ETKİNLİK
Türkiye’nin Deprem Gerçeği: 6 ve 20 Şubat Depremlerinin 2. Yılında Deprem İllerinde Mimarlık, Planlama ve Afet Yönetimi Etkinlik Dizisi
Filiz Ayaz, Arş. Gör., İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü
Geçen Ağustos ayında İstanbul’da gerçekleştirilen “Mimarlık, Planlama ve Afet Yönetimi Sempozyumu”nun devamı niteliğindeki “Türkiye’nin Deprem Gerçeği: 6 ve 20 Şubat Depremlerinin 2. Yılında Deprem İllerinde Mimarlık, Planlama ve Afet Yönetimi Arama Konferansı ve Sempozyumu” için 7 - 8 Şubat 2025 tarihlerinde Gaziantep’te biraraya gelindi. Yazar, TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezi’nin deprem bölgesinde yer alan Gaziantep, Adana, Diyarbakır, Elazığ, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Şanlıurfa Şubeleri ile birlikte geliştirdiği ve Gaziantep Kent Konseyi ile birlikte hazırlanan sempozyum, arama konferansı ve forumdan oluşan etkinlikten izlenimlerini aktarıyor.
İstanbul’da 16 Ağustos 2024 tarihinde düzenlenen “Mimarlık, Planlama ve Afet Yönetimi Sempozyumu”nun devamı niteliğinde olan “Türkiye’nin Deprem Gerçeği: 6 ve 20 Şubat Depremlerinin 2. Yılında Deprem İllerinde Mimarlık, Planlama ve Afet Yönetimi Arama Konferansı ve Sempozyumu”, TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezi’nin deprem bölgesinde yer alan Gaziantep, Adana, Diyarbakır, Elazığ, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Şanlıurfa Şubeleri ile birlikte geliştirdiği ve Gaziantep Kent Konseyi ile birlikte hazırlanan bir etkinlik dizisi olarak Gaziantep’te 7 ve 8 Şubat 2025 tarihlerinde gerçekleştirildi. İki gün süren etkinliklerde afetlere ilişkin farklı açılardan ortaya konan sorunlar ayrıntılı bir şekilde irdelenerek çözüm önerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. Ayrıca Türkiye genelinde afet öncesi ve sonrası süreçlere yönelik yapı ve kent ölçeğinde gözlemlenen eksikler hakkında değerlendirmeler sunuldu.
2023 yılında meydana gelen 6 ve 20 Şubat depremlerinin ardından Mimarlar Odası, bölge genelinde yerinde inceleme yaparak afetlerin sonuç ve etkilerini ortaya koyan kapsamlı iki rapor hazırlamış ve kamuoyu ile paylaşmıştı. Gaziantep’te planlanan bu etkinliklerin sonunda Türkiye’nin afet politikalarına yönelik üçüncü bir raporun oluşturulması hedefleniyor. Bu bağlamda birinci etkinlik olan “Afet ve Mimarlık Arama Konferansı”, 7 Şubat günü Bayazhan’da gerçekleştirildi. Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, TMMOB Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Eres Özdoğan, Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Yusuf Erdem Güzelbey, Gaziantep Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Aslı Ölçal Tezel, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Dr. Türkay Dereli, Sanko Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı açılış törenine katıldılar. Açılış konuşmalarının ardından etkinliklerin ilk ayağı olan “Afet ve Mimarlık Arama Konferansı” koordinatörü Doç. Dr. Koray Güler, konferansın içerik ve yöntemine ilişkin bilgi vererek arama konferansında, yapılı çevrede yaşanan çöküşün nedenlerinin tartışılıp geleceğin daha sağlıklı şekillenmesine katkı sunacak görüşlerin geliştirilmesinin hedeflendiğini belirtti.
“Afet ve Mimarlık Arama Konferansı”nda aşağıdaki 8 alt çalışma grubu oluşturuldu:
- Afet Sonrası Teknik Uzmanların Görev ve Sorumlulukları
- Mimar, Mimarlık ve Hukuk
- Rezerv Alanı, Afet Riskli Alan ve Yerinde Kentsel Dönüşüm
- Kültürel Miras
- Alt Yapı ve Çevre
- Eğitim ve Sağlık
- Sosyal ve Ekonomik Yapı
- Kent Konseylerinin ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Afet Çalışmaları
Her bir çalışma grubunda tartışmalar; akademisyenler, çeşitli meslek odaları temsilcileri, kamu çalışanları, sivil toplum kuruluşları, mimar, şehir plancısı ve farklı disiplinlerden uzmanların geniş katılımıyla iki oturum halinde yürütüldü. Arama Konferansı’nda her bir çalışma grubunda yürütücülüğün yapılması ve oturum sonunda genel değerlendirme bölümünde görüş ve fikirlerin aktarılabilmesi için katılımcılar arasından birer temsilci seçildi. Ayrıca, tüm çalışma grupları için ikişer raportör görevlendirildi. Oturum öncesinde, her bir çalışma grubu için Mimarlar Odası’nın bölge şubeleri ile yapmış oldukları toplantılardan sağlanan veriler ve raportörlerin literatürden derledikleri çalışmalar temel alınarak konulara uygun sorular hazırlanarak, tartışmaların bu doğrultuda başlaması ve derinleştirilmesi amaçlandı. Gruplarda, afet sonrasında mimarların mesleki uygulama sorumluluğunun nasıl değerlendirilmesi gerektiği, rezerv alan - afet riskli alan kavramlarının yasal tanımları ve uygulama pratiği arasındaki ilişki, kentsel dönüşüm / yenileme projesi yapım ve üretim süreçleri ile bunların yapılı çevrede oluşturduğu etkiler, yeniden yapım süreçlerinde yaşanan mülkiyet sorunları, kültür varlıklarına ve sit alanlarına yaklaşımlarda izlenmesi gereken yöntemler, depremin ardından yapılan koruma amaçlı imar planlarının revizyon süreçleri, geçici barınma ve yer seçimi gibi teknik uzmanlık gerektiren konular tartışıldı. Bunun yanında mimarlık ve şehircilik disiplinlerinin önemli bir paydaşı olan toplumsal değerler, aidiyet, kimlik konuları ve iç - dış göçler, eğitim ve sağlık hizmetleri için takip edilebilecek yaklaşımlar, toplumsal travmaların nasıl aşılabileceği gibi içeriklere yönelik fikir alışverişleri yapıldı. Oturumlar sonunda yapılan kısa değerlendirmelerle, temel olarak vurgu yapılan konular aktarıldı.
Etkinliğin ikinci ayağı olan “Afet ve Mimarlık Sempozyumu”, 8 Şubat günü Gaziantep 25 Aralık Panorama Müzesi Özdemir Bey Salonu’nda gerçekleştirildi. Sempozyumun açılış konuşmalarını Panorama 25 Aralık Tarih Kurulu Başkanı ve TMMOB Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu üyesi Bekir Sıtkı Severoğlu, TMMOB Gaziantep Mimarlar Odası Başkanı Mustafa Büyükuncu, TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Zeynep Eres Özdoğan, Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Yusuf Erdem Güzelbey ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Zeynep Gül Ünal “Afetlerde Acil Müdahale ve Mimarın Rolü” başlıklı tematik sunuşunu gerçekleştirdi. Ünal, acil müdahale operasyonu ve mimarın buradaki rolünü açıklayarak, hazırlık, mobilizasyon, olay yerine gidiş, operasyon bölgesinde bulunma ve raporlama süreçlerine yönelik bilgi aktardı. Afet sonrasında oluşabilecek diğer riskleri ve acil önlem alınması gereken yapıların tespiti noktasında dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Kurtarma çalışmaları sürecinde çalışma etiği, gizlilik, güvenlik ve veri paylaşımı konularında hassas olunmasına dikkat çekerek çalışmanın tamamlanmasındaki en önemli konunun, bir önceki afette yaşanan tecrübelerin sonrakine aktarılması (Helisel döngü) olduğunu vurguladı.
Tematik sunuşun ardından birinci oturum, Prof. Dr. Onur Erman’ın başkanlığında başladı. Oturumun ilk konuşmacısı Doç. Dr. Bülent Batuman, “Afet / Kentleşme / Şehircilik” başlıklı sunumunda afetlerin aslında toplumsal olarak süreç içinde üretildiğine ve zamana yayıldığına değindi. Literatürde temel olarak “dirençlilik (resilience) ve kırılganlık” şeklinde iki kavram etrafında tartışmalarının sürdüğünü belirterek ülkemizde kırılganlıkların varlığına dikkat çekti. Afet ve şehircilik politikalarımızın kırılganlıkları beslediğini ifade eden Batuman, 1999 depreminden itibaren 25 yıllık bir süreçte kentlerin parçalı üretildiğini, bir planlama çevresinde gelişmediğini, afet şehirciliği yaklaşımı ile aslında bir şekilde toplumun da desteklediği bir sistem oluştuğunu belirtti. Afet kentleşmesi döngüsünü kırmadan, kırılganlıkları azaltan sosyal politikalar üretmeden dirençli kentlerin kurulamayacağını vurguladı.
Batuman’ın ardından, Prof. Dr. Zafer Savaş Şahin söz alarak “Dirençli Kentler İçin Nasıl Bir İmar Düzeni” başlıklı sunumunu aktardı. Şahin, yapı kültürü ve üretim bilgisinden uzaklaşıldığını ifade ederek on bir halkadan oluşan bir zincirinden bahsetti. Bu kapsamda, planlama yapılırken farklı ölçeklerdeki planlar arasında uyum olması gerektiğini belirterek imara açılan yeni alanların oranı, kat yüksekliklerinin artması, arazi kullanım kararları ve çeşitli tanımlar hakkında eksikliklere yer verdi.
Oturumun son konuşmacısı Doç. Dr. Ali Tolga Özden, “Güvensiz Kentlerin Enkazından Dirençli Toplum Umudunu Yeşertmek Mümkün mü?” isimli sunumuyla saplama kiriş, yumuşak kat, yeni ve eski yapı arasındaki uygun olmayan kat ilişkileri, kat yüksekliklerinin giderek artırılması, zemin tipine uygun olmayan yapı inşaları, ulaşılamayan sokaklar gibi çeşitli yapısal sorunları ağırlıklı olarak Çanakkale’nin Biga ilçesi üzerinden örneklendirdi. Ayrıca, teknik bilgilerin yanı sıra önde gelen isimlerin medyadaki söylemlerinin de etkisiyle, toplumda korku ve kaygı artışının olduğuna vurgu yaptı. “Ev” dediğimiz yerin somut ifadesinin yanında aslında soyut bir değerinin olduğunu ifade eden Özden, yıkımlarının insanlarda büyük bir etki bıraktığını belirtti.
Etkinliğin ikinci oturumu öğleden sonra Prof. Dr. Mustafa Güler’in moderatörlüğü ile başladı. “Deprem Sonrası Yangın Tehlikeleri” konulu sunumuyla Doç. Dr. Nuri Serteser, sarsıntıları takiben yangınların nasıl oluşabileceğini, sebeplerini ve bunlara karşı alınabilecek önlemleri aktardı. Özellikle doğalgaz ve elektrik tesisatının zarar görmesinin yangınları tetikleyen unsurlar olduğunu ifade eden Serteser, acil durumlarda ilk 72 saatin çok kritik olması sebebiyle ekiplerin olay yerine ulaşımında sorun yaşanmamasının önemine değindi. Yıkılan yapılar nedeniyle yangın alanlarına ulaşımdaki güçlükler ve itfaiyecilerin ihtiyacı olan su tesisatlarının zarar görmesinin ise bu süreci olumsuz etkilediğini belirtti. Dünyada yaşanan 1906 San Francisco, 1923 Büyük Kanto gibi depremlere ve sonrasında oluşan yangınlara değinen konuşmacı, ülkemizde bu tür bir felakete karşı yeterli önlem alınmadığını dile getirdi. Elektrik tesisatlarının otomatik şalterlerle kapanır hale dönüştürülmesi gerektiğini belirten Serteser, ayrıca deprem anında sismik algılama yapan gaz kesme rölesi denilen cihazların kullanımının alınabilecek önlemler arasında olduğunu aktardı. Bunların yanında, günümüzde bu tür yangınların oluşma şekli ve yayılma büyüklüğünün tespitine yönelik bazı simülasyonların, yangın modellemelerinin yapılabileceğini detaylı olarak açıkladı.
Oturumun ikinci konuşmacısı Prof. Dr. Ahmet Melih Öksüz, “Kentlerin Oluşumunda Deprem Öncesi Süreçler ve Mimarlık” isimli sunumunda şehirleşme, mimarlık ve planlama süreçlerini ayrıntılı şekilde aktardı. Konuşmacı anlatımında, yasal çerçeve içinde kentlerin oluşma mekanizması, gerekli teknik etütler, haritaların hazırlanması, plan türleri ve planlama aşamaları, bina projelendirme ve uygulama adımları gibi bilgilere yer verdi.
Öksüz’ün ardından “Kültür Varlıklarının Depreme Hazırlanması: 6 ve 20 Şubat Depremleri Sonrası Gözlemler” başlıklı sunuşuyla Prof. Dr. Zeynep Ahunbay söz aldı. Ahunbay, deprem bölgesindeki bazı kültür varlıklarını deprem tepkileri, malzeme ve yapım teknikleri açısından irdeleyerek aktardı. İlk yapım hataları, yanlış ve özensiz onarımlar, taşıyıcı sistemin zayıflıklarının giderilmemesi, uygunsuz malzeme ve yapım tekniklerinin kullanımı, bakımsızlık ve terk gibi durumların tarihi yapıların yıkım nedenlerinden olduğunu belirtti. Koruma uygulamalarında temel ilke olarak özgünlük ve bütünlüğün korunması gerektiğine dikkat çeken konuşmacı sunumunda, taşıyıcı sistemin sağlamlaştırılması için enjeksiyon, zıvana, kenet kullanılması, hatıl ile duvarların desteklenmesi, gergi ve çemberleme gibi elemanların kullanılmasının gerekli olduğunu belirtti. Antakya Habibi Neccar Camisi üzerinden yapıların kısmen veya tamamen yıkılması yerine uygun yöntemlerle onarımlarının yapılmasının mümkün olabileceğini de açıkladı.
Sempozyumun son sunumunu ise depremin ardından bölgedeki yeni projelendirme aşamasında yer alan mimar Ömer Selçuk Baz “Deprem Bölgesinde Mimarlık” isimli konuşması ile yaptı. “Açık Yara” olarak nitelendirdiği sunumunda öncelikle depremin ertesi günü itibariyle Hatay’da gözlemlediği sosyal ve çevresel değerlendirmelerini aktardı. Bölgedeki sivil mimari hakkında yerel unsurlara ve somut olmayan değerlere yer veren Baz, yeni tasarımında geleneksel mimari ve yerleşim özelliklerinden yola çıktığını belirtti ve Antakya Havuş Evler isimli projesini paylaştı.
Etkinliklerin ikinci gününde oturumların sonunda “6 ve 20 Şubat Depremlerinin Ardından Türkiye’de Mimarlık, Planlama ve Afet Deneyimi” başlıklı forum gerçekleştirildi. Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Murat Uluğ tarafından yürütülen forumda her iki günde de tartışılan ve sunumlarla aktarılan konular üzerine katılımcılar görüş bildirerek etkinliğe katkı sundular.
*Görseller TMMOB Mimarlar Odası Arşivi’nden alınmıştır.
Bu icerik 1098 defa görüntülenmiştir.