MİMARLIK'tan
Ayşen Ciravoğlu
Dünya Mimarlık Günümüz kutlu olsun! Krizler karşısında yaşam çevrelerinin ve insanlığın ağır bedeller ödediği bir dünyada, mesleğimizin gücünü ve yaratabileceği dönüşümü kamuoyuna anlatabilmek, Dünya Mimarlık Günü’nü kutlamanın belki de en anlamlı yolu. Bildiğiniz gibi Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA), bu yılın temasını “Konut Bir İnsan Hakkıdır – Yaşama Geçirin” olarak duyurdu. Barınma hakkının dünyanın pek çok yerinde giderek erişilmesi güç bir temel hak haline geldiği günümüzde, konut meselesini yalnızca yapı üretimi ve ekonomik koşullar üzerinden değil, insan hakları ve toplumsal adalet çerçevesinde yeniden ele almak büyük önem taşıyor. Mimarlık meslek pratiğinin de temel tartışma alanlarından biri olan bu konuyu, Dünya Mimarlık Günü’nün gündeminden hareketle daha kapsamlı biçimde değerlendirmek istiyoruz. Bu nedenle önümüzdeki sayının dosyasını konut konusuna ayırdık. Alanında uzman meslektaşlarımızın katkılarıyla konut hakkının farklı boyutlarını ele almayı ve güncel tartışmalara katkı sunmayı hedefliyoruz.
Elinizde bulunan sayının dosyası ise temmuz ayında Barselona’da gerçekleştirilen Uluslararası Mimarlar Birliği Dünya Mimarlık Kongresi ve Genel Kurulu’na ayrıldı. Bu yıl “Oluş. Geçiş Sürecindeki Gezegen için Mimarlıklar” temasıyla düzenlenen kongre, yalnızca içeriği ve tematik açılımlarıyla değil, geleneksel kongre formatının sınırlarını zorlayan kurgusuyla da dikkat çekti. Kongreyi tek bir yapı ya da yerleşkeyle sınırlamak yerine kentin farklı noktalarına yayan organizasyon, Barselona’yı yalnızca etkinliğin gerçekleştiği yer olmaktan çıkararak kongrenin bir parçası haline getirdi. Sanayi yapılarından kongre salonlarına uzanan farklı mekanlar, öğrencilerden mimarlık kolektiflerine, farklı disiplinlerden uzmanlardan uluslararası ölçekte tanınmış mimarlara kadar genişleyen katılımcı profiliyle birleşti. Geleneksel konferansların ağırlıklı olarak tek yönlü bilgi aktarımına dayanan yapısı yerine, tartışmalara, forumlara ve karşılıklı etkileşime alan açan program, katılımcıları yalnızca dinleyici olmaktan çıkararak tartışmaların aktif bir parçası olmaya davet etti. Böylece kongre, mimarlık üzerine konuşulan bir etkinlik olmanın ötesine geçerek farklı bilgi ve deneyimlerin karşılaştığı, ortak düşünme ve tartışma ortamlarının üretildiği bir platforma dönüştü. Bu yönüyle Barselona Kongresi’nin gelecek UIA kongreleri için çıtayı oldukça yükselttiğini söylemek mümkün.
Biz de bu sayımızda kongrenin zengin içeriğini ve atmosferini olabildiğince okurlarımıza aktarmaya çalıştık. Kongre kapsamında öne çıkan tartışmaların yanı sıra UIA Genel Kurulu’nda alınan kararlara ve Birliğin önümüzdeki döneme ilişkin yönelimlerine de yer verdik. Ayrıca geçtiğimiz üç yıl boyunca Türkiye’den meslektaşlarımızın da katkı sunduğu UIA çalışma gruplarının kongredeki etkinliklerini ve çalışmalarının sonuçlarını okurlarımızla paylaşmayı önemsedik. Böylece yalnızca uluslararası bir etkinliğin değerlendirmesini yapmakla kalmayıp, Türkiye mimarlık ortamının bu küresel tartışmalara sunduğu katkıları da görünür kılmayı amaçladık.
Bu sayımızda, her zaman olduğu gibi, yakın dönemde sonuçlanan mimarlık yarışmalarına ve önceki sayımızda yayımladığımız bir yarışmanın değerlendirmesine de yer veriyoruz. Yarışmaların belgelenmesi kadar, ortaya koydukları mimari yaklaşımların eleştirel bir gözle değerlendirilmesini de önemsediğimizi buradan bir kez daha yinelemekte yarar var. Mimarlık eleştirisine alan açan bölümümüzü de sürdürerek mimarlık üretiminin yalnızca sonuçlarıyla değil, düşünsel ve eleştirel boyutlarıyla da tartışılmasına katkı sunmaya devam ediyoruz.
Bu satırları kaleme aldığımız sırada ülkemizde bir kez daha can kayıplarına yol açan bir sel felaketi yaşandı. İklim krizinin etkileri karşısında kentleşme anlayışımızı ve yapılaşma pratiklerimizi ivedilikle yeniden ele almamız gerektiğini bir kez daha hatırlatan bu felaketten ders çıkarmak, benzer acıların yaşanmaması için sorumluluk üstlenmek gerektiği dergimiz aracılığıyla defalarca yinelediğimiz bir görüşü oluşturuyor. Bu anlamda somut adımların atıldığını görmek dileğimiz.
Önümüzdeki sayıda, duyarlı, erişilebilir, sürdürülebilir ve kapsayıcı konut kavramını ele alacağımız dosyamızla yeniden buluşmak üzere.
Bu icerik 31 defa görüntülenmiştir.