun İkinci Günü

Davetli konuşmacı Esra Akcan yıkım ve tekrar inşanın yüzyıllık tekrarının hazin hikayesini İstanbul kenti üzerinden dile getirmiştir. Akcan’ın kurduğu anlatı daha önce bağlantısı kurulmamış birçok bilinen gerçeğin bir mimarlık tarihçisinin iz sürme yetisi ile buluşmasının en belirgin örneklerindedir. Bir yanda depremin yarattığı yıkımın suçu mimarlığın üzerine yüklenirken diğer yanda halkın mimarlığın iyileştirici gücüne inandırılmaya çalışılması, hükümlüler ve vaatler sarmalı Akcan’ın değindiği önemli bir noktaydı. Bu faydasız döngüde yer alan projeler ve mimarlar Akcan’ın anlatısında yer ediyordu. (Resim 6)

Sempozyumun ikinci günkü oturumlarının arasında bir başka davetli konuşmacı olan Osman Balaban geleceğin kentlerine ve kentlilerine ekolojik krizin eşiğinden bakmanın yollarını tartıştı. Balaban, Ekolojik krizin ve bugün karşılaştığımız zorlukların şehirlerle güçlü bir şekilde bağlantılı olduğunun altını çizdi. Şehirler arasındaki tarihsel ilişkileri ve devam eden ekolojik krizi açıklayan Balaban sürdürülebilir kente dair geleceklerin kavramsal ve pratik temellerini dinleyici ile paylaştı. (Resim 7)

Sempozyum 3. Oturum

Sempoyumun ikinci günü kapsamında olarak Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca yüzleştiği siyasi ve sosyal değişimlerin etki ettiği kent ve kent ekolojisi konularındaki araştırmalar toplanmıştır. Üçüncü oturumun başkanlığını Bülent Batuman üstlenmiştir.

Oturumun ilk panelisti olan Berin Gür yaptığı konuşmada özenli ve kapsayıcı bir mimarlık anlayışına ihtiyaç duyduğumuz bu yüzyılda, “yeniden fetih” fikrini kışkırtan kutlama pratiklerini sorgulamamız gerektiğini vurgulamıştır. Eser Köker ve Ülkü Doğanay Türkiye’deki seçim kampanyalarında “çevre” sorununu ele alan literatüre odaklanan ve çevre hareketinin “politik sözü”nün seçim kampanyalarına taşınamadığını tartışan araştırmalarını sunmuşlardır. Ardından, Bilge İmamoğlu (Başak Uçar, Seray Türkay ile) Cumhuriyet tarihinin önemli görülmüş yıldönümlerine odaklanarak mimarlık, kent ve yapılı/doğal çevrenin tarihine odaklanan yayınların içeriklerini karşılaştırmalı olarak incelemişlerdir. Ela Ataç Kavurmacı, Türkiye’nin farklı dönemleri için demografik değişim coğrafyası çıkarmış ve bunu Türkiye’nin “modernleşme coğrafyası” olarak yorumlamıştır. (Resim 8)

Sempozyum 4. Oturum

Sempozyumun son oturumu Türkiye’de değişen kent ekolojileri için iyileştirici nitelikte öneriler ve görüşler sunan araştırmalardan oluşmuştur. Oturum başkanlığını Tomris Elvan Altan üstlenmiştir.

Oturumun ilk sunumunda Özgün Özçakır ve T. Elvan Altan Cumhuriyet’in mimarlık üretiminin özelliklerinden yola çıkarak, Türkiye’de modern mirasın korunması meselesini farklı şehirlerden örnekler üzerinden değerlendirmişlerdir. Ardından, B.Beril Kapusuz Balcı ve Duygu Tüntaş öğrencilerin de katkı sağladığı mimari fotoğraf çalışmalarından örnekler göstererek binaları ve diğer eserleri sadece işlevsel nesneler veya estetik ifadeler olarak değil, aynı zamanda çevresiyle kurduğu ilişki ve insan deneyimi üzerinde benzersiz niteliklere ve etkilere sahip varlıklar olarak düşünmeye davet etmişlerdir. Son sunum olarak, Merve Tuna Kayılı, geçmişi eleştirerek geleceğe yön vermek isteyen bir bakış açısıyla, analitik bir çalışmayla siyaset düzlemi ve çevre politikacılarına bir altlık sunmuştur. (Resim 9)

Sempozyumunun Ardından

Sempozyumda farklı alanlardan araştırmacıların katkı koyması farklı ölçeklerden konuya yaklaşmamıza olanak sağladı. Her araştırmanın değindiği “ekolojik notlar” üstüne düşünmeye, tasarlamaya ve daha iyi bir gelecek hayal etmeye dair bir çaba aşıladı.

Sempozyuma eşlik eden TEDÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği "Cumhuriyet Ankarası ve Kent Modelleri" sergisi, Baykan Günay’ın “Görünmez Kent Ankybele” kitabının tanıtılması ve TEDÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü’nün düzenlediği "Yüzüncü Yıl Anı Objesi Tasarımı Öğrenci Yarışması" sonuçlarının sergisi etkinliğe ek bir değer kattı. (Resim 10)

“Türkiye’nin 100+100 Yılı: Ekolojik Notlar” sempozyumun çok değerli bir iş birliği ile gerçekleştiğini buraya not etmek isterim. Tüm katılımcıların ve konuşmacıların süreçte görüşlerini paylaşması ile çok yönlü tartışmalar ve araştırmalar toplandı. Neşe Gurallar başta olmak üzere Bilge İmamoğlu, Namık Erkal, Berin Gür, Çağrım Koçer, Deniz Yeni ve Belkıs Sena Top sempozyuma dair her konuda emek gösterdi. Sempozyum gününde bizlere yardım eden TEDÜ Mimarlık öğrencilerimiz Aysu Arslan, Bilge Fındık, Sude Nehir Aslan ve Zeynep Tabanlıoğlu’na da özel teşekkürlerimizi bir kez de buradan iletmek isterim.

NOTLAR

[1] Yazının bu bölümü davetli katılımcılarla paylaşılan çağrı metninden alıntılanmıştır.

Bu icerik 1110 defa görüntülenmiştir.