DOSYA: UIA 2026 Barselona Kongresi ve Genel Kurulu
Mimarlığın Başkentinden Sporun Başkentine: Barselona’yı Spor Mekânları Üzerinden Okumak
Sena Özfiliz
UIA Dünya Mimarlar Kongresi, kongre merkezinin sınırlarını aşarak kente yayılan yetmişi aşkın mimarlık rotasıyla Barselona’da geniş bir katılımla gerçekleşti. UIA Spor ve Serbest Zaman Mekânları Çalışma Programı (Sports and Leisure Work Programme - S&L WP) kapsamındaki etkinliğe katkı sunan ve Programın eş-direktörü olan yazar; UNESCO tarafından "2026 Dünya Mimarlık Başkenti" ilan edilen kentin, 1992 Olimpiyatları'ndan bu yana geçirdiği kapsamlı dönüşüme dikkat çekiyor. Barselona’daki spor ve rekreasyon alanlarına dair kişisel deneyimlerini de aktardığı yazısında yazar, bakışlarımızı bir sonraki kongreye ev sahipliği yapacak ve yine güçlü bir Olimpiyat geçmişi taşıyan Pekin’e çeviriyor.
28 Haziran – 2 Temmuz 2026 tarihleri arasında Barselona’da düzenlenen UIA Dünya Mimarlar Kongresi 130’dan fazla ülkeden yaklaşık 10.000 katılımcıyı, 250 konuşmacıyı ve yüzü aşkın oturumu biraraya getirdi; programda ayrıca 4.000 m²’lik merkezi sergi ve kente yayılan yetmişi aşkın mimarlık rotası yer alıyordu. [1] (Resim 1)
Barselona, kongreye ikinci kez ev sahipliği yapan ilk kent oldu. 1996’daki “Şimdi ve Gelecekler: Kentlerde Mimarlık” (Present and Futures: Architecture in Cities) kongresi, kentin Olimpiyatlarla kazandığı yeni yüzün henüz taze olduğu bir dönemde toplanmıştı. Otuz yıl sonra UNESCO’nun “2026 Dünya Mimarlık Başkenti” unvanını taşıyan Barselona, bu kez kentleri, onları besleyen ekolojik, maddi ve siyasal sistemler üzerinden düşünmeye çağırıyordu. [2] Kongrenin teması da UIA tarihinde ilk kez uluslararası bir yarışmayla belirlenmişti: “Becoming. Architectures for a Planet in Transition” (Oluş. Geçiş Halindeki Bir Gezegen için Mimarlıklar). Altı kişilik küratör ekibi, felsefeden ekonomiye farklı alanlardan “eleştirel antagonistler” davet ederek oturumlardaki uzlaşma eğilimini bilerek bozmayı seçmişti. Dünyanın dört bir yanından gelen meslektaşlarımız beş gün boyunca yalnızca mesleğin ya da insanlığın değil, insandan öte (more-than-human) dünyanın geleceğini de tartıştı. On bin mimarın gezegenin halini konuşmak için aynı kente uçmasındaki çelişkinin küratörler de farkındaydı ve hiçbir büyük etkinliğin masum olmadığını kendileri de kabul ediyordu. [3] Programın bir de sürprizi vardı: Gaudí’nin ölümünün 100. yılında tamamlanmaya yaklaşan Sagrada Família’daki UIA Altın Madalyası ve Trienal Ödülleri töreni; bu büyülü yapıyı turist kafilelerine karışmadan deneyimlemek için bulunmaz bir fırsattı. (Resim 2)
Katılımcılar CCIB’de (Centre de Convencions Internacional de Barcelona, Barselona Uluslararası Kongre Merkezi) on beş sahneye yayılan etkinlikler ve sergiler arasında seçim yapmaya çalışırken, “UIA Spor ve Serbest Zaman Mekânları Çalışma Programı" (UIA Sports & Leisure Work Programme - UIA S&L WP) [4] üyeleri olarak kongrenin bizim için farklı bir anlamı vardı. Üç yıl önceki Kopenhag Kongresi’nde kendi konferans programımızın ve stand sergimizin yanı sıra Halk Sağlığı Çalışma Programı (Public Health Work Programme) ile ortak bir de seminer düzenlemiştik. Barselona’ya ise bir buçuk yıllık yoğun bir çalışmanın ürününü paylaşmanın heyecanıyla gelmiştik.
67 Yıllık Birikim
67 yıllık geçmişe sahip UIA Spor ve Serbest Zaman
Mekânları Çalışma Programı'na 2005’te katıldım; 2023’ten bu yana Danimarkalı meslektaşım René Kural ile birlikte eş-direktörlüğünü yürütüyoruz. Program, üyelerinin mesleki birikimiyle nitelikli fiziksel aktivite, spor ve serbest zaman mekânlarının gelişimini desteklerken, aralarında Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), Uluslararası Paralimpik Komitesi (IPC), FIFA ve World Aquatics gibi Uluslararası Federasyonların da yer aldığı kurumların karar süreçlerine uzman görüşleri sağlıyor.
[5]
Olimpik ve Paralimpik tesislerin gelişimini Oyunlardan önce, sırasında ve sonrasında, özellikle sürdürülebilirlik ve yeniden işlevlendirme potansiyelleri üzerinden izlemek, Programın belki en az görünen ama en önemli görevlerinden. Program ayrıca yerel ve merkezi karar vericileri işlevsel, sürdürülebilir ve kapsayıcı tesisler geliştirme konusunda desteklemeyi ve alanında uluslararası bilgi alışverişini ve işbirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Paydaş kuruluşlarla birlikte düzenlediğimiz çalışma gezileri, konferans ve seminerlere Barselona’da bir de yayın eklendi.
Mirası Geleceğe Taşımak…
Editörlüğünü René Kural ve Programın Hong Kong’lu üyesi Simon Chan ile üstlendiğimiz
Active Spaces: Carrying Legacy into the Future (
Aktif Mekânlar: Mirası Geleceğe Taşımak)kitabı, mimarlığın fiziksel aktivite, esenlik ve toplumsal etkileşim için nasıl ortamlar kurduğunu stadyumlardan yüzme havuzlarına, parklardan gençlik merkezlerine uzanan geniş bir yelpazede ele alıyor. Yayının çıkış noktası, spor ve boş zaman değerlendirme yapılarını yalnızca fiziksel aktivite altyapısı olarak değil, kolektif kimliğin ifadeleri olarak da okumaktı. Makaleler ve örnek projeler üzerinden bu tipolojilerin daha kapsayıcı, esnek ve toplum yararına mekânlara doğru nasıl evrildiğini izlerken sürdürülebilirlik, erişilebilirlik ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi soruları da aynı masaya koymaya çalıştık.
Kanımca kitabın en değerli katkılarından biri, tarihi büyük ölçüde ikonik yapılar ve onların (çoğunlukla erkek) müellifleri üzerinden yazılmış bir alanı, sektörde çoğu zaman ‘görünmez’ kılınan kadınların kaleminden anlatan bir bölüm içermesi. Beden, hareket ve yapılı çevre arasındaki ilişkiyi daha eşitlikçi mekânlar üzerinden düşünmek, bu erkek egemen anlatıyı biraz olsun bozmayı gerektiriyordu.
UIA tarafından yayımlanan ve iki bölümden oluşan kitabın “Aktif Mekânlar” başlıklı ilk bölümü farklı coğrafyalardan Program üyelerinin kaleme aldığı on üç makale ve proje tanıtımını biraraya getirirken, “Mirası Geleceğe Taşımak” başlıklı ikinci bölümde Programın 67 yıllık tarihine - özellikle 2000 yılı sonrasında görev yapmış olan direktörlerin ağzından - ve gelecek projeksiyonlarına yer veriliyor. Eş-editörlüğün yanı sıra fotoğraflarımla katkı verdiğim ve meslektaşımız Dr. Ufuk Demirgüç tarafından tasarlanan kitabın İngilizce ve İspanyolca dijital sürümlerine UIA’nın sitesinden erişilebiliyor. [6] (Resim 3)
Kongre boyunca katılımcılara dağıtılan ve yoğun ilgi gören kitabın basılı kopyalarının Program üyeleri aracılığıyla dünyanın farklı bölgelerindeki mimarlık okullarına ve ulusal meslek odalarına ulaştırılması üstlendiğimiz bir başka misyon. Spor yapıları mimarlık eğitiminde ya oldukça teknik bir uzmanlık alanı olarak ya da birkaç ünlü yapının biçimsel başarısı üzerinden öğretiliyor; oysa bir mahalle spor salonunun ya da açık hava havuzunun gündelik hayatla kurduğu ilişki, bir stadyum anlatısından fazlasını aktarma potansiyeline sahip. Öğrencilik yıllarımdan bu yana spor ve rekreasyon mekânlarının tasarım ve karar süreçlerini ezberlerden arındırmaya, bu alandaki sınırlı bilgiyi yaygınlaştırmaya emek vermiş biri olarak, kitabın okurlarına bu yönde bir katkı sunmasını umuyorum.
Barselona 1992’nin Zamansız Mirası
Kitap, 30 Haziran’da CCIB’de gerçekleşen aynı adı taşıyan oturumda tanıtıldı ve gündeme getirdiği konular tartışmaya açıldı.
[7] Programın onursal direktörü, Pierre de Coubertin Madalyası sahibi ve dünyada spor mimarisi standartlarının geliştirilmesine büyük katkı vermiş bir duayen olan Prof. Geraint John’un konuşmasıyla açılan oturum, İrlandalı mimar Aisling Cleary’nin “Spor Mimarlığında Kadınlar” başlıklı sunumuyla devam etti. Cleary, bu ana tema altında kitapta da yer alan diğer üç makalenin yazarları Bianca Binder, Irina Korneychuk ve Dr. Irina Akhmanova’yı da temsilen şu soruyu sordu: “Spor mimarlığında neden hala kadının yeri hakkında konuşmak durumunda kalıyoruz?” (
Resim 4)
Sunumda değinilen araştırmalar, toplumsal cinsiyet rollerinin aktif mekânların planlama, tasarım ve işletmesine ne denli yerleşmiş olduğunu ve bunun zaman içinde katılımı, erişimi ve güç ilişkilerini nasıl biçimlendirdiğini gösteriyordu. Tartışma açığa çıkardı ki, tek tek bakıldığında nötr görünen kararlar birikerek dışlayıcı bir sistem üretilmesine yol açıyor.
Oturumun ikinci sunumu Barselona’nın kendi hikayesine odaklandı. 1992 Olimpiyatları’nın tetiklediği dönüşümde ana planlama kararlarının alınmasında önemli rol oynamış mimar Lluís Millet, Olimpiyat yoluyla dönüşümün olumlu örneği olarak literatüre geçen kentin Oyunlara nasıl hazırlandığını anlatarak hafızalarımızı tazeledi. Altını çizdiği en çarpıcı nokta, Olimpiyatlar için ayrılan toplam yatırımın yalnızca küçük bir bölümünün spor tesislerine harcanmış olmasıydı. Kalıcı miras, Olimpiyatları bir fırsat olarak görme vizyonundan doğmuştu: Kentin denizle yeniden buluşması, kamusal alanların çoğalıp nitelik kazanması, ulaşım ve altyapı sorunlarının çözülmesi. Barselona 1992, bir spor organizasyonunun çok ötesine geçen, uzun vadeli bir kentsel özgüven hikayesiydi; aradan otuz beş yıla yakın zaman geçmiş olsa da alınan kararların izleri kentte hala okunabiliyor. (Resim 5)
Millet’in vurguları, aklıma İstanbul’un 2027 Haziran ayında ev sahipliği yapacağı 4. Avrupa Oyunları ve 2036 Olimpiyat adaylığı üzerine süren tartışmaları getirdi. Avrupa Oyunları ölçek ve kapsam açısından bugüne kadar İstanbul’da gerçekleşecek en büyük çoklu spor organizasyonu olacak. Eş-danışmanı olarak katkı sağladığım 2021 tarihli “İstanbul Kenti Spor Ana Planı” çalışmasında da belirttiğimiz üzere, bu tür organizasyonlara ‘amaç’ değil ‘araç’ olarak bakılmalı; fiziksel aktiviteye erişimin artırıldığı, zinde, mutlu, sağlıklı bir kent yaşamını hayata geçirmenin aracı olarak.
Barselona ardılları için önemli bir model oluşturuyordu. Günümüzde ise Olimpiyat adaylığı tek bir kentin ev sahipliği ya da sıfırdan inşa edilen tesislerin gösterisi olarak düşünülemez; ancak mevcut varlıklar ile gerçek ihtiyaçların dengelendiği sürdürülebilir bir kurgu ve kapsayıcı bir anlayışla yaklaşılırsa başarıya ulaşmak mümkün olabilir. 2012 Londra ve 2024 Paris Olimpiyatları değişen paradigmanın ilk denemeleri olarak önemli izler bıraktı. Artık asıl sınav gösterinin kendisi değil, Oyunlar için kurulan altyapının kent yaşamını yıllar sonra da destekleyip desteklemeyeceği. Büyük spor organizasyonlarının kentlere bıraktığı mirasa eleştirel bakan biri olarak, bu organizasyonların karar mekanizmalarına yakın duran bir Programın bünyesinde yer almak sürekli bir denge kurmayı gerektiriyor. Sanırım tam da bu yüzden “miras” kavramını tesislerin kendisinden çok, oyunlar bittikten sonra onları kimin, nasıl kullandığı üzerinden tartışmaya çalışıyoruz.
Programın Görsel Hafızası
UIA Spor ve Serbest Zaman Mekânları Çalışma Programı'nın CCIB’deki sergi alanındaki standı, çalışma programının faaliyetlerinden bir kesit sunmanın yanı sıra kitabın okurlarla buluştuğu ve bilgi alışverişinin gerçekleştiği bir buluşma yerine dönüştü. Programın son yirmi yılının görsel hafızasını aktarmak üzere ilk kez 2023’te Kopenhag için hazırladığımız bu kurguya, Barselona’da oturumun ertesi günündeki gezide göreceğimiz bazı yapıların ayrıntılı mimari sunumlarını da ekledik.
(
Resim 6)
Kentin Çeperlerinden Montjuïc’e Spor Mekânlarının Bugünü
Kongrenin üçüncü günü, yerel meslektaşlarımızın da katıldığı küçük bir grupla kentin önemli spor ve rekreasyon mekânlarını dolaştık.
Güne olimpiyat yapılarıyla değil, Camp de Ferro ve yeni La Sagrera spor merkezi gibi çok amaçlı semt spor merkezleriyle (‘poliesportiu’) başlamamız rastlantı değildi; Barselona’nın spor mirası en çok gündelik hayatla bütünleşmiş bu yapılarda yaşıyor. (Resim 7) Köklü bir geleneği yaşatırken kendini sürekli yenileyen Real Club de Polo’nun ardından, yenileme inşaatının sürmesi nedeniyle ünlü Camp Nou’yu ne yazık ki yalnızca uzaktan görerek 1992 Olimpiyatları’nın kalbi Montjuïc’e geçtik. Joan Antoni Samaranch Olimpiyat ve Spor Müzesi’nde “Spor Mekânları, Yaşayan Bellek” (Espais esportius, memòria viva) sergisini gezdikten sonra, [8] Camp Nou’daki inşaatın ilk aşamalarında FC Barcelona’nın maçlarına da ev sahipliği yapan Lluís Companys Olimpiyat Stadı’na yürüdük. Ardından, kent siluetinin önünde kuleden atlayan sporcuların görüntüleriyle hafızamıza kazınmış Olimpiyat havuzunu ziyaret ettik. Oyunlardan önce de var olan havuzun kente sırtını dönen tribünleri yıkılarak kurgulanan bu ikonik görüntü, kenti Oyunların arka planı olarak kullanma fikrinin öncülerindendi; Londra ve Paris de daha sonra bu fikirden ilham alacaktı. Aynı atlama kulesinin bugün yoğun olarak kullanılan bir kent havuzunun parçası oluşu, Millet’in anlattığı miras anlayışının belki de en yalın göstergesiydi ve müzedeki serginin başlığını hatırlattı: Spor mekânları kentin belleğini taşıyordu, ama kullanıldıkları müddetçe. (Resim 8)
Günü Barceloneta’da, sutopu branşında Avrupa’da son yılların en başarılı kulübü olan Club Natació Atlètic - Barceloneta’nın deniz kıyısındaki tesisinde bitirdik. “Halkın kulübü” olarak da bilinen CNAB, 10 bin aktif üyesi ve 3 bin kişilik bekleme listesiyle, her üç yetişkinden ikisinin düzenli spor yaptığı Barselona’da [9] sporla gündelik hayatın ne kadar iç içe olduğunu gösteriyordu. Uzmanlar bu ilişkiyi Olimpiyatların en önemli miraslarından biri olarak görüyor. Öte yandan, Olimpiyatlarla çehresi değişen kentin giderek daha fazla turist ve göçmen çekmesini ve bunun yerel halk için doğurduğu sorunları ele alan çok sayıda akademik çalışmayı da es geçmemek gerek. Yıllardır uzaktan takip ettiğim ve Kongre vesilesiyle ilk kez deneyimlediğim bu kentte Olimpiyatların uzun vadeli etkilerini, iyisiyle kötüsüyle, daha yakından gözlemleyebilmeyi isterdim doğrusu.
Sonraki Durak: Pekin
Kongrenin kapanışında okunan Barselona Bildirgesi, altı “oluş” hattını - Zaman, Madde, Yaşam, Adalet, Ölçek ve Anlam - altı taahhüde çeviriyordu. “Barınma bir rant aracı değil, bir haktır” gibi keskin cümleleriyle, beş gün boyunca özenle açık tutulan çoğulculuğu bir pozisyona dönüştürme denemesiydi.
[10] Bildirge, tarihin, Barselona’da ne yazıldığını değil, bunun sonucunda ne inşa edildiğini soracağını söylüyor. Aynı ölçüt bizim için de geçerli. Barselona’da okurla buluşan kitap ve onun etrafında açılan tartışmalar yolculuğunu sürdürürken, bir sonraki kongre 2029’da, Olimpiyat mirası tartışmalarında en çok anılan kentlerden Pekin’de toplanacak. 2008 yılında Olimpiyatlardan hemen sonra Pekin’de, gelecek projeksiyonlarının da yapıldığı bir seminer gerçekleştirmiştik. Yaklaşık yirmi yıl sonra yeniden gideceğimiz kentte bugün hangi noktaya gelindiğini görmeyi umuyoruz. Barselona’da sorulan soruların Pekin’e nasıl taşınacağını ve bizim bunlardan ne kadar yararlanacağımızı ise zaman gösterecek. (
Resim 9)
NOTLAR
[1] UIA, “UIA World Congress of Architects 2026 Barcelona unveils full programme”, (uia-architectes.org). [Erişim:29.09.2026]
[2] Baratto, Romullo, 29 Haziran 2026, ArchDaily, “Architectural Decisions, Planetary Implications: Interview with UIA 2026 Barcelona Curatorial Team”, (www.archdaily.com/1042737/architectural-decisions-planetary-implications-interview-with-uia-2026-barcelona-curatorial-team). [Erişim:29.09.2026]
[3] Bhoot, Mrinmayee, 17 Temmuz 2026, Stir World, “STIR at UIA World Congress: Can Becoming planetary address our uncertain present?” (www.stirworld.com/think-opinions-stir-at-uia-world-congress-can-becoming-planetary-address-our-uncertain-present). [Erişim:29.09.2026]
[4] Bu yazı yayına hazırlanırken UIA tarafından Spor ve Serbest Zaman Mekânları Çalışma Programı'nın yeni kurulan Public Facilities (PF) programı altında faaliyetlerini sürdürmesine karar verildiği tarafımıza bildirildi.
[5] UIA Sports & Leisure Work Programme web sitesi: UIA, “Sports and Leisure”, (www.uia-architectes.org/en/workprogram/sports-leisure_uia/). [Erişim:29.09.2026]
[6] UIA, 13 Temmuz 2026, “Active Spaces: Carrying Legacy into The Future”, (www.uia-architectes.org/en/resource/active-spaces/). [Erişim:29.09.2026]
[7] UIA Barselona Kongresi “Active Spaces – Carrying Legacy into the Future” oturum sayfası: World Congress of Architects - Barcelona - UIA 2026, “Active Spaces – Carrying Legacy into the Future”, (uia2026bcn.org/working-bodies/active-spaces-carrying-legacy-into-the-future/). [Erişim:29.09.2026]
[8] Museu Olímpic i de l’Esport Joan Antoni Samaranch, haber, 6 Temmuz 2026, “Architects from the UIA World Congress of Architects 2026 Barcelona visit the Joan Antoni Samaranch Olympic and Sports Museum”, (www.museuolimpicbcn.cat/en/architects-from-the-uia-world-congress-of-architects-2026-barcelona-visit-the-joan-antoni-samaranch-olympic-and-sports-museum/). [Erişim: 29.09.2026]
[9] Pàmies, Oriol, 25 Ekim, Barcelona Metropolis, “A city for playing sport – and enjoying it as a spectator”, (www.barcelona.cat/metropolis/en/contents/city-playing-sport-and-enjoying-it-spectator). [Erişim:29.09.2026]
[10] Baratto, Romullo, 14 Temmuz 2026, ArchDaily, “Becoming What? Threads from UIA 2026 Barcelona”, (www.archdaily.com/1092505/becoming-what-threads-from-uia-2026-barcelona). [Erişim:29.09.2026]
Bu icerik 29 defa görüntülenmiştir.