“Yeryüzünde her şeyin sürekli dönüşüm halinde olduğunu güçlü imgelerle görselleştiren bu fikir sunumunda, zaman kavramı ve insanın yeryüzü üzerindeki varlığı fenomenoloji referanslarıyla yeniden yorumlanmakta ve deprem sonrasında büyük boyutlu müdahaleler felsefî olarak sorgulanmaktadır. Özgün bir fikir çevresinde, kuramsal açıdan güçlü ve görsel sunumu ile nitelikli bulunan Mert Uslu ve Nilay Özcan Uslu’nun Sessiz Yol – Yeryüzü Üzerine adlı eseri Fikir Sunumu Dalı Ödülü’ne değer görülmüştür.”
Sessiz Yol, yeryüzünü, mekanı ve insanın konumlanışını yeniden düşünmeye çağıran bir mimarlık anlatısıdır. Bu çalışma, mimarlık ile fotoğraf, sinema, edebiyat ve felsefenin ortaklaştığı temel bir zemini işaret eder: "yeri anlamak".
Yapı üretmeden önce, yere ait olanı duyabilmek. Biçim kurmadan önce, topoğrafyayı, zamanı ve sessizliği okumak. Mimarlık çoğu zaman nesne üretimi üzerinden tarif edilir. Oysa her yapı, öncesinde bir yeryüzü durumuna yerleşir. Toprak, iklim, rüzgar, taş, iz, boşluk ve insanın bedensel ölçeği bu yerleşimin asli bileşenleridir. Sessiz Yol, mimarlığı bu ilk durumuna geri çağırır: Tasarımdan önce gelen dikkat haline.
Bu proje aralarında ayrılmaz bağ olan üç bölümden oluşur. Her bölüm, yeryüzünün farklı bir haline odaklanır. Mimarlığı sinema ve yönetmenler üzerinden okumanın sonucunda yeryüzü bir arka plan oluşturmaz. Aktif bir özne olarak ele alınır. Fotoğraflar manzara sunmayıp, bir konumlanış önerir.
Sessiz Yol, mekanı inşa edilen bir hacim olarak okumaz. Mekan, insan ile sonsuzluk arasındaki mesafenin ölçüsüdür. Bu mesafe kimi zaman bir kar örtüsünde, kimi zaman bir taş yüzeyinde, kimi zaman boşlukta görünür hale gelir. Sessizlik, bu görünürlüğün temel koşuludur.