445
EYLÜL-EKİM 2025
 
MİMARLIK'tan

  • Giriş
    Dosya Editörü: Şebnem Önal Hoşkara



KÜNYE
MİMARLIK TARİHİ

Tek Partili Dönemin Parti Kurumunda Mimarlık Mesleğinin İcrası: Müşavir Mimarlık Ofisi ve Mimarları

Özden Senem Erol, Dr. Öğr. Üyesi, Kocaeli Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi; Oya Şenyurt, Prof. Dr., Kocaeli Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi

Erken Cumhuriyet dönemi mimarlığı ve aktörleri üzerine arşiv araştırmaları, Türkiye’nin mimarlık tarihi yazınına önemli bir katkı sunuyor. Bu makalede yazarlar, Türkiye’de Devletin işveren rolünü üstlendiği tek partili dönemde kurulan Müşavir Mimarlık Ofisi’nden yola çıkıyor. Çalışmada, Ofis kapsamında proje - bina üretim süreçleri ve nitelikleri, Parti Ofisi’nin kadrolarında görev alan mimarlar ve parti mimarlığının kamu mimarlığındaki yeri ele alınıyor. Cumhurbaşkanlığı Cumhuriyet Arşivi’ndeki CHP sicil dosyaları ve halkevleriyle ilgili belgelerin ışığında hazırlanan makalede, bu dönemde mimarlık üretiminde en büyük paya sahip olan kamu mimarlığının bir çeşidi olarak “parti mimarlığı”nın niteliklerini ortaya koymak amaçlanıyor.

Erken Cumhuriyet'in ekonomi politikası 1932'den itibaren devlete önemli bir rol yüklemiş, Demokrat Parti’nin geldiği bir sonraki devre kadar devletin tek işveren haline geldiği otoriter bir dönem yaşanmıştır. Devletin işveren olmasının yanında işi yapan olduğu Erken Cumhuriyet yıllarında Bayındırlık Bakanlığı, ülkenin kamu eliyle yaptırılan yapılarının önemli bir kısmının üretimi ve örgütlenmesi sorumluluğunu üstlenen bir kurumdur. Bakanlığın 1935 yılında açılan Yapı İşleri Reisliği bünyesinde tüm kamu projeleri ve şantiyeleri kontrol edilip onaylanmakla birlikte kimi devlet kurumları (Eğitim, Sağlık, Tarım ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) ile parti kurumu ve bazı belediyeler kendi yapı birimlerini oluşturarak ihtiyaç duydukları yapı stokunu üretmeye başlamıştır. [1] Mimarlık ofislerini kurabilmiş olan kurumlar Bayındırlık Bakanlığı’nın işleyişinden bağımsızlaşarak proje üretim biçimlerini ortaya koymada özgünleşebilmiştir. Bunun yanında mimarlık tarihinde erken Cumhuriyet dönemi diye tabir edilen yıllar, Türkiye’nin siyasi tarihinde tek partili yıllara karşılık gelir. Tek Parti sistemi; rejimde bir partiden başka partinin bulunmadığı ve ülke yönetiminin bu partinin tekelinde olduğu siyasal bir sistemdir. Dönemin siyasetçisi Raymond Aron’a göre, “tek bir parti, politika tekelinin faaliyetine sahip olunca, devlet ayrılmaz bir biçimde ona bağlı olur.” [2] Bu noktadan hareketle, Cumhuriyet Türkiye’sinin tek partisi olan CHP, meclise ve hükümete hâkim vaziyette olup devletle bütünleşik bir kurum yapısı konumundadır.

1940 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait bir Müşavir Mimarlık Bürosu / Ofisi kurulmuştur. Böyle bir ofis yapılanması projelerin niteliğinde ve mesleğin kurum bünyesinde icra edilişinde önemli bir kırılım noktasıdır. Öncelikle proje ve yapı üretiminden sorumlu bir mimar kadrosu oluşturulabilmiş ve bu kişiler arasında bir organizasyon şeması ve iş akışı belirlenebilmiş, bina üretim süreçleri belirli bir düzene sokulabilmiştir. Çalışmada Parti’nin proje ve bina üretimi için Ankara’da kurulan Mimarlık Ofisi’nin aktif olduğu ilk 10 yılı içerisindeki iş organizasyonu ve mimarlık kadrosu ele alınmıştır. Bu sayede parti - devlet bütünlüğü görülen bir dönemde mimarlık üretiminde en büyük paya sahip olan kamu mimarlığının bir çeşidi olarak “parti mimarlığı”nın niteliklerini ortaya koymak amaçlanmıştır. [3] Parti kurumu; iş organizasyonunda, bireysel mimar kimliğini açık etmede ve bunu belgeleyebilmede merkezi devlet kurumlarından farklılık göstermektedir. Diğer kamu kurumlarına ait belgesizlik gerçeğine karşılık partinin arşiv kaynaklarının zenginliği “parti mimarlığı” özelleştirmesi yapabilmeyi sağlamıştır. Çalışmanın verileri için Cumhurbaşkanlığı Cumhuriyet Arşivindeki CHP sicil dosyaları ve halkevleriyle ilgili belgeler taranmıştır.

Parti Mimarlığı, Mimarlık Ofisi ve Proje - Bina Üretim Süreci

Parti Genel Sekreterliği kendi parti binalarını yapmakla yükümlü olmakla birlikte yoğunlukla üstlendiği iş yükü Halkevi binaları üretmektir. [4] Kurum kendi mimarlık bürosunu kurmadan önce projelendirme işini dışarıdan hizmet alımı ile gerçekleştirmektedir. Binaların tasarımı için yarışmalar açılabilmekte, Birlik mimari şubesine başvurabilmekte veya parti devlet bütünlüğü neticesinde Parti’nin il başkanı olan ilin valisi tarafından bir mimara doğrudan iş verilebilmektedir. [5] Bunun yanında bazı Halkevi projeleri Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Umum Müdürlüğü’ne hazırlatılmakta veya dışarıdan hizmet alımı yapılan projeler Bayındırlık Bakanlığı tarafından kontrol edilmektedir. Ofis kurulmadan önce Cumhuriyet ideolojisinin önemli bir temsili olan halkevlerinin henüz belirli bir planlama dahilinde yapılmadığı görülmektedir. Bu yapıları üretebilecek pek çok aracı mimar sunulurken üretim yöntemlerini düzenleyen ve sonuç ürünleri kontrol eden yapılanmanın mesleki yeterliliği veya ele aldığı program belirsizdir. Kamu mimarlığının başat aktörü Bayındırlık Bakanlığı tarafından yapılan Halkevi proje ve eleştirileri kişilerin mesleki uzmanlıkları belirtilmeden bakanın imzasıyla sunulabilmektedir. Ya da bu projeler milletvekili ve CHP Genel Sekreteri / Dahiliye Vekili gibi kurumun en üst mercideki genellikle asker kökenli olan idari yöneticileri tarafından incelenebilmektedir. [6]

Partinin mimarlık ofisinin kurulmasıyla birlikte baş mimar ve müşavir mimar başta olmak üzere bu kişilerin sorumluluğunda olan bir mimar kadrosu oluşturulmuştur. Ofis’teki tüm mimarlar bir yandan tip veya özgün projeler hazırlamakta, serbest mimarlar tarafından veya yarışmalar yoluyla tasarlanan projeleri incelemekte, projelerin hesap ve keşiflerini yapmakta, diğer yandan projelerin inşa süreçlerini yerinde kontrol etmektedir. Kurumun baş mimarlık görevine Seyfi Sonad (Resim 1), müşavir mimarlık görevine ise Sabri Oran getirilmiştir (Resim 2). Baş mimar ve müşavir mimarın iş tanımlarıyla ilgili bilgiye erişmek doğrudan mümkün olmasa da Sonad ve Oran’ın kişisel meslek tarihlerine bakarak bir fikir yürütebilmek mümkündür. [7] Sabri Oran Parti Ofisi’nden çıkan proje ve yapı üretimine danışmanlık edecek yetkiye sahip olmakla birlikte Ofis dışında iş üretmeye ve mimarlık yarışmalarına katılmaya devam etmiştir. [8] Baş Mimar Seyfi Sonad ise sadece Ofis’le ve Ofis’ten çıkan işlerle ilgili ana kararları alan yönetici mimar konumunda olup bu görev süresi içerisinde dahil olduğu başka bir mimarlık işine rastlanmamıştır.

Sabri Oran kuruma müşavir mimar olarak atandığında ilk olarak Halkevi binaları için ‘inşa mahal ve planları programı’ hazırlamıştır. [9] Bozdoğan’a göre rejimin hizmetinde ve çoğunlukla modernizmin estetik kanonları doğrultusunda tasarlanarak Cumhuriyet’in paradigmatik bina tipi olarak adlandırılan Halkevleri [10], 1930’ların mimari kültüründe ayrı bir yerde durur. Böylelikle Cumhuriyet’in ideolojik simgeleri olarak görülen halkın eğitim ve endoktrinasyon merkezlerini üretmek işinin de ayrıcalıklı bir konumda olduğunu söylemek mümkündür. Belirlenen inşa programı dahilinde bu binaların şehir ve ilçe merkezlerine göre farklı yöntemlerle üretilmesine karar verilmiştir. Şehir merkezlerinde tip proje kabul edilmemekte, yerine özgü tasarımlar geliştirilmekte ve bu iş, dönemin kabul gören mimarları veya Ofis mimarları tarafından yapılmakta ya da yarışmalar yoluyla gerçekleştirilmektedir. [11] (Resim 3 - 6). İlçeler için tip proje uygulamasına gidilmekle birlikte proje ilçenin nüfus yoğunluğu, kültür durumu, iktisadi ve coğrafi önemine göre değişkenlik gösterebilmektedir.

İlerleyen yıllar içerisinde ülke genelinde Halkevlerinin nicelik ve nitelik olarak artırılması talebine karşılık Baş Mimar Seyfi Sonad Ofis’in mimari kadrosu, mesai düzeni ve inşa programı ile ilgili birtakım düzenlemeler yapmıştır. Bu yenilemeler dahilinde mesai saatlerinde artışa gidilmiş ve halkevleri inşa programında değişiklikler yapılmıştır. İnşaat sırasında birtakım sorunlar yarattığı görülerek en başta ilçelerdeki tip projelerle ilgili kararlar gözden geçirilmiştir. Yeni kararlarla birlikte artık ilçedeki halkevlerinin istisnai durumlar dışında arsa ve mahalli özelliklerini dikkate alan münferit projelere göre inşa edilmesi zorunluluk haline gelmiştir. Buradan hareketle ulusun en ücra köşesine kadar genişleyen bu yapı faaliyetinin aksamaması için nitelikli ve birbirleriyle uyumlu bir kadronun oluşturulmasına çabalanmaktadır. [12] Öte yandan Ofis’in süregiden düzeninde mimarların nöbet usulü çalıştığı ve bu mevcut sistemde belirli ve ortak bir mesai saati olmadığı anlaşılmaktadır (Resim 7). Hatta bu durumdan ötürü mimar ve görevlendirildikleri projelerle ilgili çok sesli ve karışık süreçler yaşanabilmektedir. [13] Tüm bu deneyimlerin sonucunda Sonad’ın belirlediği kurallardan biri projelerin kolektif bir şekilde ortak bir iş mesaisi ile sürdürülmesi ve dolayısıyla her gün bütün mimarların 08.30 - 14.00 arasında çalışmasıdır. [14]

Sonuç olarak Parti Ofisi dahilinde yapılan mimarlık üretimi, Ofis öncesindeki biçiminden farklılaşarak mesleğin profesyonelleşme sürecine katkı sağlamıştır. Bir mimarlık ofisi kurarak profesyonelleşmede önemli bir adım atan parti, ana aktör Bayındırlık Bakanlığı’nın iş kapsamı olmaktan bağımsızlaşarak kendi iş organizasyonunu oluşturabilmiştir. Ofis’in varlığından önce Bayındırlık Bakanlığı tarafından kurum adıyla mimarı belli olmayan halkevi projeleri hazırlandığı gibi, yarışmalar açıldığı veya serbest mimarlara tasarım yaptırıldığı da olmaktadır. Böyle olsa dahi bu dönemde halkevi binaları ile ilgili iş yapacak mimarlar, yarışmalar ve projelerle ilgili son kararları asker kökenli parti yöneticileri, bakanlar veya milletvekilleri vermektedir. Fakat Ofis’ten sonra artık projecilik mimarlar tarafından oluşturulan normlar ve verilen kararlarla yönetilmektedir. Son sözü artık bir milletvekili yerine Parti’nin baş mimarının söylemesi profesyonelleşme sürecinde önemli bir adım olmuş, proje eleştiri ve isteklerinin daha nitelikli hale geldiği fark edilmiştir.

Ofis’in kurulması, bina üretim süreçlerinin düzenli, hiyerarşik ve belirli standartlara dayalı olarak yürütülmesini sağlamıştır. Mimarların sicil dosyalarının tutulması, mesai saatlerinin belirlenmesi, mimarların kolektif iş mesaisine zorlanması ve mimarlık üretiminde merkezî bir karar mekanizmasının oluşturulması, mesleki kurumsallaşmanın somut göstergeleri olmuştur. Baş mimar ve müşavir mimar gibi kilit rollerin belirlenmesi ve mimarlar arasında görev dağılımı yapılması, profesyonel bir iş bölümünü mümkün kılmıştır. Öte yandan salt yapı üretimini esas alan bir devlet geleneği yerine artık tasarım ve uygulama süreçlerinin her birinde uzmanlaşmaya çabalanmaktadır. Avan ve uygulama projelerinin niteliğindeki farklılıklara, proje keşfi ve bedeli gibi teknik konulara odaklanarak belirli bir mesleki disiplin yaratılmaktadır. Sabri Oran’ın Halkevi projeleri için hazırladığı programlar ve tasarım kriterleri, bu sürecin teknik standartlar üzerinden yürütüldüğünü göstermektedir. Özellikle, bina üretiminde kullanılan yöntemlerin kent merkezi ve ilçelere göre farklılaşması, mesleki kararların yapı projelerinde etkili olduğuna işaret etmektedir.

Parti Ofisi’nin Mimarları

Ofis’in mimari teknik ekibi mimarlardan oluşan daimi bir kemik kadroya sahiptir. Fakat yoğunluk durumuna göre proje işlerine belirli bir süre destek vermeleri için Ofis’e geçici ve yardımcı kadro ile mimar alınmaktadır. İşlerin aksamamasını sağlamakla birlikte bu tür kadrolar yoluyla daimi kadroya alınacak olan mimarların seçimi yapılmaktadır. Fakat konumlandığı kadroya bakılmaksızın tüm mimarlar aynı şartlar altında ve memur haklarından istifade ederek çalışmakta, aynı zamanda parti üyesi olan mimarlar siyasi pozisyonlarını sürdürmeye devam edebilmektedir. [15]

Tek parti döneminde CHP kurumunda görev almış mimarlar şu kişilerdir:

Kurumun geçici kadrosunda yer alan Akademi mezunu Yüksek Mimar Aziz Şirvan CHP Müşavir Mimarı Sabri Oran’ın referansıyla göreve başlatılmıştır. Halkevlerine karşı olan ilgisi sebebiyle Ofis’te kalıcı olarak çalışmak istemesine rağmen Aziz Şirvan’ın kadro talebi karşılanamamıştır. [16] Ofis’in daimi kadrosunda bulunmak isteyen bir diğer kişi ise Yüksek Mimar Safiyettin Big’dir. Bir müddet kadroya geçirileceğini ümit ederek beklemişse de “bu şerefe nail olamadığını” dile getirerek kurumdan istifa etmiştir. [17] Proje işlerinin yoğun olduğu dönemlerde veya kadrolu mimarların askerlik dönemlerinde oluşan personel açığında dışarıdan mimar takviyesi alınmaktadır. Bu amaçlarla Ofis’te geçici olarak istihdam edilen diğer mimarlar Dündar Beyce [18] ve Yunus Açıksöz’dür. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin mimarı olan ve kendi kurumundan ortalama bir buçuk kat fazla ücretle çalıştığı anlaşılan Açıksöz, Parti Ofisi’ne mimar Cavit Tamkan’ın askere gittiği dönemde destek vermiştir. [19]

Partinin mimar kadrosunun dörtte birinin kadınlardan oluştuğu anlaşılmaktadır. 1942 - 1943 yılı Güzel Sanatlar Akademisi mezunu Yüksek mimar Mesadet Bara’nın (Adaş), Ofis’te çalışmak için İstanbul’dan Ankara’ya yerleştiği fakat kısa bir süre sonra sağlığının bozulması nedeniyle kurumdan ayrıldığı görülmektedir. [20] Geçici kadro ile başlatılan Ofis’in kadın mimarlarından Y. Mimar Nezihe Kömürcüoğlu (Taner) ise göstermiş olduğu liyakat ve çalışkanlığı sebebiyle daimi kadroya alınmıştır. [21] Bunun yanında Şemsa Demiren ve Ülker Arıkoğlu da (Resim 8) Parti Ofisi’nde ortalama bir yıl görev almış olan kadın mimarlardandır. [22]

Partinin diğer bir personeli Yüksek Mimar Fasih Metigil ise Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki asistanlık görevine kadar Ofis’e kısa bir dönem hizmet vermiştir. [23] Kurumun mimarlarından bir diğeri Talat Güreli’dir. Ardından Parti bünyesine dahil olan Güreli ortalama iki yıllık çalışmasının sonunda Ankara’dan ayrılmak zorunda olduğunu belirterek kurumdan ayrılmıştır. [24] Partinin mimarlarından Abdülkadir Asna’nın uzun süreli bir kurum çalışanı olmanın ötesinde Parti üyesi gibi kuruma hizmet ettiği söylenir. [25] Ofis’in kadrolu yüksek mimarlarından olan Cavit Tamkan’ın (Resim 9) Bursa, Trabzon, Bolu, Bayburt, Suruç Halkevi inşaatlarına ait kesin hesap ve keşiflerinin incelenmesi Parti’de çalıştığı süre içerisinde yaptığı işler arasındadır. [26] Yüksek Mimar Kemal Alagöz ise Ofis’te geçici olarak çalışarak Partinin proje işlerine destek veren mimarlardandır. Halkevi binalarına ait projelerin dışarıdaki serbest mimarlara yaptırılması kararının ardından Kemal Elâgöz ile birlikte Y. Mimar Mahmut Pınar Ofis’teki görev sürelerini tamamlamıştır. [27] Son olarak Ofis’te çalıştığı tespit edilen kişi Yüksek Mimar Mehmet Neşet Akatay’dır. [28]

Partinin daimi kadrosunda yer alabilmek için mimarların çaba harcadığı, bunun yanında kamu mimarı olmanın prestijli sayıldığı bir dönem söz konusudur. Bu kişiler belirli referanslarla kurum yönetimine önerilerek işe başlatılmaktadır. Ofis’teki bazı mimarların ise çeşitli sağlık ve ailevi sorunlar nedeniyle şehir değiştirdiğine ve kurumdan istifasına tanık olunmaktadır. Uzun yıllar bir parti mensubu sayılacak kadar partiyle özdeşleştirilen mimarların yanında kurumdan kısa süreliğine gelip geçen meslek insanları da olabilmektedir. Mimarlık yarışmalarında ödüle layık görülen, mimarlık fakültelerinin ve diğer devlet kurumlarının önemli pozisyon ve görevlerinde yer alabilen Ofis kadrosundaki pek çok mimar, dönem içerisinde önemli görev ve işler içerisinde bulunmuş kişilerdir. Öte yandan ilçe Halkevi binaları için tip proje uygulamasından vazgeçilip özgün projeler üretilmesi kararına paralel olarak bağımsız mimarlarla daha çok iş yapılması uygun görüldüğü için zaman içerisinde Ofis’in personel sayısında azalmaya gidilmiştir. [29]

Diğer devlet ofislerine göre bağımsız mimarlarla iş yapılmasına zamanla daha fazla olanak tanınması ve tip projelerin azalması, mesleki özerkliğe verilen önemin arttığına dair bir işarettir. Ancak bu özerklik bürokratik denetim mekanizmasıyla sınırlı olmuş, dolayısıyla Parti Ofisi’nin profesyonelleşmeye katkısı, daha çok kurumsal düzenlemeler ve bürokratik normlarla tanımlı bir çerçevede kalmıştır. Ayrıca bu katkının niteliği, mimarların yaratıcı özgünlükleri yerine teknik standartlara ve ekonomik verimliliğe odaklanan bir mesleki disiplini teşvik etmektedir. Bu durum, profesyonelleşmenin bir yan ürünü olarak tasarım özgünlüğünün sınırlandırıldığına ve pragmatik çözümlerin teşvik edildiğine işaret etmektedir. Böylelikle Parti Ofisi’nde mesleki özgünlük belirli sınırlarla tanımlanmış ve projelerin Halkevi karakterinden ayrılmaması temel beklenti olmuştur [30].

Sonuç olarak Ofis’te kadrolu veya geçici personel fark etmeksizin kurumdaki her mimarın memur haklarından istifade edebilmesi bu yapının bir kamu kurumu işlevi gördüğünün kanıtıdır. Öte yandan sicil dosyalarına bakıldığında, daimi kadroda çalışmanın prestijli ve ulaşılmak istenen bir statü olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Birçok mimarın, bu bürokratik yapıya dahil olmak için çaba sarf etmesi, serbest mimarlık ortamının tekinsizliğine oranla Parti Ofisi’nin sunduğu güvenli ve prestijli ortamın bir göstergesidir. Diğer taraftan devletin kendisi tek bir parti ideolojisiyle bütünleştiği için her memur mimar bir partili mimar pozisyonuna düşmektedir; tıpkı valinin parti il başkanı olması durumu gibi. Bu çerçevede, parti mimarlarının CHP’ye olan bağlılıklarını yalnızca kurumsal bir aidiyet üzerinden değil, meslek pratiği ve ideolojik söylem düzeyinde tartışmaya açmak gerekmektedir. Bürokrat - mimar kimliği, yalnızca kamudaki mesleki bir pozisyon değil, aynı zamanda devletin politik projelerini uygulayan bir aktör olmayı da içermektedir.

Sonuç: Parti Mimarlığının Kamu Mimarlığındaki Yeri

Erken Cumhuriyet’in tek olan siyasi erkine ait bir Mimarlık Ofisi’nin yapılanmasını ortaya koymak sayesinde bir kamu mimarlığı türünün yapı / proje üretimi sürecine tanık olunmaktadır. Mimar - yapı incelemesinden ziyade üretime odaklanan bu yazıda anlatılan her bir partili mimar kolektif bir sürecin önemli parçalarını temsil etmekte, aynı zamanda Cumhuriyet’in bilinmeyen kamu mimarları olarak mimarlık tarihi literatürüne kazandırılmaktadır.

Parti mimarlığı bünyesinde kurulan mimarlık ofisi bürokratik geleneğin kırılmaya ve mesleki uzmanlaşmada modernleşmeye çabalandığı bir yapı üretimi deneyimidir. Parti mimarlığı en başta iş organizasyonu ve ilişkilerini, bünyesindeki kamu mimarı kimliklerini ve ürettiği söylem ve eleştirilerini belgeleyebilmede merkezi devlet kurumlarından bir adım öne çıkmaktadır. Ofis aracılığıyla kurum belgelerinin derli toplu olması söz konusuyken diğer yandan bu belgeler aracılığıyla Ofis öncesi ve sonrasını karşılaştırmak mümkün olabilmekte ve Ofis’in dönemin mesleki profesyonelleşmesindeki katkısı anlaşılabilmektedir.

Öte yandan dönemin diğer kamu yapıları için de yarışmalar açıldığı ve serbest mimarlık ortamına bu yolla fırsat verildiği görülmektedir. Fakat bu yarışmaları yöneten veya serbest mimarlarla ilişkilenen başta Bayındırlık Bakanlığı olmak üzere diğer kamu kurumlarına ait üretim organizasyonu, ilişkileri ve normları hakkında bilgi sahibi olunamamaktadır. Sadece Bayındırlık Dergisi aracılığıyla bakanlığın mimarlık üretimi ile ilgili bazı yorumlar yapmak mümkün olabilmektedir. O nedenle parti mimarlığının kamu mimarlığındaki yerini tespit ederken kamu inşalarında en büyük payı olan ana aktör Bayındırlık Bakanlığı referans alınmıştır.

Binaların kurumsal bir üretim olarak takdim edildiği Bayındırlık Bakanlığı’nın aksine Parti bünyesinin meslek örgütlenmesi ve mimarlık üretiminde mimar kimliğinin belirginleştiği görülür. Her ne kadar Ofis’in işleri kamuya açık yayın organlarında yayınlanma fırsatı bulamasa da kurum kendi mimarlarını veya hizmet aldıkları mimarları tüm resmi ve kurumsal yazışmalarda bireyselleştirmektedir. Sonuç olarak bir Ofis yapılanması projelerin niteliğinde ve mesleğin kurum bünyesinde icra edilişinde önemli bir kırılım noktası olmuştur.

Ayrıca Ofis’in kurulmasıyla birlikte oluşturulan nitelikli kadronun gözetiminde bağımsız mimarların projelerinde artışa, kurumun tip proje üretiminde azalmaya gidilmiştir. Diğer devlet dairelerine nazaran tip projelerde zamanla azalmaya gidilmesi serbest mimarlık tarafına meslek pratiği ediminde görece özgünlük ve fırsat getirmiş olabilir. Öte yandan Parti Ofisi dönemin kamu mimarlığının hedeflediği gibi niceliğe vurgu yaparak binalarını en ücra köşeye kamu hizmeti altında götürmek istediği açıktır. Fakat nitelik açısından yeni rejime bina formu veren ekonomik ve rasyonel düşünen profesyoneller olarak kamu yararını ve hizmetini gözetmenin bir adım ötesine geçerek belirli bir halkevi karakteri yaratma çabasına girişmişlerdir. Fakat kamu mimarlık üretimine getirdikleri bu profesyonel yenilik, kamu yararı ve ekonomik sürdürülebilirlik hedefleri çerçevesinde özgür ve belirledikleri halkevi karakteri ölçüsünde özgündür. Öte yandan bina üretimi ile ilgili nihai kararlarda bir devlet dairesi bürokrasisini parti mimarlığında da görmek mümkündür. Böyle bir yapıdaki bürokratik hiyerarşi, Ofis içi karar mekanizmalarında devam etmekte ve yönetici mimarların rolü son sözü söyleyen pozisyonunda belirginleşmektedir.

Sonuç olarak, Parti mimarlığı, kamu mimarlığının bir alt türü olarak, teknik uzmanlık, bürokratik hiyerarşi ve kamu hizmeti meşruiyetinin birleştiği bir üretim süreci içerisindedir. Bünyesindeki Ofis’le birlikte mevcut durumdan ileri taşıdığı mesleki profesyonelleşmeyi kurumsal ve bürokratik temellere dayandırmış, özgün tasarım potansiyelini kimi yerde kontrol eden ve sınırlandıran bir yapıda kalmıştır. Kamu hizmetinin ideolojik bir uzantısı olarak işlev gören halkevleri inşa işinde parti mimarları; kamunun profesyonelleri olarak bu ideolojinin ulusun dört bir yanında vücut bulmasına hizmet etmiştir. Bu bağlamda, devlet mimarlığından farklı olarak parti mimarlığı, ideolojik formasyonun mekânsal karşılığını üretmekte belirgin bir role sahiptir.

NOTLAR

[1] Erol, Özden Senem, 2019, “Tek Partili Dönemin Politikalarında Köy - Kent Ayrımı: Uygulamalarıyla Kocaeli’de Mekânın Örgütlenmesi”, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli.

[2] Aron, Raymond, 1976, Demokrasi ve Totalitarizm, (çev.) Vahdi Atay, Kültür Bakanlığı, Ankara.

[3] Buradaki “kamu mimarlığı” kavramı bir mimari ürün çıktısı yerine İmamoğlu’nun (2018) kavramsallaştırmasına benzer biçimde bağlamsal olarak mimarlık üretiminin organizasyonu ve kurumsal biçimlenişini ifade etmek için kullanılmıştır. Bakınız: İmamoğlu, Bilge, 2018, “Architectural Professionalization in Turkey, Professionalism and Its Posts”, Neo-liberalism and the Architecture of the Post Professional Era, Springer, Hossein Sadri (ed.), ss.31-49.

[4] Parti kendi kurum binalarını halkevi olarak da kullanabilmekte, bunun yanında yeni yapılan halkevleri parti binası olarak da inşa edilebilmektedir. Cumhuriyetin ideolojisini yayan yaygın eğitim binaları tek parti dönemine özgü biçimde aynı zamanda parti binasına denk gelebilmekte ve mekân organizasyonu kurum personellerinin kullanımına uygun biçimde düzenlenmektedir. Örnek olarak bakınız: Samatya (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490.01.1721.998.1), Kozan (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490.01.1778.1211.3.27), Artvin (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490.1.0.0.1689.867.1) Bursa Halkevleri (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490.1.0.0.1677.833.1).

[5] Gürallar Yeşilkaya, Neşe, 2003, Halkevleri: İdeoloji ve Mimarlık, İstanbul: İletişim Yayınları.

[6] Örneğin mimar Arif Hikmet Holtay tarafından 1938 yılında hizmet alımı yapılarak çizilen Ordu Halkevi projesine gelen eleştiriler Bayındırlık Bakanı imzası ve Bakanlık adıyla sunulmaktadır. Birkaç asker kökenli bürokratın incelemeleri ve önerilerinden sonra dönemin mimar olmayan mühendis kökenli Trabzon Milletvekili Mithat Aydın, Holtay’ın tasarımının “kendisine mahsus özel bir güzelliği” olduğu ve planın “iyi” düşünüldüğünü belirtmiş ve projeyi onaylamıştır (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 1772-1191-1).

[7] Sabri Oran 1931 yılında Stuttgart Mimarlık Okulu’ndan mezun olmuştur (Kayım, Emine Seda, 2010, “1920 - 1960: İstanbul - Stuttgart Hattı Kemali Söylemezoğlu'nun kariyeri üzerinden Türk- Alman mimarlık ilişkilerini okumak”, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul.). Bu okulda Paul Bonatz’ın öğrencisi olan Oran, 1943 yılında Parti Ofisi’nden ayrılarak Bonatz’ın yöneticisi olduğu Teknik Öğretim Müsteşarlığı Yapı İşleri Bürosu’na katılmıştır (“Haberler”, 1943, Arkitekt, sayı:11-12(143-144), ss.285-286.). Sabri Oran, İTÜ Mimarlık Fakültesi hocalarındandır. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi 1934 yılı mezunlarından olan Seyfi Sonad, Akademi’den mezun olduktan sonra İstanbul Belediyesi Mimarlık Şubesi’nde ve bunun yanında Prof. Dr. Holzmeister’ın bürosunda TBMM Binası, Parti Binası ve Atatürk Evi projeleri ile Başbakanlık ve Dış İşleri Bakanlığına ait mimari projelerde görev almıştır. Aynı zamanda serbest mimar olarak Denizli şehrine ait imar ve uygulama planlarını yapmıştır. Bu süreçte mimarlık yarışmalarına katılan Sonad’ın, Bağdat Kültür Üniversitesi uluslararası mimari proje yarışmasında derecesi bulunmaktadır. 1943 yılında Parti’nin bünyesine dahil olan Sonad, 1 yıl sonra Ofis’in baş mimarlığına yükseltilmiştir (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA.,490-1-0-0 / 394-1669-2.). 1949 yılında kurumdan ayrılmasıyla birlikte İsviçre'ye yerleşmiş, orada önce özel mimarlık bürolarında daha sonra Migros Şirketi inşaat bölümünde yirmi yılı aşkın bir süre çalışmıştır (“Odadan”, 1983, Mimarlık, sayı:11-12 (197-198), ss.38-39.). Öte yandan Sonad’a 1965 yılı itibariyle İsviçre muhabiri olarak görevlendirilen Arkitekt dergisinde Zürich’teki mimarlık pratiklerini anlatırken rastlanmaktadır (Sonad, Seyfi, 1965, “Unilever İdare Binası”, Arkitekt, sayı:1965-03(320), ss.110-113.; Sonad, Seyfi, 1966, “Zur Palme Hikâyesi ve Şehirlerin Geleceği”, Arkitekt, sayı:1966-01(321), ss:13-17.).

[8] Anonim, 1944, “Adana Belediye Sarayı Proje Müsabakası”, Arkitekt, sayı:07-08(151-152), ss.154-160; Anonim, 1945a, “Devlet Demiryolları Umum Müdürlüğü’nün Erzurum İşletme, Toplantı Binaları ve Memur Evleri Mahallesi Müsabakası”, Arkitekt, sayı:05-06(161-162), ss.100-106; Anonim, 1945b, “İstanbul Radyo Evi Proje Müsabakası”, Arkitekt, sayı:07-08(163-164), ss.143-157; Anonim, 1946, “Konya’da Yaptırılacak Sinema ve Tiyatro Binası Proje Müsabakası Jüri Raporu”, Arkitekt, sayı:11-12(179-180), ss.251-255.

[9] Oran, Sabri, 1940a, “Halkevleri Binaları”, Ülkü, sayı:15(85), ss.72-73; Oran, Sabri, 1940b, “Halkevleri Binaları”, Ülkü, sayı:15(89), ss.455-466; Oran, Sabri, 1940c, “Halkevleri Planları”, Ülkü, sayı:15(90), ss.547-554; Oran, Sabri, 1940d, “Halkevleri Planları”, Ülkü, sayı:16(91), ss.74-82.

[10] Bozdoğan, Sibel, 2002, Modernizm ve Ulusun İnşası: Erken Cumhuriyet Türkiye’sinde Mimari Kültür, Metis Yayınları.

[11] Örnek projeler için bakınız: Anonim, 1943, “Haberler”, Arkitekt, sayı:137-138, s.189; Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi Belge Dosya No: CA.,490-1-0-0 /1772-1191-1; CA.,490.01.1749.1101.1; CA., 490-1-0-0 / 1684-853-1; Durukan, Ayşe, 2006, “Cumhuriyetin Çağdaşlaşma Düşüncesinin Yaşama ve Mekana Yansımaları: Halkevi Binaları Örneği”, Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul.

[12] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 394-1669-2.

[13] Örneğin Sapanca Halkevi için CHP mimarı Selim Sayar’ın avan proje çizmesine rağmen Ofis’in diğer mimarları, projeleri almak için Ankara’ya giden bucak müdürüne alana daha uygun geldiğini söyleyerek Bayındır Halkevi’nin planlarını vermiştir. Yerinde inceleme yapmak için görevlendirilen bir diğer CHP mimarı Cavit Tamkan ise projeyi Sapanca için çok büyük ve masraflı bulmuş, pek çok revize istemiştir. Diğer taraftan yapılmasına karar verilen projeler merkezden eksik ve hatalı gönderilmiştir. CHP Başmimarı Seyfi Sonad istenilen revizelerle birlikte doğru planlar gelene kadar inşaatın durdurulmasına karar vermiştir (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA, 490-01-1748-1098-1).

[14] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 394-1669-2.

[15] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 394-1669-2.

[16] Akademi son sınıf öğrencisiyken Eminönü Halkevi projesinin hazırlanmasında Sabri Oran’ın yanında çalışan Aziz Şirvan, mezuniyet sonrasında serbest mimar olarak çalışmış, özel taahhütler, proje ve hesap işleri ile uğraşmıştır. Bir dönem kamu mimarı olarak Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu’nun Dalaman Çiftliği inşaat şefliğinde görevlendirilmiştir (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 387-1638-2).

[17] Galatasaray Lisesi ve Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitiren Safiyettin Big, parti kurumundan önce İnhisarlar İdaresi Umum Müdürlük İnşaat Bürosu’nda ve ardından Ankara Bira Fabrikası inşaatında çalışmıştır (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 389-1648-1).

[18] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 384-1625-3.

[19] Toprak Mahsulleri Ofisi’nin mimarı olan Yunus Açıksöz’ün Ofis’te günlük mesai ücreti 10 liradan toplam 32 gün çalıştığı, bunun yanında kendi kurumundan aldığı aylık maaşının 200 lira olduğu anlaşılmaktadır (Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 386-1632-3).

[20] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 387-1638-4. İlerleyen yıllarda Mesadet Bara İstanbul Belediye Binası Proje Yarışmasında Harika Söylemezoğlu ve Kemali Söylemezoğlu’yla birlikte ikincilik ödülünü almıştır. Ardından Bayındırlık Bakanlığı bünyesinde Atatürk Kültür Merkezi’nin uygulamasında çalışmıştır: Hasol, Doğan, 2010, “Herkes Her Şeyi Biliyor”, Yapı Dergisi, sayı: 339, (https://www.doganhasol.net/herkes-her-seyi-biliyor.html). [Erişim: 10.12.2024]).

[21] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 387-1638-6.

Erken Cumhuriyet’in önemli isimlerinden Mimar Asım Kömürcüoğlu’nun kızı olmakla birlikte Mimar Pertev Taner’le evli olan Nezihe Kömürcüoğlu’nun Arkitekt’te Kırıkkale, Rize şehri, Mardin imar planlarıyla ilgili şehircilik notları bulunmaktadır (Taner, Nezihe; Taner, Pertev,1949, “Mardin Şehri Kesin İmar Plânı İzah Notu”, Arkitekt, sayı:207-208, ss.66-70; Taner, Nezihe; Taner, Pertev, 1948, “Kırıkkale Şehri”, Arkitekt, sayı:195-196, ss.72-75; Taner, Nezihe; Taner, Pertev, 1947, “Rize Şehri Kat'i İmar Planı İzah Notu”, Arkitekt, sayı:183-184, ss.97-100.)

[22] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 390-1652-2.

Güzel Sanatlar Akademisi mezunu Şemsa Demiren, Parti’deki görevinden sonraki dönemde Y. Mimar Affan Kırımlı ile birlikte Trabzon Sergievi Proje Yarışmasında mansiyon ödülü almaya hak kazanmıştır: Anonim, 1947, “Trabzon'da Sergievi Proje Müsabakası Jüri Raporu”, Arkitekt, sayı:183-184, s.96.).

[23] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 386-1634-6. Fasih Metigil kurumda çalıştığı dönemde Ulus Basımevi’nin inşaatını kontrol etmiştir. Metigil’in 1949 yılı İstanbul Vakıf İşhanı Proje Yarışması’nda mimar Demirtaş Kamçıl ile birlikte birincilik ödülü vardır: Anonim, 1949, “Vakıf İşhanı Proje Müsabakası”, Arkitekt, sayı: 215-216, ss.213-222, 251. Yine 1949 yılı İstanbul Adalet Binası Proje Yarışması’nda Metigil üçüncülük ödülü kazanmıştır: Anonim, 1949, “İstanbul Adalet Binası Proje Müsabakası”, Arkitekt, sayı: 211-214, ss.179-194. 1960 ve 1970’li yıllarda ise Metigil’in Arkitekt’in Almanya haber muhabirliğini yaptığı görülmektedir: Anonim, 1969, “Haberler”, Arkitekt, sayı:1969-03(335), ss.99-100,129,131,136).

[24] Akademi’den mezun olduktan sonra bir süre İstanbul Belediyesi’nde Prof. Prost’un bürosunda çalışan Talat Güreli, Parti’den sonra İmar ve İskân Bakanlığında önce Müşavir ardından Başmüşavir olarak çalışmıştır: Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 30-11-1-0 / 365-27-5, CA., 30-11-1-0 / 420-65-16.

[25] Abdülkadir Asna’nın kurum içinde yaptığı önemli işlerden bazıları Diyarbakır Halkevi ve ilçeleri Lice, Çermik, Ergani Halkevi ile Elâzığ halkevi inşaatlarıdır: Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 391-1655-3.

[26] Cavit Tamkan Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olduktan sonra Haymil İnşaat’ta çalışırken şirketin İstanbul merkez bürosunda Ankara Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi inşaatının uygulama projelerini hazırlamıştır: Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 400-1696-1.

[27] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 393-1663-2.

Parti’den sonra Kemal Elâgöz, Bayındırlık Bakanlığı’nda kadrolu memur olarak çalışmaya başlamıştır: Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 393-1663-2. Yüksek Mimar Mahmut Pınar ise Ofisteki görevine son verilmeden önce Samsun, Bilecik, Hendek, Bolu, Akçakoca başta olmak üzere halkevi inşaatlarına kısmen gezici kontrol mimarlığı yapmış kısmen de Parti Ofisi’nin proje bölümünde çalışarak halkevi mimari projeleri hazırlamıştır: Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 392-1662-3.

[28] Ofis’teki görevinden önce 1937 yılında Ankara Belediyeler Bankası’nda ardından 1940 yılında İstanbul Şehircilik Mimari Bürosu’nda çalışmıştır. Kurumda çalıştığı süre içerisinde Samsun Halkevi ve Denizli Talebe Yurdunun kontrol mimarlığını yapmıştır: Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 393-1667-2.

[29] Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi, Belge Dosya No: CA., 490-1-0-0 / 392-1662-3, CA., 490-1-0-0 / 393-1663-2.

[30] İstenen halkevi karakteriyle ilgili yazılı veya çizili olarak net bir tanım yapılmamakla birlikte Oran’ın söylemleri üzerinden belirli çıkarımlar yapmak mümkündür. Sabri Oran Ofis’in inşa programını tariflerken (1940a,1940b,1940c,1940d), yabancı mimarları ve onlardan etkilenen tasarımcı mimarların tercihlerini eleştirir bir tavırla, Ofis’in hazırladığı tip projelerde kübik üsluptan özellikle kaçındıklarını söyler. Özel mimarlık ofislerinin konut mimarisinde kullandıkları yapı biçimlerini ‘geçici kapris’ olarak değerlendirmektedir. Halkevlerinde her zaman için ‘asil ve vakur bir ifadeye malik bir mimari karakter’ vermeye çalıştıklarını ifade ederek halkevleri özelinde belirli bir ulusal karakter yaratılmak isteniyor gibidir.

Bu icerik 882 defa görüntülenmiştir.