451
EYLÜL-EKİM 2026
 
MİMARLIK'tan

  • Giriş
    Dosya editörü: Ayşen Ciravoğlu

YAYINLAR



KÜNYE
DOSYA: UIA 2026 Barselona Kongresi ve Genel Kurulu

UIA 2026 Dünya Mimarlık Kongresi “Oluş. Geçiş Sürecindeki Bir Gezegen için Mimarlıklar

Şebnem Hoşkara

UIA Dünya Mimarlık Kongrelerinin yirmi dokuzuncusu, UNESCO tarafından 2026 Dünya Mimarlık Başkenti olarak belirlenen Barselona’da gerçekleşti. Mimarlık kültürünün toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılmasını hedefleyen, erişilebilir ve ilgi çekici etkinlik programı, kongre tarihlerini aşarak tüm yaz ayları boyunca sürdü ve on binden fazla mimarı buluşturdu. Kongreye ilişkin detayları, TMMOB Mimarlar Odası’nın kongreye katkılarını ve genel değerlendirmelerini ele alan yazar, kongrenin düşündürdüğü temel konulardan birinin mimarlığın, değişen dünya koşullarına nasıl uyum sağlayacağından çok, bu koşulların dönüştürülmesinde nasıl etkin ve sorumlu bir rol üstlenebileceği olduğuna dikkat çekiyor.

Yüzden fazla ülkeden ulusal mimarlık meslek kuruluşlarını bünyesinde barındıran ve dünya genelinde bir milyondan fazla meslek mensubunu temsil eden hükümet dışı bir kuruluş olan Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA), toplumun karşı karşıya olduğu sorunları mimarlık profesyonellerinin bilgi ve uzmanlıkları doğrultusunda ele almak amacıyla 1948 yılından bu yana UIA Dünya Mimarlık Kongrelerini düzenlemektedir. Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) kuruluşuna ev sahipliği yapan ilk UIA Dünya Mimarlık Kongresi, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yeniden yapılanma sürecinde 1948 yılında Lozan’da gerçekleştirilmiştir. O tarihten bu yana UIA Dünya Mimarlık Kongresi her üç yılda bir üye ülkelerden birinde düzenlenmekte ve Birliğin düzenli olarak gerçekleştirdiği başlıca etkinlik olma özelliğini sürdürmektedir.

Mimarlık mesleği açısından önem taşıyan temel bir konuya odaklanan ve bu konuyu belirli bir tema çerçevesinde ele alan UIA Dünya Mimarlık Kongrelerinin yirmi dokuzuncusu, 2026 yılında 28 Haziran – 5 Temmuz tarihleri arasında İspanya’nın Barselona kentinde gerçekleştirilmiştir. Daha önce 1996 yılında Kongre’ye ev sahipliği yapan Barselona, böylece bu etkinliğe iki kez ev sahipliği yapan ilk şehir olma özelliğini kazanmıştır.

2018 yılında UIA ve UNESCO, UIA Dünya Mimarlık Kongresi’ne ev sahipliği yapan şehrin Dünya Mimarlık Başkenti olarak ilan edilmesi konusunda anlaşmaya varmıştır. UIA, 2021 yılında, 1996’da geniş halk katılımıyla ve uluslararası düzeyde önemli bir etki yaratarak Kongre’ye ev sahipliği yapan Barselona’yı, otuz yıl aradan sonra yeniden Kongre’nin düzenleneceği şehir olarak belirlemiştir. Bu karar doğrultusunda UNESCO, Barselona’yı 2026 Dünya Mimarlık Başkenti olarak ilan etmiştir. Bu bağlamda Barselona, mimarlık kültürünün toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılmasını hedefleyen, erişilebilir ve ilgi çekici bir etkinlik programı sunarak, kongre süresince ve yaz ayları boyunca çok sayıda etkinliğe, sergiye ve buluşmaya ev sahipliği yapmıştır.

Kongre Organizasyon Ortakları: CSCAE ve COAC

Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) İspanya’daki temsilcisi, İspanya Mimarlar Odaları Yüksek Konseyi’dir (CSCAE). CSCAE, Katalonya Mimarlar Odası (COAC) da dahil olmak üzere çeşitli bölgesel mimarlık meslek kuruluşlarından oluşmaktadır. Kongre’nin organizasyonu, UIA üyesi İspanya Mimarlar Odaları Yüksek Konseyi (CSCAE) tarafından, ev sahibi şehir Barselona’daki Katalonya Mimarlar Odası (COAC) işbirliğiyle gerçekleştirilmiştir. Üç gün boyunca sekiz farklı sahnede 100’ün üzerinde oturumda 200’den fazla konuşmacıyı biraraya getiren UIA 2026 Barselona Dünya Mimarlık Kongresi, mimarlık alanında uluslararası diyaloğa olanak sağlayan, tanınmış mimarları, araştırmacıları ve farklı disiplinlerden önde gelen isimleri buluşturan önemli bir etkinlik olmuştur.

UIA 2026 Barselona Dünya Mimarlık Kongresi, İspanya Kentsel Gündem, Konut ve Mimarlık Bakanlığı (MIVAU), Katalonya Hükümeti ve Barselona Belediyesi tarafından kurumsal olarak desteklenmiş ve finanse edilmiştir.

Kongre Ana Teması: “Oluş. Geçiş Sürecindeki Bir Gezegen için Mimarlıklar”

29. UIA Dünya Mimarlık Kongresi’nin teması, ilk kez uluslararası bir yarışma aracılığıyla belirlenmiştir. Küresel ölçekte önem taşıyan Kongre için düzenlenen bu yarışma, eleştirel düşünmeyi teşvik etmeyi ve kolektif düşünceyi geliştirmeyi amaçlamıştır.

“Oluş. Geçiş Sürecindeki Bir Gezegen için Mimarlıklar” (Becoming. Architectures for a Planet in Transition) başlığıyla yarışmayı kazanan öneri, Barselonalı mimarlardan oluşan bir grup tarafından geliştirilmiş ve bu grup Kongre’nin küratöryel ekibini oluşturmuştur. Farklı kuşaklardan mimarların oluşturduğu kongre ekibi, mesleki deneyim ile akademik uzmanlığı birleştiren çok yönlü bir yapıya sahiptir.

“Oluş. Geçiş Sürecindeki Bir Gezegen için Mimarlıklar” başlığı altında yoğun bir programla düzenlenen UIA 2026 Barselona Dünya Mimarlık Kongresi; İnsandan Öte Oluş (Becoming More-than-human), Döngüsel Oluş (Becoming Circular), Bedensel Deneyimle Bütünleşme (Becoming Embodied), Karşılıklı Bağımlı Oluş (Becoming Interdependent), Üst Düzey Farkındalık Geliştirme (Becoming Hyper-conscious) ve Uyum İçinde Oluş (Becoming Attuned) olmak üzere altı tematik eksen etrafında yapılandırılmıştır.

Kongre küratörlerinin kongre tanıtım metni, ana temayı ve kongre organizasyonunun yapısını en doğru şekilde yansıtmaktadır.

“Oluş (Becoming), zamanı bir tasarım aracı olarak kullanmanın potansiyelini araştırarak, içinde yaşadığımız çevrelerin hem insanlar hem de insan dışı varlıklar tarafından, bireysel ve kolektif düzeylerde sahiplenilmesini ve dönüştürülmesini destekleyen mekânsal pratikleri ele almaktadır. Mevcut koşulların tümüyle ortadan kaldırılarak yeniden başlanmasını öngören tabula rasa (boş levha) yaklaşımını reddeden bu anlayış, var olan fiziksel ve kültürel peyzajlara ilişkin derin bir farkındalığa dayanmakta; dönüşüm süreçlerini maddi, politik, ekolojik ve şiirsel ilişkiler üzerinden yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Kapitalist sistemin yönlendirdiği ve kaynakların tükenmesine yol açan yerleşik paradigmaların ötesine geçme arayışıyla Oluş, alternatif gelecek olasılıklarına işaret eden yeni tartışma alanları ortaya koymaktadır. Bu araştırmalar, dönüşüm sürecindeki bir dünya için tasarım yapmanın ne anlama geldiğini sorgulayan, farklı yaklaşımların birbiriyle kesiştiği ve önceden belirlenmiş sonuçlarla sınırlandırılmayan araştırmaları teşvik eden altı tematik araştırma ekseni çerçevesinde yapılandırılmaktadır.” [1]

Bu ana tema çerçevesinde kongre süresince her temaya yarım gün ayrılarak, tartışmalar; farklı disiplinler, ölçekler ve coğrafyalar arasında bağlantılar kurmayı amaçlayan, özenle belirlenmiş alt başlıklar çerçevesinde yürütülmüş ve kongre alt temaları kapsamında ortaya konan çarpıcı ve düşündürücü argümanlar aracılığıyla, altı soruya yanıt aranmıştır. (Tablo 1)

Bu tartışma başlıkları kapsamında ele alınan Kongre’de, daha önceki kongrelerden farklı olarak, tekil misafir konuşmacılar (keynote speakers) yerine, tüm özel / ortak oturumlar, görevlendirilen moderatörler tarafından tanıtılıp yönetilerek, sunulan katkıların birbiriyle ilişkilendirilmesi ve daha geniş bir kavramsal çerçeve içinde ele alınması sağlanmıştır. (Resim 1)

Akşam saatlerinde, bir santral binasının kültür ve medya merkezine dönüştürülmesiyle elde edilen ve Barselona’nın ikonik yapılarından biri olan endüstri mirası niteliğindeki Üç Bacalar (Three Chimneys) binasında (Resim 2) düzenlenen açık buluşmalar, diyaloğun ortak ve samimi bir ortamda sürdürülmesine olanak tanımıştır. Böylece Kongre, birbirinden bağımsız konuşmaların sıralandığı bir etkinlik olmanın ötesine geçerek aktif bilgi ve fikir alışverişinin gerçekleştiği bir platform niteliği kazanmıştır.

Mimarlar Odası’nın Kongre Katılımı

Meslek odamız, 29. UIA Dünya Mimarlık Kongresi’ne ve kongre ardından UIA Genel Kurulu toplantısına, Mimarlar Odası ve KTMMOB Mimarlar Odası delegeleri ile aktif katılım sağlamıştır. TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Zeynep Eres Özdoğan, UIA II. Bölge Konsey üyesi Ayşen Ciravoğlu ve UNESCO - UIA Validasyon Konseyi Eş-başkanı Deniz İncedayı, meslek odamızı temsilen, Genç Mimarlar Programı, Eğitim Komisyonu, “Herkes için Tasarım” Çalışma Grubu, Birleşmiş Milletler (UN) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG’s) Çalışma Grubu gibi çalışma gruplarının etkinliklerine ve oturumlarına konuşmacı, panelist ve / veya oturum yürütücüsü olarak katkı sağlamışlardır.

Kongre kapsamında, 1 Temmuz 2026 Çarşamba günü, TMMOB Mimarlar Odası tarafından “Herkes için Konut” başlıklı bir oturum düzenlenmiştir. (Resim 3) Danimarka Mimarlar Birliği ile birlikte düzenlenen oturumda, Türkiye ve Danimarka örnekleri üzerinden barınma hakkına, afetlere, çoklu ve birbirine bağlı krizlere karşı mimarlık; yerel konut güvencesizliğinden dirençliliğe geçiş süreçleri bağlamında değerlendirilmiştir. TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Zeynep Eres Özdoğan’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği ve moderatörlüğünü UIA II. Bölge Konseyi Üyesi Prof. Dr. Ayşen Ciravoğlu’nun yürüttüğü oturumda, Kahramanmaraş ve Hatay depremleri sonrası yapılaşma süreçleri ile afet sonrası barınma alanında yürütülen öğrenci çalışmalarına ilişkin sunumlar da yer almış; Deniz İncedayı'nın da katkılarıyla düzenlenen panele Danimarka, Türkiye, Filipinler ve Nijerya'dan meslektaşlar katılmıştır.

Kongre kapsamında, Barselona Tasarım Müzesi’nde (DHub; Resim 4) dünya ülkelerinin mimarlıklarının sergilendiği ortamda, Türkiye Mimarlar Odası da, UIA II. Bölge ülkeleriyle ortak alanda yer alarak (Resim 5), ülkemizin çağdaş mimarlık örneklerinin sergilenebilmesini sağladı.

30. ve 31. UIA Dünya Mimarlık Kongreleri

Kongre’nin kapanış oturumunda, 30. Dünya Mimarlık Kongresi ve 31.Genel Kurul toplantısının 2029 yılında Pekin’de, Çin’in ev sahipliğinde düzenleneceği katılımcılara duyurulmuştur. Pekin ayrıca UNESCO - UIA 2029 Dünya Mimarlık Başkenti olarak ilan edilmiştir. 30. Dünya Mimarlık Kongresi’nin ana teması “Dengeye Dönüş: Herkes için Daha İyi Bir Yaşam için Mimarlık” olarak belirlenmiştir.

Ayrıca UIA Genel Kurulu’nun son oturumunda; 2032 yılında gerçekleştirilecek olan 31. Dünya Mimarlık Kongresi ve 32. Genel Kurul için Prag, Çekya ev sahibi olarak seçilmiştir.

Kongrenin Düşündürdükleri

UIA 2026 Dünya Mimarlık Kongresi, mimarlığın günümüzde karşı karşıya olduğu çok katmanlı sorunları yeniden düşünmek ve mesleğin geleceğine ilişkin sorumluluklarını sorgulamak açısından önemli bir uluslararası buluşmadır. İklim krizi, ekolojik yıkımlar, toplumsal eşitsizlikler, konut ve barınma sorunu, hızlı kentleşme ve teknolojik dönüşümler, mimarlığın artık yalnızca yapı üretimi ve fiziksel çevrenin biçimlendirilmesi üzerinden tanımlanamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu bağlamda kongrenin en önemli katkılarından biri, mimarlığı yalnızca estetik, teknik ve işlevsel bir disiplin olarak değil, toplumsal, kültürel, ekolojik ve etik sorumlulukları olan bir düşünce ve eylem alanı olarak yeniden tartışmaya açmasıdır.

Bununla birlikte, bu tür uluslararası buluşmaların eleştirel açıdan sorgulanması gereken yönü, ortaya konulan güçlü söylemlerin mimarlık pratiğine, eğitimine ve mesleki politikalara ne ölçüde yansıyabildiğidir. Sürdürülebilirlik, kapsayıcılık, dayanıklılık ve toplumsal adalet gibi kavramların giderek mimarlık gündeminin merkezine yerleşmesi kuşkusuz önemlidir. Ancak bu kavramların yalnızca iyi niyetli söylemler ve örnek projeler düzeyinde kalmaması; mimarlığın üretim süreçlerini, ekonomik ilişkilerini, karar alma mekanizmalarını ve mesleki önceliklerini dönüştürebilecek somut yaklaşımlara dönüşmesi gerekmektedir. Dolayısıyla kongrenin başarısını yalnızca tartışmaya açtığı konuların güncelliğiyle değil, bu tartışmaların mesleğin yerleşik düşünme ve uygulama biçimlerini ne ölçüde sorgulayabildiğiyle değerlendirmekte fayda vardır.

Mimarlığın geleceği açısından bakıldığında, kongrenin düşündürdüğü belki de en temel konu, mimarlığın değişen dünya koşullarına nasıl uyum sağlayacağından çok, bu koşulların dönüştürülmesinde nasıl etkin ve sorumlu bir rol üstlenebileceğidir. Günümüz mimarlık ortamında piyasa odaklı üretim süreçleri, yapılaşma baskısı, kaynakların giderek tükenmesi ve kamusal yararın çoğu zaman ikinci planda kalması, mimarın toplumsal rolünün ve mesleki özerkliğinin yeniden tartışılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle mimarlığın geleceğini yalnızca yeni teknolojilerde, yenilikçi malzemelerde veya tasarım yöntemlerinde aramak yeterli değildir. Asıl dönüşüm; insanı, doğayı ve yaşamın bütün bileşenlerini merkeze alan, farklı disiplinlerle iş birliğini güçlendiren, yerel bilgi ve deneyimleri önemseyen, katılımcı ve hak temelli bir mimarlık anlayışının geliştirilmesinde yatmaktadır. Bu yaklaşım, mimarlık eğitiminin içeriğinin, mesleki örgütlenmenin ve mimarın karar alma süreçlerindeki konumunun yeniden ele alınmasını da zorunlu kılar. UIA 2026 Dünya Mimarlık Kongresi gibi küresel buluşmalar, farklı coğrafyalardan bilgi ve deneyimlerin paylaşılmasına ve ortak bir mesleki farkındalığın geliştirilmesine önemli katkılar sunmaktadır. Ancak bu tür buluşmaların gerçek değeri, kongre salonlarında üretilen düşüncelerin farklı coğrafyaların özgün toplumsal ve mekânsal koşullarıyla ilişkilendirilerek gündelik mimarlık pratiğine taşınabilmesinde ortaya çıkacaktır. Mimarlığın geleceğini belirleyecek olan yalnızca nasıl tasarladığımız ve ne inşa ettiğimiz değil; kimin için, ne amaçla, hangi kaynaklarla ve hangi değerleri gözeterek ürettiğimiz olacaktır.

Konuya ülkemizdeki mimarlık ortamı açısından bakıldığında, kongrenin gündeme taşıdığı küresel sorunlar, öncelikler ve geleceğe yönelik yaklaşımlar ile Türkiye’deki güncel mimarlık pratiği arasında önemli bir mesafe olduğu söylenebilir. İklim krizi, sürdürülebilirlik, toplumsal kapsayıcılık, mekânsal adalet ve kamusal yarar gibi konular uluslararası mimarlık gündeminin merkezinde giderek daha fazla yer bulurken, ülkemizde mimarlık ve yapı üretim süreçlerinin büyük ölçüde ekonomik öncelikler, piyasa koşulları, rant odaklı kentsel dönüşüm politikaları ve kısa vadeli kararlarla şekillenmesi, bu yaklaşımların uygulamaya aktarılmasını güçleştirmektedir. Özellikle afet riskleri, nitelikli ve erişilebilir konut ihtiyacı, doğal ve kültürel mirasın korunması, kamusal alanların niteliği ve kentlerin iklim değişikliğine uyumu gibi yaşamsal konular, mimarlığın toplumsal sorumluluğunun ülkemiz açısından ne denli önemli olduğunu sürekli olarak ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, uluslararası platformlarda tartışılan ilke ve yaklaşımların ülkemizin özgün koşullarıyla ilişkilendirilmesi, mimarlık eğitimi, mesleki uygulamalar, planlama ve tasarım süreçleri ile yerel ve merkezi yönetim politikalarına yansıtılması büyük önem taşımaktadır. Mimarlar Odası başta olmak üzere meslek örgütlerine, akademik kurumlara ve mimarlık ortamının tüm aktörlerine düşen sorumluluk, bu küresel tartışmaları yalnızca izlemek değil, onları ülkemizin mekânsal, toplumsal ve çevresel sorunlarına yanıt üretebilecek eleştirel ve dönüştürücü bir mesleki gündeme taşımaktır. Bu açıdan bakıldığında, UIA 2026 Dünya Mimarlık Kongresi’nin ülkemiz mimarlık ortamı için en önemli katkısı, yalnızca mimarlığın geleceğine ilişkin yeni perspektifler sunması değil, aynı zamanda bugünkü mesleki önceliklerimizi, üretim biçimlerimizi ve toplumsal sorumluluklarımızı yeniden sorgulamamız için güçlü bir düşünsel zemin oluşturmasıdır.

* Bu makalenin hazırlanmasında kongrenin resmi sitesindeki (uia2026bcn.org/becoming-architectures-for-a-planet-in-transition/) yazılı bilgiler temel alınmıştır. Gerektiği noktalarda yapılan doğrudan çeviriler yazara aittir. Yazar kongreye fiilen katılım sağlamış ve çeşitli oturumlarda tartışmacı ve panelist olarak görev almıştır.

NOT

[1] UIA 2026 Barselona Mimarlık Kongresi Resmi Web Sitesi, “Becoming. Architectures for a planet in transition”, (uia2026bcn.org/becoming-architectures-for-a-planet-in-transition).[Erişim:16.10.2026]

Bu icerik 40 defa görüntülenmiştir.